Hürmüz’de kriz derinleşti: İran gemilere el koydu, ticaret durma noktasında

Orta Doğu’da tırmanan savaşın sekizinci haftasında, Hürmüz Boğazı’nda tansiyon kritik eşiğe ulaştı. İran güçlerinin ticari gemilere ateş açması ve en az iki gemiye el koymasının ardından, küresel ticaretin en önemli geçiş noktalarından birinde trafik tamamen durdu.

Perşembe sabahı itibarıyla boğazdaki ticari geçişler kesilirken, İran deniz unsurlarının konteyner gemisi MSC Francesca ve dökme yük gemisi Epaminondas’ı kontrol altına aldığı bildirildi. Epaminondas’ın İran’ın Geşm Adası’na doğru çekildiği gözlenirken, MSC Francesca’dan alınan sinyallerin kesildiği belirtildi.

Bölgede hareket halinde olan tek geminin Yunanistan bağlantılı “LB Energy” olduğu, “Ocean Jewel” adlı tankerin ise saldırıların ardından geçişini iptal ederek beklemeye geçtiği aktarıldı.

ABD ablukası da trafiği kilitledi

ABD’nin 13 Nisan’dan bu yana sürdürdüğü deniz ablukası kapsamında da bölgedeki hareketlilik ciddi şekilde kısıtlandı. ABD yetkilileri, çoğu petrol tankeri olan 31 geminin rotasının zorla değiştirildiğini ve İran limanlarına giriş-çıkışlarının engellendiğini açıkladı.

Umman Körfezi’nde iki İran süper tankerinin durdurularak Çabahar Limanı’na yönlendirildiği belirtilirken, bölgedeki yoğun askeri varlık ticari akışı daha da zorlaştırdı.

Buna karşın nadir bir geçişe izin verildi. İran’a gıda taşıyan Marshall Adaları bayraklı Ascanio adlı geminin boğazı geçerek Umman Körfezi’ne ulaştığı bildirildi. Analistler, bu geçişin sınırlı bir insani koridor ihtimaline işaret edebileceğini değerlendiriyor.

Küresel ekonomi için risk büyüyor

Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti, yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel tedarik zincirlerini de tehdit ediyor. Artan riskler nedeniyle sigorta maliyetleri hızla yükselirken, bazı gemi sahiplerinin Basra Körfezi’nden tamamen çekilmeyi değerlendirdiği ifade ediliyor.

Barış görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve tarafların boğazı stratejik bir koz olarak kullanmayı sürdürmesi, küresel ekonomide resesyon ve arz kesintisi risklerini daha da artırıyor.