Eğilmez’den acil çağrı: Ekonomide revizyon şart
Küresel jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte enerji fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, Türkiye ekonomisine ilişkin tüm dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Özellikle ABD-İsrail ile İran hattında artan çatışma riski, piyasaları sarsarken, ekonomist Mahfi Eğilmez mevcut ekonomi programının artık günün gerçekleriyle örtüşmediğini belirterek kapsamlı bir revizyon çağrısında bulundu.
“Kendime Yazılar” blogunda yayımladığı analizinde Eğilmez, mevcut ekonomik çerçevenin hızla değişen küresel koşullar karşısında işlevini yitirdiğini vurguladı ve ekonomi yönetiminin yeni bir yol haritası oluşturması gerektiğini ifade etti.
KÜRESEL DALGA TÜRKİYE’Yİ ZORLUYOR
Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte petrol fiyatları başta olmak üzere birçok kritik göstergede sert hareketler yaşanıyor. Eğilmez’e göre bu gelişmeler, yalnızca dış dünyayı değil Türkiye’nin iç dengelerini de doğrudan etkiliyor.
“Gerçekler değişmişken eski varsayımlara bağlı kalmak, ekonomide hata riskini büyütür.”
Ekonomi programlarının sabit değil, değişken koşullara uyum sağlayacak şekilde kurgulanması gerektiğini belirten Eğilmez, mevcut tablonun artık yeni bir yaklaşımı zorunlu kıldığını ifade etti.
PETROL FİYATLARINDA DEV SAPMA
Orta Vadeli Program’da 2026 yılı için 65 dolar seviyesinde öngörülen Brent petrol fiyatı, bugün 110 doların üzerine çıkarak ciddi bir sapma gösterdi. Bu durumun ekonomi üzerindeki etkileri ise oldukça geniş.
Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın cari açığı milyarlarca dolar büyüttüğünü ve enflasyonu yukarı ittiğini hatırlatan Eğilmez, enerji maliyetlerinin ekonomide zincirleme bir baskı yarattığını dile getirdi.
“Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyondan cari açığa kadar tüm dengeleri yukarı yönlü zorluyor.”
RİSK PRİMİ VE BORÇLANMA MALİYETİ ARTIYOR
Türkiye’nin risk primi (CDS) kısa süre önce 200 baz puan seviyelerine kadar gerilemişken, yeniden yükseliş trendine girerek 275 baz puan civarına ulaştı. Aynı dönemde küresel faizlerdeki artış da dış finansman maliyetlerini yukarı çekti.
Bu gelişmelerin sonucunda Türkiye’nin borçlanma maliyetinin yüzde 7’nin üzerine çıktığına dikkat çeken Eğilmez, bunun hem kamu hem özel sektör açısından ciddi bir yük oluşturduğunu ifade etti.
ENFLASYON HEDEFİ GERÇEKÇİ DEĞİL
Eğilmez’e göre mevcut enflasyon tahminleri artık piyasa gerçekleriyle uyumlu değil. Yıl sonu için öngörülen yüzde 15-21 bandının revize edilmesi gerektiğini belirten ekonomist, yeni koşullarda daha yüksek bir enflasyon beklentisinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Merkez Bankası’nın faiz politikasındaki son değişikliklerin de bu tabloyu teyit ettiğini belirten Eğilmez, finansman maliyetlerinin fiilen yükseldiğine dikkat çekti.
BÜTÇEDEKİ İYİLEŞME GEÇİCİ
Yılın ilk aylarında bütçe açığında görülen sınırlı iyileşmenin kalıcı olmadığını vurgulayan Eğilmez, bunun büyük ölçüde geçici vergi gelirlerinden kaynaklandığını ifade etti.
Artan faiz yükü, yükselen enerji maliyetleri ve yavaşlayan ekonomik aktivitenin bütçe üzerinde yeni baskılar oluşturacağına dikkat çekilirken, bütçe açığının milli gelire oranının beklentilerin üzerine çıkabileceği öngörülüyor.
CARİ AÇIKTA RİSK BÜYÜYOR
Dış dengede de kırılganlıkların arttığını belirten Eğilmez, ihracattaki zayıflama ve ithalattaki artışın cari açığı büyüttüğünü ifade etti. Enerji maliyetlerindeki yükselişin bu tabloyu daha da ağırlaştıracağına dikkat çekildi.
Doğrudan yabancı yatırımlardaki gerileme ve kısa vadeli sermaye hareketlerinin artması ise finansal istikrar açısından risk oluşturuyor.
REZERVLERDE GERİLEME SİNYALİ
Merkez Bankası rezervlerinde gözlenen düşüşün, hem dış finansman koşullarındaki sıkılaşma hem de yurtiçi döviz talebindeki artışla bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Bu durum, kur ve finansal istikrar açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.
BÜYÜMEDE İVME KAYBI KAÇINILMAZ
Sanayi üretimindeki yavaşlama, kapasite kullanım oranındaki düşüş ve yüksek faiz ortamının yatırım iştahını azaltması, büyüme üzerinde baskı oluşturuyor. Tarım ve hayvancılıkta yaşanan ivme kaybı da tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
“Mevcut koşullar altında büyüme hedeflerinin aşağı yönlü revize edilmesi artık kaçınılmazdır.”
“PROGRAM DEĞİŞMELİ” MESAJI
Eğilmez’in analizine göre, ekonominin temel göstergelerinde yaşanan bu değişim, mevcut programın artık sürdürülebilir olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Başlangıçta kabul edilen varsayımların büyük ölçüde geçerliliğini yitirdiğini belirten ekonomist, yeni bir ekonomik çerçevenin gecikmeden oluşturulması gerektiğini vurguladı.
