Cevdet Yılmaz’dan kritik mesaj: Türkiye diplomasiyi önceliklendiriyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel dengelerin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye’nin dış politika yaklaşımına dair önemli mesajlar verdi. TRT’nin iletişim sponsorluğunu üstlendiği Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen “Değişen Dünya Düzeninde Bölgesel Sahiplenmenin Rolü” başlıklı liderler panelinde konuşan Yılmaz, çok taraflı iş birliklerinin öneminin arttığını vurguladı.
KÜRESEL DÜZENDE KIRILMA VE YENİ DENGELER
Yılmaz, dünya genelinde sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik sistemlerde de köklü bir dönüşüm yaşandığına dikkat çekti. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası sistemin artık eski gücünü kaybettiğini ifade eden Yılmaz, yeni bir üretim ve ticaret düzeninin şekillendiğini söyledi. Artan jeopolitik risklerin özellikle Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada daha net hissedildiğini belirtti.
“TÜRKİYE OLARAK DİPLOMASİYİ HER ŞEYİN ÜSTÜNDE TUTUYORUZ”
“Çalkalanmanın olduğu bir dönemde, Türkiye olarak diplomasiyi her şeyin üstünde tutup çatışmaların önüne koyuyoruz.” diyen Yılmaz, Türkiye’nin çok taraflı dış politika anlayışıyla hareket ettiğini dile getirdi. NATO üyeliği ve Avrupa Birliği adaylığına dikkat çeken Yılmaz, aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam dünyasıyla da güçlü bağlar kurulduğunu belirtti.
Küresel risklerin arttığı bu süreçte fırsatların da ortaya çıktığını vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin hem güvenlik hem refah açısından bu fırsatları değerlendirmeye çalıştığını söyledi.
BÖLGESEL İŞ BİRLİKLERİ VE STRATEJİK AĞLAR
“İkili ve bölgesel iş birlikleri bu dönemde çok daha kritik hale gelmiştir.” ifadelerini kullanan Yılmaz, Türkiye’nin Afrika, Asya ve Güney Amerika ile ilişkilerini geliştirmeye hazır olduğunu belirtti. Bölgesel ortaklıkların hem ekonomik hem de güvenlik açısından yeni kapılar açabileceğini dile getirdi.
Ayrıca enerji, ticaret ve dijitalleşme alanlarında bağlantısallığın önemine değinen Yılmaz, küresel sistemde yeni iş birliklerinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.
ORTA KORİDOR VE YENİ LOJİSTİK HATLAR
Yılmaz, Türkiye’nin jeostratejik konumuna dikkat çekerek Kafkasya ve Güney Kafkasya’da sağlanacak barışın, Orta Koridor’un güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Türkiye’den başlayarak Körfez ülkelerine ve Avrupa’ya uzanan yeni ticaret yollarının da önem kazandığını belirtti.
Suriye’de oluşabilecek istikrarın da lojistik, enerji ve taşımacılık açısından büyük fırsatlar sunabileceğini dile getirdi.
AVRUPA’YA LİDERLİK ÇAĞRISI
“Avrupa’nın ekonomik gücünü siyasi güce dönüştürmesi gerekiyor ve daha fazla liderliğe ihtiyacı var.” diyen Yılmaz, Avrupa Birliği’nin küresel rolünü artırması gerektiğini söyledi. Türkiye ile Avrupa arasında kurulacak güçlü bağların her iki taraf için de kazan-kazan fırsatı yaratacağını vurguladı.
Türkiye’nin üç kıtanın kesişim noktasında yer aldığına dikkat çeken Yılmaz, bu konumun küresel iş birliklerinde önemli avantaj sağladığını ifade etti.
“DAHA ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜN” VURGUSU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Daha adil bir dünya mümkün” çağrısına atıfta bulunan Yılmaz, küresel sistemde reform ihtiyacının altını çizdi. Liderliğin zor zamanlarda daha da kritik hale geldiğini belirten Yılmaz, hem idealist hem de gerçekçi politikaların birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Panelde ayrıca Kongo Demokratik Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye, El Salvador Devlet Başkanı Yardımcısı Felix Ulloa, Sırbistan Başbakanı Duro Macut ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev de yer aldı.
