Morgan Stanley: Yükselen tahvil faizleri Fed’in işini yapıyor

Morgan Stanley stratejisti Mike Wilson, yükselen tahvil faizlerinin Fed’in ek faiz artırımı ihtiyacını azaltabileceğini söyledi. Wilson’a göre bu durum, hisse senetlerine destek sağlayabilir.

Morgan Stanley Baş Hisse Senedi Stratejisti Mike Wilson, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizindeki yükselişe dikkat çekti. Getiri, şubat ayından bu yana yaklaşık 120 baz puan arttı. Böylece finansal koşullar belirgin biçimde sıkılaştı.

Wilson’a göre bu sıkılaşma, ekonomiyi yeterince yavaşlatırsa Fed’in ilave faiz artırımına ihtiyacı kalmayabilir. Ayrıca güçlü dolar ve yüksek petrol fiyatları da finansal koşulları zorlaştırıyor.

Bu nedenle çarşamba günü açıklanacak ABD tüketici enflasyonu önem taşıyor. Ilımlı bir veri, uzun vadeli tahvil faizleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Aynı zamanda Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentileri yumuşatabilir.

Yapay zekâ devleri endeksi destekliyor

Morgan Stanley’e göre S&P 500, finansal sıkılaşmanın etkisini tam olarak yansıtmıyor. Çünkü yapay zekâ odaklı büyük şirketler, endeksteki yükselişe öncülük ediyor. Bu şirketlerin güçlü büyümesi, artan sermaye maliyetinin etkisini sınırlıyor.

Buna karşılık ortalama bir hisse, yükselen uzun vadeli faizlerden daha fazla zarar görüyor. Eşit ağırlıklı S&P 500, marttan bu yana standart endeksin yaklaşık 6 puan gerisinde kaldı. Bu fark, yükselişin piyasaya yeterince yayılmadığına işaret ediyor.

Banka bilançoları kritik sinyal verebilir

Wilson, yatırımcılara finans hisselerinin göreceli performansını ve tahvil piyasasındaki oynaklığı izlemelerini önerdi. JPMorgan, Goldman Sachs, Citigroup ve Wells Fargo’nun üçüncü çeyrek sonuçları bu açıdan önem taşıyor. Güçlü bilançolar, satış baskısının hafiflediğine dair sinyal verebilir.

Öte yandan Wilson, yüksek tahvil faizlerinin büyümeyi baskılama riskini kabul ediyor. Ancak mevcut aşamada bu etkinin belirgin olmadığını düşünüyor. Stratejiste göre ekonomik büyüme ve sermaye talebi, faizlerdeki yükselişin önemli bölümünü açıklıyor.

Wilson ayrıca büyümeye ilişkin kaygıların abartılı olabileceğini belirtti. Güçlü bir bilanço sezonunun hisse senetlerindeki görünümü iyileştirebileceğini vurguladı.