ABD Büyükelçisi Barrack’tan Türkiye mesajı: F-35 krizi akıl dışı

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, son dönemde gündem olan açıklamalarına yönelik Washington cephesinden gelen eleştirilere yanıt verdi. Türkiye’nin F-35 Lightning II programına geri dönüşü, S-400 Triumf krizi ve Orta Doğu’daki liderlik yapıları hakkında yaptığı değerlendirmelerin arkasında durdu.

ABD merkezli Fox News Digital’e yazılı açıklama yapan Barrack, sözlerinin Amerikan dış politikasında rota değişikliği anlamına gelmediğini, yalnızca sahadaki gerçekleri yansıttığını söyledi. Barrack ayrıca Donald Trump yönetiminin “güç yoluyla barış” yaklaşımını desteklediğini vurguladı.

HİZBULLAH VE İSRAİL YORUMU: GERÇEKÇİLİK VURGUSU

Barrack, Antalya Diplomasi Forumu sırasında yaptığı ve ateşkesi “geçici mola” olarak nitelendiren sözlerine de açıklık getirdi. Hizbullah’a veya İran’a yumuşak davrandığı yönündeki eleştirileri reddeden Büyükelçi, bölgede temel sorunun karşılıklı güvensizlik olduğunu savundu.

Barrack, Kasım 2024 ve Nisan 2026 ateşkeslerinin taraflar arasındaki güven eksikliği nedeniyle kırılgan kaldığını belirtti. ABD’nin hedefinin gereksiz can kayıplarını önlemek, Lübnan egemenliğini güçlendirmek ve İsrail’in güvenliğini koruyacak denetlenebilir bir zemin oluşturmak olduğunu söyledi.

Hizbullah’ın ABD açısından terör örgütü olarak görüldüğünü yineleyen Barrack, sadece askeri baskının kalıcı çözüm üretmediğini, asıl hedefin örgütün altyapısını zayıflatıp devlet otoritesini güçlendirmek olduğunu ifade etti.

F-35 VE S-400 DOSYASINDA DİKKAT ÇEKEN ÇIKIŞ

Türkiye’nin NATO içinde kritik konumda bulunduğunu söyleyen Barrack, Ankara’nın F-35 programı dışında tutulmasını sert sözlerle eleştirdi.

“Bu sürecin akıl dışı hale geldiğini söylemek sağduyunun gereğidir” diyen Barrack, S-400 krizinin aylar içinde çözülebileceğini savundu. ABD ile Türkiye arasındaki gerilimin her iki taraf için de maliyet oluşturduğunu, bundan en çok Rusya’nın yararlandığını dile getirdi.

Barrack’a göre çözümde, Trump ile Recep Tayyip Erdoğan arasındaki kişisel ilişki ve Marco Rubio tarafından yürütülecek diplomasi etkili olabilir.

AMERİKAN GÜVENLİK STANDARTLARI KORUNACAK

ABD’li diplomat, olası bir anlaşmanın Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) ile uyumlu olacağını söyledi. Rus sistemlerinin aktif kullanılmadığına dair doğrulanabilir güvenceler alınacağını ifade eden Barrack, Amerikan teknolojisinin korunmasının öncelik olduğunu belirtti.

Barrack, olası formülü “yasayı uygula, teknolojiyi koru, müttefikliği yeniden kur” sözleriyle özetledi.

ERDOĞAN ÖRNEĞİYLE GÜÇLÜ LİDERLİK SAVUNMASI

Orta Doğu’da güçlü merkezi yönetimlerin daha başarılı olduğu yönündeki sözlerini de savunan Barrack, bunun ideolojik değil, uzun yıllara dayanan gözlem olduğunu söyledi.

Türkiye için Recep Tayyip Erdoğan yönetimini örnek gösteren Barrack, merkezi liderliğin istikrar, ekonomik hareketlilik ve bölgesel etki sağladığını öne sürdü. İsrail için ise güçlü liderliğin güvenlik ortamını ayakta tuttuğunu ifade etti.

Demokrasi ve insan haklarından vazgeçilmesini savunmadığını söyleyen Barrack, Trump yaklaşımının dünyayı idealize etmek yerine mevcut gerçeklik üzerinden okumak olduğunu belirterek açıklamalarını tamamladı.