Murat Kurum Londra’da 2053 Net Sıfır Emisyon hedefini anlattı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında İngiltere’de Türk gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, deprem bölgesinde iki yıl içinde tamamlanan konut projelerinin uluslararası alanda takdir topladığını belirtti. Yenilenebilir enerji yatırımları, geri dönüşüm hedefleri, döngüsel ekonomi, elektrifikasyon ve Sıfır Atık politikalarına ilişkin 2035 ve 2053 hedeflerini paylaşan Kurum, Türkiye’nin iklim alanındaki uygulamalarını anlattı.
Deprem bölgesi çalışmaları COP31 sürecine güven kazandırdı
Bakan Murat Kurum, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından 11 ilde yürütülen yeniden inşa çalışmalarının uluslararası platformlarda dikkat çektiğini söyledi.
“11 ilde 3 bin 500 ayrı noktada yürütülen çalışmalarla vatandaşlarımızın konutlarını yaklaşık 2 yıl gibi kısa bir sürede teslim ettik. Bu başarı, Türkiye’nin kriz yönetimindeki kararlılığını ortaya koyuyor ve birçok ülke COP31 Başkanlığını başarıyla yürüteceğimize inanıyor.”
Kurum, afet sonrası şehirlerin yeniden inşasının COP31’in “Dirençli Şehirler” başlığında önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.
Yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanacak
Enerji dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, Türkiye’nin temiz enerji yatırımlarını artırmaya devam edeceğini belirtti.
Bugün elektrik kurulu gücünün yaklaşık yüzde 62’sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğunu kaydeden Kurum, hidroelektrik, rüzgar ve güneş enerjisinin yanı sıra nükleer enerji yatırımlarının da sürdüğünü söyledi.
2035 yılına yönelik yeni enerji hedeflerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanacağını aktaran Kurum, depolama sistemleri, iletim hatları ve elektrik altyapısına yönelik yatırımların hızlanacağını ifade etti.
Tam bağımsız enerji hedefi doğrultusunda elektrikli araçların yaygınlaşmasının da stratejik önem taşıdığına işaret etti.
ABD’nin yaklaşımı iklim dönüşümünü durdurmayacak
ABD’nin küresel iklim politikalarındaki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, dönüşümün yalnızca hükümetlerin değil, özel sektörün ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
Amerikan Ticaret Odası başta olmak üzere birçok özel sektör kuruluşunun COP31 Başkanlığına destek verdiğini belirten Kurum, küresel ekonominin düşük karbonlu üretime yöneldiğini ve bu dönüşümün kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
Kurum, hükümetlerin politikalarının zaman içinde değişebileceğini ancak üretim ve yatırım dünyasının dönüşüm sürecini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
Geri dönüşüm oranı yüzde 80’e çıkarılacak
Türkiye’nin geri dönüşüm hedeflerine ilişkin bilgi veren Kurum, mevcut geri dönüşüm oranının yüzde 37 seviyesinde bulunduğunu söyledi.
“2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda geri dönüşüm oranını yüzde 80’e çıkarmayı amaçlıyoruz. 1 Temmuz itibarıyla başlayacak depozito yönetim sistemi de bu sürece önemli katkı sağlayacak.”
Türkiye’nin yurt dışından çöp ithal etmediğini vurgulayan Kurum, sadece üretimde kullanılan geri dönüştürülebilir ham maddelerin ithal edildiğini ifade etti.
Kağıt ve belirli plastik türlerinin sanayide ham madde olarak değerlendirildiğini belirten Kurum, yerli geri dönüşüm kapasitesinin artırılmasıyla dışa bağımlılığın da azaltılacağını söyledi.
COP31 eylem gündemi 10 ana başlıkta şekillendi
Kurum, COP31 kapsamında hazırlanan eylem gündeminin 10 temel öncelik üzerine oluşturulduğunu açıkladı.
Bu başlıklar;
Sıfır Atık
Temiz enerji dönüşümü
Elektrifikasyon
Gıda güvenliği
İklim uygulama köprüsü
Okyanuslar ve denizler
İklim dirençli şehirler
Gençlik ve eğitim
Dayanıklı sağlık sistemleri
Rio sözleşmeleriyle uyum ve yeşil sanayileşme
olarak sıralandı.
Sıfır Atık politikası kapsamında atık miktarının yüzde 50 azaltılmasının hedeflendiğini belirten Kurum, döngüsel ekonominin tüm üretim alanlarına yayılacağını söyledi.
Döngüsel ekonomi üretimin merkezine yerleşecek
Bakan Kurum, üretimde geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının artırılacağını açıkladı.
2035 yılına kadar tekstil sektöründe kullanılan ürünlerin en az yüzde 15’inin geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilmesinin hedeflendiğini belirten Kurum, benzer uygulamaların farklı sektörlerde de yaygınlaştırılacağını ifade etti.
Bu yaklaşımın hem doğal kaynak kullanımını azaltacağını hem de sürdürülebilir üretim modelini güçlendireceğini dile getirdi.
Dirençli şehirler için yeni yatırımlar yapılacak
Kurum, şehirlerin iklim değişikliğine uyum kapasitesini artıracak yatırımların sürdüğünü söyledi.
Enerji verimli binalar, sıfır enerjili yapılar, raylı sistemlerin yaygınlaştırılması, mikromobilite çözümleri ve su geri kazanım projelerinin öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirtti.
Atık suyun yeniden kullanımını zorunlu hale getiren uygulamaların devam ettiğini kaydeden Kurum, şehir peyzajlarının da iklim koşullarına uygun şekilde planlandığını ifade etti.
2035 yılı itibarıyla elektrifikasyon oranının yüzde 35 seviyesine çıkarılması hedeflenirken, bu dönüşüm için yeni iletim hatları, depolama tesisleri ve elektrik şebekesi yatırımlarının hayata geçirileceği bildirildi.
Tek kullanımlık plastiklerde yeni dönem başlıyor
Bakan Kurum, tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımını azaltacak yeni düzenlemelerin eylül ayında yayımlanacağını açıkladı.
Plastik çatal, bıçak, tabak ve yemek kaplarının geri dönüştürülebilir ya da doğada çözünebilen ahşap ve kağıt bazlı alternatiflerle değiştirilmesinin teşvik edileceğini belirtti.
Bu adımın Sıfır Atık politikalarının önemli bir parçası olacağını vurguladı.
COP31 uygulama odaklı olacak
Kurum, geçmiş COP toplantılarında çok sayıda karar alındığını ancak başarının uygulamayla mümkün olduğunu söyledi.
Bugüne kadar gerçekleştirilen zirvelerde 80’in üzerinde karar alındığını hatırlatan Kurum, emisyon azaltımının yalnızca somut uygulamalar sayesinde gerçekleşebileceğini ifade etti.
COP31 Başkanlığında söylem yerine uygulamaya öncelik vereceklerini belirten Kurum, sürecin aksiyon, uzlaşı ve diyalog temelinde yürütüleceğini kaydetti.
