Gümüş mü altın mı? İslam Memiş’ten küçük yatırımcıya önemli uyarılar

Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun yükselmesiyle birlikte altın, gümüş ve bakır fiyatlarında dikkat çekici bir ivme yaşanıyor. Son haftalarda hızlanan yükseliş, yatırımcıların odağını yeniden emtia piyasalarına çevirdi. Finans Analisti İslam Memiş,  yaptığı değerlendirmelerde hem mevcut tabloya hem de önümüzdeki döneme ilişkin çarpıcı uyarılar paylaştı.

Memiş’e göre özellikle ABD merkezli siyasi açıklamalar, Grönland merkezli gelişmeler ve merkez bankalarının para politikaları, değerli metaller üzerinde güçlü bir baskı oluşturuyor. Bu süreçte yalnızca güvenli liman olarak görülen altın değil, aynı zamanda endüstriyel önemi yüksek metaller de sert fiyatlamalara sahne oluyor.

GRAM ALTINDA CUMHURİYET TARİHİNİN ZİRVESİ

Gram altın, Türk lirası bazında bugüne kadar görülmemiş seviyelere ulaştı. İslam Memiş, gram altının 7.060 lira ile tarihi zirveyi gördüğünü, ons altının ise 4.934 dolar seviyesinde fiyatlandığını belirtti. Yılın ilk yarısı için öngörülen seviyelerin çok kısa sürede aşılmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Ons altında 5.000 dolar eşiğinin sanılandan çok daha erken gündeme gelmesi piyasalardaki olağanüstü sürecin net bir göstergesi.
Gram altın tarafında ise daha önce yıl geneline yayılan 8 bin lira beklentisinin haftalar içinde test edilmesi, fiyatlamaların ne denli agresif ilerlediğini ortaya koyuyor.

GÜMÜŞTE YÜKSEK RİSK, YÜKSEK GETİRİ

Gümüş piyasasında da sert hareketler yaşanıyor. Ons gümüş 99 dolar, gram gümüş ise 138 lira seviyelerine yükselirken, son haftalardaki prim oranı yüzde 3’ü aştı. Memiş, gümüşün altına kıyasla daha dalgalı bir yapıya sahip olduğunu ancak doğru zamanda pozisyon alan yatırımcıya daha yüksek kazanç sunduğunu ifade etti.

Son üç haftada gümüşün yaklaşık yüzde 35 değer kazanması, bu metalin neden yakından takip edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Ancak kısa vadede olası düzeltmelere karşı temkinli olunması gerektiği de özellikle vurgulanıyor.

“ALTIN BORÇLANMAYIN” UYARISI

İslam Memiş’in en net mesajlarından biri ise altın borçlanma alışkanlığına yönelik oldu. Altının al-sat aracı değil, uzun vadeli bir birikim enstrümanı olduğunun altını çizen Memiş, yatırımcıların fiyata değil, sahip olunan miktara odaklanması gerektiğini dile getirdi.

Altın borçlanmak, mevcut piyasa koşullarında hem borç alan hem de borç veren için ciddi riskler barındırıyor.
Öngörülemeyen küresel gelişmelerin devreye girmesi halinde 2026–2027 döneminde beş haneli gram altın fiyatlarının sürpriz olmayabileceğini söyledi.

ORTA VE ALT GELİR GRUBU İÇİN GÜMÜŞ VURGUSU

Altın yatırımına hiçbir zaman geç kalınmadığını ifade eden Memiş, fiyatlarda zaman zaman manipülatif hareketlerin görülebileceğini hatırlattı. Orta ve alt gelir grubundaki yatırımcılar için altın yerine gümüşün daha erişilebilir bir alternatif sunduğunu belirterek, emtia çeşitlendirmesinin önemine dikkat çekti.

BAKIR CEPHESİNDE YENİ REKOR SİNYALİ

Davos Zirvesi’nden yansıyan mesajlara da değinen Memiş, özellikle Elon Musk’ın altyapı vurgularının bakırı işaret ettiğini söyledi. Mevcut küresel altyapının dönüşüm ihtiyacının, bakırı önümüzdeki dönemde yeni rekorlara taşıyabileceğini ifade etti.

Kısa vadeli bir düzeltme ihtimaline rağmen, uzun vadede hem altın hem de diğer metallerde yukarı yönlü eğilimin korunacağını belirten Memiş, olağanüstü bir senaryoda gram altında 10 bin lira üzerinin dahi gündeme gelebileceğini kaydetti.