Lagarde: Avrupa’nın savaş sonrası büyüme modeli aşınıyor
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Avrupa’nın savaş sonrası büyüme modelini destekleyen küresel ticaret, imalat ve kurallara dayalı küresel düzenin zayıfladığını belirterek, eski büyüme modelinin geçmişteki haliyle geri dönmesinin olası olmadığını söyledi.
Lagarde, Dünya Ekonomik Forumu Uluslararası İş Konseyi’nin Cenevre’deki panelinde yaptığı konuşmada, Avrupa’nın uzun vadeli büyümesini desteklemek için iç pazarın ölçeğinden daha fazla yararlanması gerektiğini vurguladı.
Lagarde’a göre Avrupa’nın savaş sonrası büyüme modeli birbirini destekleyen üç temel sütuna dayanıyordu: genişleyen küresel ticaret, görece ucuz enerjiyle desteklenen orta teknoloji imalatındaki güç ve ABD’nin güvenlik şemsiyesiyle desteklenen istikrarlı, kurallara dayalı küresel düzen.
Ticaret kısıtlamaları artıyor
Avrupa’nın dünyanın ticarete en açık ekonomilerinden biri haline geldiğini ve küreselleşmeden önemli ölçüde yararlandığını belirten Lagarde, küresel ticaretin sürekli genişlemesinin artık garanti olarak görülemeyeceğini söyledi.
Lagarde, yalnızca geçen yıl dünya genelinde 2 bin 500’den fazla ticaret kısıtlamasının uygulamaya konulduğuna dikkat çekti.
Avrupa’nın imalat alanındaki avantajının da aşındığını belirten Lagarde, Çin’in değer zincirinde yukarı doğru ilerlediğini kaydetti. Çin’in euro bölgesinin karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu sektörlerin yaklaşık yüzde 40’ında doğrudan rakip haline geldiğini belirten Lagarde, bu oranın 2000’li yılların başında yaklaşık yüzde 25 olduğunu ifade etti.
Enerji maliyetlerinde fark açıldı
Avrupa sanayisinin geçmişte yararlandığı Rus gazı dahil ucuz enerji döneminin de sona erdiğine işaret eden Lagarde, Avrupa Birliği’nde enerji yoğun sektörlerin elektrik fiyatlarının geçen yıl ABD’deki seviyelerin ortalama iki katından fazla olduğunu söyledi.
Lagarde, Avrupa’daki elektrik fiyatlarının Çin’den ise yaklaşık yüzde 50 daha yüksek olduğunu belirtti.
Jeopolitik gerilimlerin kritik ekonomik bağımlılıkları daha görünür hale getirdiğini kaydeden Lagarde, ekonomik bağımlılıkların bir araç olarak kullanılabildiği veya caydırıcılığın zayıfladığı algısının oluştuğu dönemlerde dayanıklılık kaygılarının şirketlerin yatırım kararlarına doğrudan yansıdığını ifade etti.
İç talep büyümenin ana kaynağı
Lagarde, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu zorluklara karşın önemli avantajlarını koruduğunu belirtti. AB’nin 27 üye ülke ve 450 milyon tüketiciden oluşan entegre pazarının gelişmiş ekonomiler arasındaki en büyük pazar olduğuna dikkat çekti.
Euro Bölgesi ekonomisinin geçen yıl yüzde 1,5 büyüdüğünü ve büyümenin tamamen iç talepten kaynaklandığını belirten Lagarde, 2026’nın ikinci çeyreğinde kaydedilen yüzde 0,4’lük çeyreklik büyümeye de iç talebin pozitif katkı sağladığını söyledi.
Lagarde, iç talebin bu yıl da Euro Bölgesi büyümesinin temel kaynağı olmasının beklendiğini ifade etti.
“Yapay zekâda aynı hata tekrarlanmamalı”
Lagarde, Avrupa’nın ilk dijital devrimin sağladığı ticari kazanımlardan yeterince yararlanamadığını belirterek, yapay zekâda aynı durumun tekrarlanmaması gerektiği mesajını verdi.
Euro Bölgesi şirketlerinin bu yıl toplam yatırımlarının ortalama yaklaşık yüzde 9’unu yapay zekâya ayırmayı planladığını aktaran Lagarde, asıl sorunun bu yatırımların Avrupa genelinde yayılmasını ve ölçek kazanmasını sağlayacak koşulların oluşturulması olduğunu söyledi.
Lagarde’a göre bunun önündeki iki temel engel, Avrupa Tek Pazarı’ndaki parçalanma ve sermaye piyasalarındaki bölünmüş yapı.
Avrupalı şirketler büyürken finansman açığıyla karşılaşıyor
Lagarde, Avrupa’daki yenilikçi şirketlerin erken aşamadaki büyümelerini finanse edebildiğini ancak şirketler ölçek kazandıkça ABD ile finansman farkının açıldığını söyledi.
Avrupa Yatırım Bankası verilerine işaret eden Lagarde, AB ve San Francisco merkezli ölçeklenme aşamasındaki şirketlerin ilk beş yıllarında benzer miktarlarda finansman sağladığını, ancak onuncu yılda AB şirketlerinin yaklaşık yüzde 50 daha az kaynak toplamış olduğunu belirtti.
AB’deki ölçeklenme aşamasındaki şirketlerin yaklaşık yüzde 12’sinin birlik dışına taşındığını ve en fazla tercih edilen ülkenin ABD olduğunu kaydetti.
Sermaye piyasalarında entegrasyon çağrısı
Lagarde, Avrupa’nın uzun vadeli büyümesini güçlendirmek için Tek Pazar’daki engellerin kaldırılması ve sermaye piyasalarının daha fazla bütünleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
AB genelinde şirketlerin tek bir kurallar bütünü altında kurulup faaliyet göstermesine imkân sağlayacak “EU Inc.” önerisine değinen Lagarde, hedefin genç şirketlerin Avrupa’da kurulup yine Avrupa ölçeğinde büyüyebilmesi olduğunu söyledi.
Lagarde, Avrupa’nın büyüme için gerekli birçok unsura halihazırda sahip olduğunu belirterek, Avrupa’nın büyüklüğünün gerçek bir ekonomik ölçeğe dönüştürülmesinin yenilikçi şirketlerin bölgede büyümesine, yeni teknolojilerin daha hızlı yayılmasına ve verimliliğin artmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
