Mehmet Şimşek’ten kritik uyarı: Küresel ekonomi stagflasyon riskiyle karşı karşıya

Mehmet Şimşek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Orta Doğu’daki gerilimin ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların küresel tedarik zincirini derinden sarstığını vurgulayan Şimşek, ateşkesin sağlanmasının olumlu bir gelişme olduğunu ancak ekonomik etkilerin kısa sürede ortadan kalkmayacağını ifade etti.

Şimşek’e göre tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların tamamen onarılması, sektörlere bağlı olarak uzun bir zamana yayılabilir. Bu süreçte enerji ve ham madde fiyatlarındaki artışın küresel enflasyonu yukarı çekme riski taşıdığına dikkat çekildi.

KÜRESEL ENFLASYON VE RESESYON RİSKİ GÜNDEMDE

Bakan Şimşek, artan maliyetlerin küresel fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, finansal koşulların giderek sıkılaştığını ve büyüme beklentilerinin aşağı yönlü risk taşıdığını dile getirdi.

“Petrol fiyatlarının 118 dolar ve üzerine çıkması halinde küresel enflasyon artar, büyüme düşer ve stagflasyon hatta resesyon riski güçlenir.”

Risk iştahındaki düşüşün gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabileceğini ifade eden Şimşek, doların güçlenmesinin de bu süreci desteklediğini belirtti.

TÜRKİYE’NİN MAKRO GÜCÜNE VURGU

Şimşek, küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin makroekonomik temellerinin güçlü olduğunu vurguladı. Risk fiyatlamasında son dönemde yaşanan düşüşün Türkiye’ye özgü değil, küresel kaynaklı olduğunun altını çizdi.

“Türkiye’nin makroekonomik temellerine yönelik algı olumlu, yaşanan dalgalanmalar küresel şokların bir yansıması.”

Ayrıca Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha dayanıklı bir performans sergilediğini ifade etti.

ŞOKLARA KARŞI PROAKTİF YÖNETİM

Ekonomi yönetiminin savaşın ilk gününden itibaren hızlı aksiyon aldığını belirten Şimşek, Finansal İstikrar Komitesi’nin devreye sokulduğunu ve piyasaların sağlıklı işleyişinin önceliklendirildiğini söyledi.

Geçmiş dönemde yaşanan kuraklık, ticaret savaşları ve bölgesel çatışmalara rağmen ekonomik programın dayanıklılığını kanıtladığını hatırlatan Şimşek, Türkiye’nin kriz yönetim kapasitesine dikkat çekti.

HAYAT PAHALILIĞIYLA MÜCADELE ÖNCELİK

Şimşek, uygulanan ekonomi programının merkezinde enflasyonla mücadele olduğunu belirterek, özellikle akaryakıt fiyatlarında uygulanan eşel mobil sistemine değindi.

“Eşel mobil sistemi olmasaydı mazot 103 TL, benzin ise 78 TL seviyesine çıkacaktı.”

Bu uygulama sayesinde hem enflasyonun hem de üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulduğunu ifade etti.

VERGİ POLİTİKASINDA NET MESAJ

Mevduat ve fon gelirlerine yönelik stopaj tartışmalarına da değinen Şimşek, bu konuda herhangi bir değişiklik planlanmadığını belirtti.

Vergi politikasında temel yaklaşımın “çok kazanandan çok vergi alınması” olduğunu vurgulayan Şimşek, yeni bir vergi affı veya geniş kapsamlı yapılandırma planının gündemde olmadığını açık şekilde ifade etti.

REZERVLER VE FİNANSAL DAYANIKLILIK

Türkiye’nin rezervlerinin güçlü seviyede olduğunu belirten Şimşek, yaklaşık 162 milyar dolarlık rezerv büyüklüğüne ulaşıldığını açıkladı.

Swap hariç net rezervlerde de artıya geçildiğini ifade eden Bakan, küresel koşulların normalleşmesi halinde sermaye girişlerinin hızlanabileceğini söyledi.

KUR VE İHRACAT DENGESİ

Şimşek, ihracatın yalnızca kur üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek dış talebin çok daha belirleyici olduğunu vurguladı.

Reel sektörün döviz açık pozisyonuna da dikkat çeken Şimşek, kurda yaşanacak kontrolsüz artışın ciddi bilanço riskleri doğurabileceğini ifade etti.

ENFLASYON BEKLENTİLERİ VE PİYASA ALGISI

Şimşek, savaşın etkisiyle yıl sonu enflasyon beklentilerinde sınırlı bozulma öngördüklerini söyledi. Ancak piyasa beklentilerinin mevcut durumda abartılı olduğunu dile getirdi.

Ateşkesin kalıcı hale gelmesi halinde enflasyon beklentilerinde hızlı bir iyileşme görülebileceğini belirtti.

TURİZM VE TİCARETTE FIRSAT SENARYOSU

Bölgedeki risklerin Türkiye için bazı fırsatlar da doğurabileceğini ifade eden Şimşek, turizm tarafında alternatif destinasyon olarak Türkiye’ye talep artabileceğini söyledi.

Ayrıca Türkiye’nin bölgesel tedarik üssü konumunun güçlenebileceğini ve transit ticarette yeni avantajlar elde edilebileceğini belirtti.

YENİ TEŞVİKLER VE VERGİ İNDİRİMİ HAZIRLIĞI

Şimşek, İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere Türkiye’nin küresel finans ve ticaret merkezi haline getirilmesi için yeni adımlar atılacağını açıkladı.

İmalatçı ve ihracatçılara yönelik kapsamlı vergi indirimlerinin gündemde olduğunu belirten Bakan, hizmet ihracatında sağlanan vergi avantajlarının genişletileceğini söyledi.