Borsa İstanbul'da kritik seviyeler ve risk yönetimi

Fon krizinin yarattığı aşağı yönlü baskı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) beklentiler doğrultusunda gerçekleştirdiği 100 baz puanlık faiz indirimine rağmen sürdü.
Yurt içinde yaşanan gerginlikler ve güven kaybından kaynaklanan baskıya, Orta Doğu'daki savaşın devam etmesiyle Brent petrolün yeniden 110 dolar seviyelerine yükselmesi de eklendi.
Küresel tarafta ise Nasdaq'ta yapay zekâ yatırımlarının finansmanına ilişkin endişeler ve ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni tehditleri, risk iştahını olumsuz etkileyen gelişmeler olarak öne çıktı.
Meclisten geçen fon düzenlemelerinin ardından ödemelerin önümüzdeki günlerde başlaması, en azından 1 milyon TL'nin altında yatırımı bulunan yatırımcıları rahatlatabilir. Ancak genel olarak oluşan güven kaybı, bilanço beklentilerinin kısa vadede etkisiz kalmasına neden olabilir.
Bu hafta gözler ABD'den gelecek verilere çevrilecek
Bu hafta salı günü Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) toplantısı başlayacak. Aynı gün ABD'de eylül ayı dayanıklı mal siparişleri ve ekim ayı tüketici güven endeksi verilerini takip edeceğiz.
Çarşamba günü ise Fed'in faiz kararı açıklanacak. Bunun yanında ABD üçüncü çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) öncü tahmini, eylül ayı kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu, kişisel gelir ve harcamalar ile haftalık işsizlik başvuruları sonuçlarını alacağız.
Dolayısıyla oldukça önemli bir veri akışı bizi bekliyor. Bu hafta gözler biraz da yurt dışındaki gelişmelerde olacak.
BIST 100'de teknik görünüm: Kritik destek ve dirençler
Cuma günü gelen tepki, teknik açıdan önemli bir bölgeden başladı. 10.600-10.700 puan aralığı, düşüşün aynı zayıflıkla sürmesi ya da sınırlı da olsa bir tepki hareketinin başlaması açısından bu hafta kritik olacak.
Bu destek bölgesini koruyabilirsek 11.850-12.150 puan aralığına doğru oldukça kontrollü bir yukarı yönlü tepki hareketinin devam etmesi mümkün görünüyor.
Ancak 12.150 puanın üzerinde kapanışlar görmeden temkinli duruşumuzu değiştirmeyeceğiz. Endeksteki düşüş, teknik ve temel açıdan oldukça makul seviyelere ulaşmış olsa da henüz dip onayı oluşmadı. Bu nedenle risk yönetimini ön planda tutmaya devam edeceğiz.
Endeksin teknik açıdan belirgin şekilde rahatlaması için 12.150 puanın üzerinde kapanışlar görmemiz gerekiyor. Bu gerçekleşmediği sürece 10.600-10.100 puan bölgesine yönelik risklerin ortadan kalktığını söyleyemeyiz.
Öte yandan 12.150 puanın üzerinde kapanışlar gelirse makul bir seviyeye zarar-kes (stop-loss) noktası yerleştirerek 13.100-13.600 puan bölgesine doğru yukarı yönlü risk iştahının artmasını bekleyebiliriz.
Bankacılık endeksinde dirençlerin aşılması önemli
Bankacılık endeksinin cuma günü, son üç-dört ayda birkaç kez test ettiği 610 günlük hareketli ortalamasına yeniden geldiğini gördük. Endeks, işlem gününün son saatlerinde bu bölgeden tepki aldı.
Bu çerçevede 14.500-14.200 puan bölgesinin üzerinde gelen tepkiyi önemli buluyoruz. Ancak işlemlerde daha rahat hareket edebilmek için 15.824-16.124 puan aralığındaki dirençlerin aşılmasını beklememiz gerekiyor.
Bu seviyeler aşılana kadar 14.200-16.124 puan bandında dalgalı seyrin ve satış baskısının sürmesi riskine karşı duyarlı kalacağız.
Yukarı yönlü hareketin 16.124 puanın üzerinde güç kazanması durumunda ise 17.500 puan ve üzerindeki seviyelere doğru bir rahatlama söz konusu olabilir.
Dolayısıyla yalnızca tepki hareketlerine odaklanmak yerine, dirençlerin aşılmasının getireceği fırsatları dikkate almak gerekiyor.
Bankacılık sektörünü dengeli ve aşamalı bir yaklaşımla takip etmenin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Böylece banka bilançolarına ilişkin temel beklentilerin zayıf kalma ihtimalini de daha doğru yönetebiliriz.
