Hürmüz Boğazı’nda kriz büyüyor: Petrolün ardından kritik hammaddeler de risk altında

Hürmüz Boğazı’nda yeniden yükselen jeopolitik gerilim yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarını değil, küresel emtia tedarik zincirinin birçok kritik halkasını da baskı altına alıyor. Dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli aksaklıklar; gübre, kükürt, alüminyum ürünleri ve yarı iletken üretiminde kullanılan helyum gibi stratejik hammaddelerin arzını da doğrudan etkileyebilir.

Orta Doğu, OPEC ülkelerinin enerji üretiminin yanı sıra tarım, otomotiv, savunma, inşaat ve teknoloji sektörleri için kritik öneme sahip çok sayıda hammaddenin de en büyük üretim merkezleri arasında yer alıyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak yeni bir lojistik krizi, küresel enflasyon baskısını enerji fiyatlarının çok ötesine taşıyabilecek riskler barındırıyor.

Hürmüz Boğazı gübre tedarikini zorluyor

Basra Körfezi; Katar Fertiliser Company, Fertiglobe ve Saudi Basic Industries Corporation (SABIC) gibi dünyanın önde gelen gübre üreticilerine ev sahipliği yapıyor. Bu şirketlerin ihracatında Hürmüz Boğazı kritik geçiş noktası konumunda bulunuyor.

Gübre, küresel gıda üretiminin temel girdileri arasında yer alırken, bölgede yaşanabilecek sevkiyat sorunları özellikle büyük tarım ülkelerini doğrudan etkileyebilir. Daha önce yaşanan bölgesel kriz sırasında dünyanın en büyük üre ithalatçısı olan Hindistan, savaş öncesine göre yaklaşık iki kat daha yüksek fiyatlarla ürün tedarik etmek zorunda kalmıştı.

Bu kez tarımsal üretim sezonunun Güney Yarımküre’ye kayması nedeniyle özellikle Brezilya’nın risk altında olduğu belirtiliyor. Gübre arzında yaşanabilecek aksaklıkların tarımsal verimi azaltması, küresel tahıl üretimini düşürmesi ve gıda fiyatlarını yukarı çekmesi bekleniyor.

Enerji altyapısına yönelik riskler amonyak ve üre üretimini de tehdit ediyor. Bölgedeki gemi sahiplerinin güvenlik endişeleri nedeniyle Hürmüz rotasını kullanmaktan kaçınması yalnızca ihracatı değil üretim süreçlerini de zorlaştırıyor.

New Orleans’ta küresel referans kabul edilen üre fiyatları, 10 Temmuz itibarıyla son 7 günde yüzde 6,2 yükselerek son üç ayın en sert haftalık artışını kaydetti.

Kükürt arzındaki sıkıntı büyüyor

Orta Doğu’daki petrol ve doğal gaz üreticileri aynı zamanda dünyanın önemli kükürt tedarikçileri arasında bulunuyor. Kükürt, fosfatlı gübre üretiminin temel hammaddelerinden biri olması nedeniyle tarım sektöründe kritik önem taşıyor.

Arz sıkıntıları nedeniyle Brezilya, ABD ve Fas’taki bazı tesislerde üretim azaltılırken yükselen fiyatlar gübre üreticileri ile madencilik sektörünü aynı hammadde için rekabete zorluyor.

Kükürt ve sülfürik asit, bakır ve nikel üretiminde de yoğun şekilde kullanılıyor. Sektör temsilcileri piyasada ödeme yapabilen alıcılar için halen ürün bulunduğunu ancak fiyat artışlarının üretim maliyetlerini ciddi biçimde yükselttiğini belirtiyor.

Tarım sektörünün ise bu maliyet baskısını karşılamakta daha fazla zorlandığı ifade edilirken, Hürmüz Boğazı’nda yeni kesintilerin gübre piyasasında arzı daha da daraltabileceği ve fiyatları yeniden yukarı taşıyabileceği değerlendiriliyor.

Son haftalarda Hindistan’a ulaşan bazı Orta Doğu sevkiyatlarının piyasayı bir miktar rahatlattığı belirtilse de geçen haftadan itibaren Hürmüz geçişlerinin yeniden durma noktasına geldiği bildiriliyor.

Alüminyum ürünlerinde maliyet baskısı artıyor

Orta Doğu, dünya alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştiriyor. Bölge özellikle otomotiv, havacılık ve inşaat sektörlerinde kullanılan yüksek katma değerli alüminyum ürünlerinin en önemli üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Emtia kalitesindeki alüminyum arzı alternatif lojistik çözümleri ve Çin ile Endonezya’dan artan ihracat sayesinde kısmen dengelenirken, alüminyum billet gibi işlenmiş ürünlerde arz baskısı sürüyor.

Savaşın başlamasıyla birlikte üreticilerin ödediği ek primler hızla yükselmiş, haziran ayında sağlanan geçici ateşkesin ardından kısmen gerilemişti. Ancak Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde alternatif limanlar kullanılsa bile artan nakliye maliyetleri ve teslimat gecikmelerinin fiyatları yüksek tutması bekleniyor.

Helyum arzı çip sektörünü etkiliyor

Katar’daki Ras Laffan sanayi kompleksi, Orta Doğu’daki gerilim başlamadan önce küresel helyum üretiminin yaklaşık üçte birini karşılıyordu. Doğal gaz üretiminin yan ürünü olarak elde edilen helyum; MR cihazlarından otomobil hava yastıklarına kadar birçok alanda kullanılıyor.

Ancak en kritik kullanım alanı yarı iletken üretimi olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ uygulamalarında kullanılan gelişmiş çiplerin üretiminde silikon plakaların soğutulması için helyum vazgeçilmez hammaddeler arasında yer alıyor.

Sektör tahminlerine göre spot helyum fiyatları mart ayından bu yana en az iki katına çıkarken, küresel piyasada belirgin arz sıkıntısı yaşanıyor.

Çin’in geçen hafta helyum ihracatına yeni kısıtlamalar getirmesi ve Rusya üretiminin Ukrayna saldırılarından etkilenmesi de küresel arzı daha da daraltıyor.

Uzmanlar mevcut stokların kısa vadede piyasayı desteklediğini ancak İran kaynaklı gerilimin uzaması halinde mevcut rezervlerin tükenmesiyle birlikte yarı iletken sektöründe çok daha ciddi arz sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirtiyor.