Kur Korumalı Mevduat (KKM) Sistemi: Nereden nereye?
Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması, Aralık 2021’de dövizdeki sert dalgalanmalara karşı bir çözüm aracı olarak devreye alındı. TL’nin değerini koruma hedefiyle başlatılan bu sistem, faiz ve döviz kuru artışı kıyaslaması yapılarak yatırımcıya yüksek olan getiri üzerinden ödeme yapılmasını öngörüyordu.
BAŞLANGIÇTA 459 MİLYAR DOLAR DÜZEYİNDEYDİ
Sistemin ilk uygulamaya geçtiği dönemde toplam büyüklük 459 milyar 230 milyon dolar seviyesindeydi. Ancak kurdaki oynaklık beklenenin aksine azalmadı. Aralık 2021’de 18 TL seviyesindeki dolar kuru, kısa süreliğine 12 TL’ye inse de yükseliş trendi devam etti.
KKM YÜKÜ HAZİNE VE MB ÜZERİNDEN ARTTI
KKM kapsamındaki ödemeler, kur artışının faiz getirilerini aşması durumunda Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılandı. Bu durum, mali yükün hızla artmasına yol açtı.
EKONOMİ YÖNETİMİNDE DEĞİŞİM DÖNÜM NOKTASI OLDU
2023 seçimleri sonrası ekonomi yönetiminin başına geçen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sistemden çıkışı öncelikli hedef olarak belirledi. TL’yi teşvik eden adımlarla birlikte KKM’nin cazibesi giderek azaldı. Faiz artırımları ve sadeleştirme politikaları etkisini gösterdi.
KKM ZİRVESİNİ 2023 AĞUSTOS’TA GÖRDÜ
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre KKM hesapları, 18 Ağustos 2023’te 3 trilyon 407 milyar TL ile tarihi zirvesine ulaştı. Bu noktadan itibaren başlayan düşüş süreciyle yıl sonunda KKM, 2 trilyon 626 milyar TL seviyesine indi.
2025’TE 500 MİLYAR TL’NİN ALTINA İNDİ
Yıla 1 trilyon 108 milyar TL ile başlayan KKM hesapları, alınan sıkılaştırıcı tedbirlerin etkisiyle 25 Temmuz 2025 itibarıyla 489,2 milyar TL’ye kadar geriledi.
Sistemden çıkış hızlanırken, TL’ye dönüşün ivme kazandığı bir tablo ortaya çıktı. Ekonomi yönetimi, bu sürecin kontrollü ve piyasaları sarsmadan devam edeceğini vurguluyor.
KUR KORUMALI MEVDUAT (KKM) SİSTEMİ: NEREDEN NEREYE?
NASIL BAŞLADI?
Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması, Aralık 2021’de dövizdeki sert dalgalanmaları frenlemek ve TL’ye olan güveni artırmak amacıyla devreye alındı.
Amaç; Türk Lirası mevduatını cazip hale getirerek döviz talebini azaltmak ve bireylerin tasarruflarını TL’de tutmalarını sağlamaktı.
Sistem şu şekilde çalışıyordu:
-
TL vadeli mevduat açılıyor,
-
Vade sonunda faiz ile döviz kuru değişimi kıyaslanıyor,
-
Hangisi yüksekse, o oranda getiri ödeniyordu.
-
Kur farkı ödemesi, Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanıyordu.
KUR ARTARSA HAZİNE ÖDÜYORDU
Döviz kuru faizden daha çok artarsa fark Hazine’den karşılandı. Bu nedenle kurdaki sert yükselişler, KKM sistemiyle kamunun mali yükünü artırdı.
Sistem, kısa vadede döviz kurunu frenlese de uzun vadede bütçeye baskı oluşturdu.
-
2023 yılı Ağustos ayında KKM hesap büyüklüğü 3,4 trilyon TL ile zirveye ulaştı.
-
Ardından, yeni ekonomi yönetiminin “TL’ye dönüş” stratejisiyle sistemden çıkış başladı.
-
2025 Temmuz sonu itibarıyla KKM toplam büyüklüğü 489,2 milyar TL’ye kadar geriledi.
-
Yeni açılan hesap sayısı düşerken, TL mevduatlarının toplam içindeki payı artış gösteriyor.
