Sektörler

Marsh Türkiye/Serpil: Risk değerlendirmeleri somut adımlara dönüşmeli

Marsh Türkiye/Serpil: Risk değerlendirmeleri somut adımlara dönüşmeli

Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil, iklim risklerine yönelik değerlendirmelerin bütçeyle desteklenen, ölçülebilir stratejilere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. 

Marsh, dünya genelinde 120’den fazla kamu ve özel sektör kuruluşunun katılımıyla hazırladığı 2026 İklim Değişikliğine Adaptasyon Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırma, kuruluşların iklim risklerini daha kapsamlı değerlendirmeye başladığını ancak bu çalışmaları somut planlara ve sigorta süreçlerine yansıtmakta zorlandığını ortaya koydu.

Serpil: Bir sonraki aşama ölçülebilir stratejiler

Araştırmayı değerlendiren Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil, kurumların iş sürekliliği, sermaye planlaması, operasyonel kararlar ve sigorta stratejilerini iklim risklerini dikkate alarak şekillendirmesi gerektiğini belirtti.

Kuruluşların kendi varlıklarının yanı sıra faaliyetlerini sürdürmek için bağımlı oldukları sistemlere yönelik riskleri değerlendirmede de ilerleme kaydettiğini ifade eden Serpil, bir sonraki aşamanın bu değerlendirmeleri bütçeyle desteklenen, ölçülebilir stratejilere dönüştürmek olduğunu vurguladı.

Serpil, dayanıklılık yatırımlarının sigorta süreçlerine sağlayacağı katkının somut verilerle ortaya konulması gerektiğine dikkat çekti. Son haftalarda yaşanan sel felaketlerini de örnek gösteren Serpil, iklim risklerinin Türkiye için de hayatın bir parçası olduğunu belirtti.

Sel baskınları en yaygın iklim tehlikesi

Araştırmaya katılan kuruluşların yüzde 43’ü son üç yılda aşırı hava olayları nedeniyle kayıp veya operasyonel aksaklık yaşadığını, yüzde 60’ı ise birden fazla iklim tehlikesinden etkilendiğini bildirdi.

Sel baskınları yüzde 62 ile en yaygın iklim tehlikesi olmayı sürdürürken, ısı stresi yüzde 36 ile ikinci sıraya yükseldi. Isı stresini yüzde 34 ile su stresi ve yüzde 25 ile tropikal fırtınalar izledi.

Dayanıklılık yatırımları sigorta görüşmelerine sınırlı yansıyor

Kuruluşların yüzde 54’ü iş sürekliliği planlamasını geliştirdiğini, yüzde 40’ı ise sel baskınlarına karşı koruma gibi varlık mühendisliği çözümlerine yatırım yaptığını belirtti. Buna karşılık, alınan adaptasyon önlemlerinin sigorta görüşmelerinde dikkate alındığını ifade edenlerin oranı yüzde 26’da kaldı.

Katılımcıların yüzde 62’si, önümüzdeki beş yıl içinde varlıkları için sigorta temininde güçlük yaşama veya sigorta maliyetlerinde artışla karşılaşma endişesi taşıyor.

Resmi adaptasyon planı olanların oranı yüzde 26

Risk değerlendirmesi yapan kuruluşların yüzde 87’si birden fazla risk türünü birlikte ele alıyor. Nitel ve nicel yöntemleri bir arada kullananların oranı ise 2025 araştırmasındaki yüzde 52 seviyesinden yüzde 77’ye yükseldi.

Kuruluşların değerlendirmelerinde kritik altyapı ve tedarikçi riskleri de daha fazla yer bulmaya başladı. Kritik altyapılar, değerlendirme başlıkları arasında beşinci sıradan üçüncü sıraya, tedarikçiler ise altıncı sıradan beşinci sıraya çıktı.

Araştırmaya göre kuruluşların yüzde 78’i adaptasyon stratejileri üzerinde çalışıyor veya bu stratejileri değerlendiriyor. Ancak resmi bir adaptasyon planına sahip olanların oranı yüzde 26’da kalırken, yüzde 22’sinin henüz bilinen bir adaptasyon planı bulunmuyor.

Marsh’tan kuruluşlara beş öncelik

Marsh, iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı artırmak için ani ve kronik iklim tehlikelerinin birleşik etkilerinin modellenmesini, varlık ve sistem düzeyindeki kırılganlıklarla bağımlılıkların değerlendirilmesini ve ölçülebilir adaptasyon planlarının oluşturulmasını öneriyor.

Dayanıklılık yatırımlarının sigortacılar ve sermaye sağlayıcılarla paylaşılabilecek şekilde belgelenmesi de öneriler arasında yer alıyor. Şirket ayrıca kuruluşların kendi sınırlarını aşan riskleri yönetebilmesi için kamu kurumları, altyapı sağlayıcıları, yerel topluluklar ve sektör paydaşlarıyla iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar