Köşe Yazısı

Piyasalarda satış baskısı ve temkinli bekleyiş

Selçuk GönençlerStratejistKöşe YazarıYazarın diğer yazıları
Piyasalarda satış baskısı ve temkinli bekleyiş

Geride kalan haftada içeride fon krizinden kaynaklanan, dışarıda ise yapay zekâ harcamalarına yönelik kaygıların yol açtığı satış baskısının kıskacında kalmaya devam ettik. 32 gün önce altına indiğimiz kısa vadeli ortalamaların üzerine hiç çıkamadan düşüş trendi sürüyor. Son yıllarda gördüğümüz en uzun, tepkisiz ve yıpratıcı düşüş trendlerinden birini yaşıyoruz. İçeride Meclisten geçen fon kanunu sonrasında cuma günü başlayan ara ödemelerde, ödeme tutarlarının nasıl hesaplandığına ilişkin belirsizlik ve ödemelerin beklentilerin altında kalmasının yarattığı olumsuz etki de düşünüldüğünde, rahatlama beklenirken sürecin daha da uzayacağına dair endişeler artmış oldu.

Geride bıraktığımız hafta belirttiğimiz gibi, 11.850’nin üzerine geçilene kadar 10.600–10.100 bölgesine gerileme riski, cuma günü gelen satışlarla bir kez daha radara girmiş oldu. Hafta sonu Borsa İstanbul tarafından gelen gözaltı haberi, maalesef piyasadaki psikolojik baskının sürmesine neden olacaktır. Öte yandan, SPK’nin yeni başkanının atanmasının, kurumun çok daha hızlı karar alması ve refleks göstermesi ihtimalini artıracağını düşünüyorum. Piyasanın bu hızlı haber akışı altında bilançoları görmezden gelme huyu maalesef devam ediyor ve edecektir. Genellikle düşüş trendlerinde iyi bilançolar yutulur; ancak piyasa, uzun vadede iyi bilançoları fiyatlamak için hafızasını da kaybetmez.

Yatırımcıların özellikle böyle zor zamanlarda geri alım programı açıklayan ve uygulayan, ana ortak alışlarının yapıldığı ve büyümeye devam eden şirketleri uzun vadeli radarlarında tutmalarının, piyasalar rahatladığında öne çıkacak şirketleri tespit etmek açısından önemli olacağını düşünüyorum.

Bu hafta salı günü açıklanacak TÜFE verimiz, ABD ara seçimleri, perşembe günü açıklanacak ABD haftalık işsizlik başvuruları ve cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam ile işsizlik verileri, yurt içinde ve küresel tarafta izlenecek önemli başlıklar olacak.

Teknik olarak bakacak olursak, ortalamaların oluşturduğu 11.250–11.400 direnç bölgesinin aşılması, yukarı yönlü bir hareketin başladığına dair sinyal oluşturacaktır. Bu da temkinli bir risk iştahıyla ve zarar durdurma seviyesi belirleyerek yukarı dönüşü takip etme imkânı verecektir. Dolayısıyla 11.250–11.400 bölgesinin üzerinde kapanış görene kadar, düşüş trendlerindeki en büyük hatalı okumalardan biri olan destek arayışına girmek yerine, bu ortalamaların ve fiyat seviyelerinin aşıldığını görmek gerekecektir. O zamana kadar 10.600–10.200 bölgesine doğru baskının sürmesi riskine karşı azami ölçüde temkinli kalınacaktır. Kabaca özetlersek, 11.250–11.400 bölgesinin üzerinde zarar durdurma koşuluyla temkinli biçimde yukarı yönü takip edeceğiz; 11.250’nin altında kaldıkça rasyonel olmayan fiyatlamalara karşı temkinli kalacağız.

Bankacılık tarafında ise Nisan 2026’dan beri hep alıcı gördüğümüz 14.300–14.600 bölgesine sarkarak haftayı kapattık. Bankacılık tarafında bilanço beklentilerinin de geçmiş dönemlere göre çok iştahlı olmayacağı düşünüldüğünde, 14.200 desteği her ne kadar önem arz etse de 15.500–15.800 direnç bölgesi aşılana kadar destekten alım işlemleri güvenli olmayabilir. Bu bağlamda bankacılığı, 15.500–15.800 bölgesinin üzerinde makul bir zarar durdurma seviyesi belirleyerek temkinli biçimde yukarı yönlü takip edeceğim. Bu şart sağlanana kadar, rasyonel olmayan fiyatlamaların görüldüğü, güvensizliğin ve korkunun etkili olduğu dönemlerde temel açıdan ucuzluk kavramı konuşulabilir olsa da destek takip etmek, taşıma maliyeti ve psikolojik baskı nedeniyle hata yaptırabilir.

Altının onsunda, temmuz ayından beri destek olarak çalışan ve tepki hareketlerine neden olan 377 ortalama / 3.980 dolar seviyesinin kırıldığı bir haftayı geride bıraktık. Bu bağlamda kısa vadeli düşüş trendi sürüyor. Ons tarafında yıllardır alışkanlık hâline gelen “savaş = altında yukarı hareket” denklemi, güçlü DXY hareketi ve 2025 ABD-İran savaşı ile zaten rafa kalkmıştı. 4.250–4.400 dolar bölgesi, tepki hareketlerinde direnç olarak izlenecektir. Bu bölgenin aşılması durumunda altının onsunda yeniden yukarı yönlü bir döngü başlayacak olsa da bu hat aşılana kadar, son haftalarda öne çıkardığımız aşağı yönlü risk seviyeleri olan 3.800–3.713 dolar bölgesi ve 3.600 dolar hattı baskı görmeye devam edebilir.

Altına kısa vadeli bakacak olursak, yükseliş trendinden söz edebilmek için tepki hareketlerinden ziyade 4.250–4.400 dolar bölgesinin aşılması gerekecektir. Uzun vadeli bakacak olursak da baskının 3.600 dolara ve/veya altına doğru devam etme riski bulunmakla birlikte, bu seviyelerin kaldıraç ve kredi kullanmadan artık ufak ufak takip etmeye değer olacağını düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları

Diğer Köşe Yazıları