Savaşın yükü artıyor: Dünya ekonomisi enflasyon kıskacında

İran savaşının başlamasının üzerinden iki ay geçerken, küresel ekonomideki sarsıntının etkileri giderek daha görünür hale geliyor. Sadece Ortadoğu değil, gelişmekte olan ekonomilerden Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada enflasyon baskıları artıyor, kamu maliyesi zorlanıyor ve ticaret akışları ciddi şekilde sekteye uğruyor.

KÜRESEL EKONOMİDE DALGA ETKİSİ BÜYÜYOR

Savaşın tetiklediği enerji şoku, küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kısıtlamalarla birlikte daha da derinleşti. Özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkeler, artan maliyetler nedeniyle ekonomik dengelerini yeniden kurmak zorunda kalıyor.

Uluslararası veriler, gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin büyüme görünümünün aşağı yönlü revize edildiğini ortaya koyuyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), bu ülkeler için büyüme tahminini yüzde 4,2’den yüzde 3,9’a çekti.

“KÜRESEL EKONOMİYİ SARSACAK ASIL ETKİ HENÜZ TAM ANLAMIYLA HİSSEDİLMEDİ.”

ORTADOĞU EKONOMİLERİNDE TARİHİ DARBE

Savaşın en sert etkisi, coğrafi olarak çatışmaya yakın ülkelerde hissediliyor. Katar, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına bağlı olarak ihracatında yüzde 90’ı aşan düşüş yaşarken, mart ayında tarihindeki ilk dış ticaret açığını verdi.

İthalatın da yarı yarıya gerilediği ülkede, enerji altyapısındaki hasarın etkisiyle ekonomik daralmanın derinleşmesi bekleniyor. JPMorgan analistleri, Katar ekonomisinin bu yıl yüzde 9 küçülebileceğini öngörüyor.

ENERJİ FİYATLARI VE ENFLASYON KISKACI

Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, dünya genelinde enflasyonu yeniden yukarı çekti. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirme alanını daraltırken, birçok ülkeyi yeniden sıkı para politikasına yöneltti.

Filipinler’in faiz artırımı kararı bu sürecin ilk adımlarından biri olurken, Türkiye, Hindistan, Polonya ve Güney Afrika gibi ülkelerde de daha şahin politikaların sinyali veriliyor.

“ENERJİ ŞOKU ENFLASYONU KÖRÜKLERKEN MERKEZ BANKALARINI FAİZ ARTIRIMINA ZORLUYOR.”

ENERJİ ÜRETİCİLERİ KAZANÇLI ÇIKTI

Krizin bir diğer yüzünde ise yüksek petrol fiyatlarından fayda sağlayan ülkeler yer alıyor. Brezilya ve Kazakistan gibi emtia ihracatçısı ekonomilerde para birimleri yıl başından bu yana yüzde 9’dan fazla değer kazandı.

Aynı zamanda teknoloji ağırlıklı borsalara sahip Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerde hisse senedi piyasaları da yükseliş trendini sürdürdü.

KAMU MALİYESİNDE ALARM: SÜBVANSİYON YÜKÜ ARTIYOR

Enerji fiyatlarındaki artış, hükümetleri vatandaşları korumak adına daha fazla sübvansiyon harcamasına itiyor. IMF verilerine göre küresel fosil yakıt sübvansiyonları 2024 yılında 725 milyar dolara ulaştı.

Bu yükün büyük kısmı Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkeleri tarafından karşılanırken, mevcut krizle birlikte kamu maliyesi üzerindeki baskının daha da artması bekleniyor.

“ENERJİ SÜBVANSİYONLARI DEVLETLERİN MALİ DENGESİNİ BOZAN EN BÜYÜK RİSKLERDEN BİRİ HALİNE GELİYOR.”

KIRILGAN EKONOMİLER YENİDEN TEHDİT ALTINDA

Ekonomik yapısı zaten zayıf olan ülkeler için tablo daha da ağır. Mısır’da artan gıda ve yakıt fiyatları halkın alım gücünü düşürürken, turizm gelirlerinde düşüş riski büyüyor.

Sri Lanka, 2022’de yaşadığı temerrüdün ardından yeniden sübvansiyonlara yönelmek zorunda kaldı. Pakistan ise sınırlı döviz rezervleriyle ithalatını finanse etmekte zorlanıyor.

AFRİKA’DA KRİZ DERİNLEŞİYOR

Sahra Altı Afrika ülkeleri, petrol ithalatına bağımlılık ve zayıf kamu maliyesi nedeniyle krizden en sert etkilenen bölgeler arasında yer alıyor. Petrol fiyatlarının yüksek kalması, bu ülkelerde bütçe açıklarını hızla büyütüyor.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, yaşanan gelişmeleri “negatif arz şoku” olarak tanımlarken, geniş çaplı sübvansiyonların krizi daha da derinleştirebileceği uyarısında bulundu.

Fonun, krizin etkilerini hafifletmek için 20 ila 50 milyar dolar arasında ek finansman sağlamak zorunda kalabileceği ifade ediliyor.