Enerji krizine rağmen gelişen ekonomilerde enflasyon geriliyor

Küresel piyasalarda petrol fiyatları 100 doların üzerine çıkarken, gelişen ekonomilerde enflasyonun rekor düşük seviyelere gerilemesi dikkat çekiyor. Bu durum, gelişmiş ülkelerde enflasyon yeniden hızlanırken, gelişen ülkelerin olası enerji fiyat şoklarına karşı daha güçlü bir pozisyona sahip olduğunu gösteriyor.

Gelişmekte olan ülkelerde ağırlıklı ortalama enflasyon ilk çeyrekte yüzde 2,12’ye gerileyerek 1990’dan bu yana görülen en düşük seviyeye indi. Aynı dönemde gelişmiş ülkelerde ise enflasyon yüzde 3,21’e yükseldi. Bu tablo, küresel enflasyon eğilimlerinin farklı hızlarda ilerlediğini ortaya koyuyor.

ENFLASYON FARKI PARA POLİTİKALARINI AYRIŞTIRIYOR

Dünya ekonomisi, yılın ilerleyen dönemlerinde enerji kaynaklı fiyat baskılarıyla karşılaşmaya hazırlanıyor. Ancak gelişen ülkelerdeki düşük enflasyon, bu ekonomilerin merkez bankalarına faiz artışlarını erteleme ya da tamamen pas geçme esnekliği sunuyor. Buna karşılık gelişmiş ekonomilerin daha erken ve daha agresif sıkılaşmaya yönelme ihtimali güçleniyor.

Düşük enflasyon ve yüksek politika faizleri, özellikle yerel para cinsi tahvillere yönelik yatırımcı ilgisini yeniden artırabilecek bir zemin oluşturuyor. Bu beklenti, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler sırasında pozisyonlarını azaltan yatırımcıların, koşullar normalleştikçe yeniden gelişen piyasa varlıklarına yönelebileceğini gösteriyor.

GELİŞEN ÜLKELERİN MERKEZ BANKALARI NEDEN DAHA RAHAT?

Gelişmekte olan ülkelerde merkez bankalarının pandemi sonrası enflasyon artışına karşı hızlı ve güçlü faiz artışlarına gitmesi, bugünkü dayanıklı tabloyu oluşturdu. Enflasyon baskılarının azalmasına rağmen faizlerin yüksek seviyelerde tutulması, reel faizlerin güçlü kalmasını sağladı.

Bu yüksek reel faizler, gelişmiş ülkelere kıyasla daha sıkı bir duruş anlamına geliyor ve gelişen ülkelerin yeni bir faiz artışı dalgasına daha az ihtiyaç duymasını sağlıyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda olası ekonomik stres dönemlerinde politika gevşemesi için alan bırakıyor.

TAHVİL PİYASALARINDA SAVAŞ SONRASI DALGALANMA

Enerji fiyatlarının yükselişiyle birlikte yerel para cinsi gelişen ülke tahvillerinde sert dalgalanmalar yaşandı. Petrol fiyatlarının arz kesintileri nedeniyle 120 dolar civarına tırmanmasıyla, daha önce oluşan iyimser beklentiler terse döndü. Ancak son dönemdeki toparlanma, savaş döneminde yaşanan kayıpların önemli bölümünü telafi etti.

Gelişen ekonomilerde ortalama enflasyon son yedi çeyreğin altısında gerilerken, geçen yılın ikinci çeyreğinden bu yana gelişmiş ülkelerin altına indi. Bu ayrışma, sermaye akımlarının yönü açısından kritik bir gösterge olarak öne çıkıyor.

ÇİN’İN ROLÜ VE ENERJİ ŞOKUNUN İLK ETKİLERİ

Küresel enflasyon dinamiklerinde Çin’in rolü de belirleyici olmaya devam ediyor. Çin’de uzun süredir düşük seyreden enflasyon ve ucuz ihracat fiyatları, birçok gelişen ülkede fiyat baskılarını sınırlayan unsurlar arasında yer alıyor. Ancak enerji maliyetlerindeki hızlı artış, bu tabloyu değiştirmeye başladı.

Enerji fiyatlarındaki sıçrama, Çin’de üretici fiyatlarına da yansıdı. Mart ayında üretici fiyatlarında artış kaydedilerek, üç yılı aşkın süren deflasyon sürecinin ardından ilk enflasyonist sinyal verilmiş oldu. Bu gelişme, küresel tedarik zinciri ve maliyet dinamikleri açısından yakından izleniyor.