Işıl: Piyasaların rotasını Fed, enerji fiyatları ve tahvil faizleri belirleyecek
Küresel piyasalar 27 Temmuz haftasına jeopolitik risklerin geçici olarak hafiflediği ancak enerji arzına yönelik belirsizliklerin devam ettiği bir görünümle girerken, gözler bu hafta başta ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı olmak üzere büyüme, enflasyon ve enerji piyasalarına çevrildi. Doç. Dr. Gökhan Işıl, EKOTÜRK için kaleme aldığı haftalık değerlendirmede, hem küresel hem de yurt içi piyasalar açısından takip edilmesi gereken başlıkları değerlendirdi.
Işıl, ABD ile İran arasındaki askeri faaliyetlerin durmasının kısa vadede küresel risk iştahını desteklediğini ancak Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz’deki deniz ticareti, tanker sigortaları ve enerji altyapısına ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü belirtti. Bu nedenle petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin tek başına normalleşme göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Işıl, navlun maliyetleri, teslimat süreleri ve fiziksel arz güvenliğinin de yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.
Enerji fiyatları Türkiye için kritik önem taşıyor
Yüksek enerji fiyatlarının Türkiye açısından yalnızca cari açık üzerinde değil, aynı zamanda akaryakıt, doğal gaz, ulaştırma ve sigorta maliyetleri üzerinden enflasyon görünümü üzerinde de etkili olduğunu belirten Işıl, haziran ayında enflasyonda görülen yavaşlamanın para politikası açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu ancak enerji fiyatlarındaki hareketlerin temmuz ve ağustos enflasyonuna yansımasının yıl sonu beklentileri üzerinde yukarı yönlü risk oluşturabileceğini ifade etti.
Bu durumun faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine neden olabileceğini belirten Işıl, özellikle uzun vadeli tahvillerde daha yüksek enflasyon primi talep edilmesinin gündeme gelebileceğini değerlendirdi.
Fed kararı ve ABD verileri piyasalara yön verecek
Haftanın küresel ölçekte en önemli gündem maddesinin Fed’in faiz kararı olacağını ifade eden Işıl, politika faizinde değişiklik beklenmese de güçlü ekonomik faaliyet ve enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin daha şahin bir iletişim ihtimalini gündemde tuttuğunu belirtti.
Fed toplantısının ardından açıklanacak ikinci çeyrek büyüme verisi ile kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını ifade eden Işıl, güçlü büyüme ve yüksek çekirdek enflasyonun aynı anda görülmesi halinde dolar ve ABD tahvil faizlerinde yeni bir yükseliş yaşanabileceğini, daha ılımlı verilerin ise küresel faiz baskısını azaltarak gelişmekte olan ülke varlıklarına destek sağlayabileceğini söyledi.
ABD tahvil faizleri yakından izleniyor
ABD tahvil piyasasında toplantı öncesinde satış baskısının sürdüğünü belirten Işıl, uzun vadeli faizlerdeki yükselişin yalnızca para politikası beklentilerini değil, aynı zamanda bütçe açığı, artan tahvil arzı ve vade primi risklerini de yansıttığını ifade etti.
Bu görünümün Türkiye açısından eurobond piyasası, Türk lirası tahvillere yönelik yabancı yatırımcı ilgisi ve bankacılık hisseleri üzerinde etkili olabileceğini kaydeden Işıl, küresel finansman koşullarının önümüzdeki dönemde yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Yurt içinde veri gündemi yoğun
Türkiye’de geçen haftaki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı ve kredi notu değerlendirmelerinin ardından bu hafta güven endeksleri, işgücü piyasası, hizmet üretici fiyat endeksi, dış ticaret ve turizm verilerinin öne çıkacağını belirten Işıl, hizmet maliyetlerinde yeniden hızlanma, dış ticaret açığında genişleme veya rezervlerde zayıflama görülmesi halinde tahvil piyasasında temkinli görünümün korunabileceğini ifade etti.
Enerji fiyatlarının dezenflasyon süreci üzerindeki etkisinin de yakından izlenmesi gerektiğini belirten Işıl, enflasyon görünümünün para politikası beklentileri açısından önemini koruduğunu dile getirdi.
Borsa İstanbul’da sektör ayrışması sürüyor
Borsa İstanbul’da sektörler arasındaki ayrışmanın devam ettiğini ifade eden Işıl, BIST Sınai endeksinin orta-kısa vadeli olumlu görünümünü koruduğunu, BIST 100 endeksinde daha zayıf bir görünüm bulunduğunu, bankacılık endeksinde ise teknik göstergelerin yakından takip edildiğini belirtti.
Sanayi şirketlerinde enerji maliyetleri, Avrupa talebi ve şirketlerin fiyatlama gücünün temel belirleyiciler olmaya devam ettiğini ifade eden Işıl, bankacılık hisselerinde kalıcı bir toparlanma için rezervlerde artış, yabancı sermaye girişleri ve küresel tahvil faizlerinde gevşemenin birlikte görülmesinin önem taşıdığını değerlendirdi.
Tahvil piyasasında gözler getiri eğrisinde
Türkiye tahvil piyasasında getiri eğrisinin ters eğimli görünümünü koruduğunu belirten Işıl, bunun orta vadede piyasanın dezenflasyon ve para politikasında normalleşme beklentisini yansıttığını ifade etti. Bununla birlikte enerji fiyatları, iç borçlanma programı ve dış ticaret görünümünün bu beklentilerin hızını sınırlayabilecek başlıca unsurlar arasında yer aldığını kaydetti.
Işıl, tahvil fiyatları ile faizlerin ters yönde hareket ettiğini hatırlatarak, merkez bankası kararları ve önemli makroekonomik veriler öncesinde uzun vadeli tahvillerde fiyat oynaklığının daha yüksek olabileceğine işaret etti.
Çok sayıda başlık birlikte değerlendirilmeli
Doç. Dr. Gökhan Işıl, haftalık değerlendirmesinde yatırımcıların kararlarını tek bir veri ya da tek bir piyasa göstergesine göre şekillendirmemesi gerektiğini belirterek, jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatları, Fed’in faiz kararı, ABD büyüme ve enflasyon verileri ile Türkiye’de açıklanacak hizmet enflasyonu, rezervler, dış ticaret ve turizm verilerinin birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Böylece küresel ve yurt içi gelişmelerin birlikte okunmasının, piyasalardaki fiyatlamaların daha sağlıklı analiz edilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Çekince: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.
