ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi 19 yılın zirvesinde

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini sabit bırakmasının ardından enflasyonun uzun süre yüksek kalabileceğine yönelik beklentiler, ABD tahvil piyasasında satış baskısını hızlandırdı. Bu gelişmeyle ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi 2007’den bu yana görülen en yüksek seviyeye çıkarken, uzun vadeli faizlerdeki yükseliş küresel piyasalarda yeni risklerin gündeme gelmesine neden oldu.

Fed kararı sonrası tahvil faizleri yükseldi

Fed, son toplantısında politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Karar, 9’a karşı 3 oyla alınırken Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan politika faizinin 25 baz puan artırılmasını destekledi.

Fed Başkanı Kevin Warsh, toplantı sonrası yaptığı açıklamada yüzde 2 enflasyon hedefinden taviz verilmeyeceğini vurgularken, gelecekteki faiz adımlarına ilişkin net yönlendirmede bulunmadı. Warsh, son 42 günde ABD Hazine tahvillerinin tüm vadelerinde nominal ve reel faizlerin belirgin şekilde yükseldiğine dikkat çekti.

Fed’in faizleri sabit bırakmasına rağmen uzun vadeli enflasyon endişelerinin güçlenmesi, ABD tahvil faizlerini son yılların en yüksek seviyelerine taşıdı.

30 yıllık tahvil faizi 19 yılın zirvesini gördü

Fed kararının ardından özellikle uzun vadeli tahvillerde satış baskısı hız kazandı.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi önceki gün 8 baz puan yükselerek yüzde 4,69’a çıktıktan sonra yeni işlem gününde yüzde 4,70 seviyesinde işlem gördü.

30 yıllık ABD tahvil faizi ise yüzde 5,2369 seviyesine ulaşarak Temmuz 2007’den bu yana en yüksek düzeyi test etti. Daha önceki zirve Temmuz 2007’de yüzde 5,2387 olarak kaydedilmişti.

Öte yandan 2 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri arasındaki getiri farkının genişlemesi, yatırımcıların kısa vadede Fed’den sınırlı adımlar beklerken uzun vadede daha yüksek faiz ortamını fiyatlamaya başladığını gösterdi.

Enerji fiyatları ve enflasyon beklentileri etkili oldu

KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin piyasaların enflasyonun Fed’in öngördüğünden daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini yansıttığını belirtti.

Waterer’e göre ABD-İran çatışmasının ardından yükselen petrol fiyatları enflasyon görünümünü bozarken, tahvil piyasası gelecekte daha sıkı para politikasını fiyatlamaya başladı.

Analist, yüksek enerji maliyetleri ile Fed’in temkinli duruşu arasında belirgin bir uyumsuzluk oluştuğunu ifade ederek, tahvil piyasasının merkez bankasının mevcut yönlendirmesinden daha şahin bir görünüm satın aldığını söyledi.

Küresel piyasalar üzerindeki baskı artabilir

Tim Waterer, ABD’de uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin yalnızca Amerikan piyasalarını değil, küresel finansal sistemi de etkileyebileceğini dile getirdi.

Analize göre yükselen tahvil faizleri dünya genelinde borçlanma maliyetlerini artırırken doları destekliyor. Özellikle gelişmekte olan ülke piyasaları ile finansman koşullarına duyarlı büyüme hisseleri üzerinde baskının güçlenebileceği belirtiliyor.

KCM Trade Global, ABD’nin 30 yıllık tahvil faizindeki yükselişin sürmesi halinde küresel hisse senedi piyasalarında baskının artabileceği ve döviz piyasalarında oynaklığın yükselebileceği uyarısında bulundu.