Hem yüksek faiz hem de yüksek kur kıskacı: Ekonomist Emre Alkin uyardı
EKOTÜRK ekranlarında yayımlanan “Günün Yorumu” programında konuşan ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, ekonomi politikalarına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kur, faiz, enflasyon beklentileri ve reel sektör üzerindeki baskılara değinen Alkin, mevcut programın sonuç vermediğini savundu.
DOLAR 45 TL’Yİ GEÇTİ, GÖZLER 50 TL SINIRINDA
Prof. Dr. Emre Alkin, dolar/TL kurunun 45 seviyesini aşmasının ardından ekonomi yönetiminin yeni psikolojik eşiğinin 50 TL olabileceğini söyledi. Geçmiş yıllarda 5, 10, 20, 30 ve 40 lira seviyelerinin de benzer şekilde kritik eşik olarak görüldüğünü hatırlatan Alkin, kurun baskılanmasının yanlış bir strateji olduğunu ifade etti.
“KURU TUTMAYA ÇALIŞTIKÇA DAHA BÜYÜK MALİYET ORTAYA ÇIKIYOR” diyerek müdahaleci yaklaşımın piyasada daha sert sonuçlar doğurduğunu belirtti.
FAİZ ARTIŞLARI VE KUR POLİTİKASI ELEŞTİRİLDİ
Alkin, ekonomi yönetiminin göreve geldiği ilk dönemde faiz artışlarını kademeli şekilde yapmasının hata olduğunu savundu. Seçim sürecinin etkisiyle siyasi dengelerin gözetildiğini öne süren Alkin, bu süreçte dövizin hızla yükseldiğini dile getirdi.
Daha sonra yüksek faizle birlikte kurun sabit tutulmaya çalışıldığını belirten Alkin, bunun da ekonomide çifte baskı yarattığını söyledi. Ona göre doğru yöntem, faizi artırırken kurun serbest hareket etmesine izin verilmesiydi.
GÜNÜN YORUMU
⏳Prof. Dr. @emrealkin1969 her gün 5 dakikada gündemi yorumluyor. pic.twitter.com/jDiYyuqDRj
— EKOTÜRK (@Ekoturktv) April 24, 2026
“SONUNDA TÜRKİYE HEM YÜKSEK FAİZ HEM YÜKSEK DÖVİZLE KARŞI KARŞIYA KALDI.”
CARRY TRADE VE REEL SEKTÖR UYARISI
Programda carry trade işlemlerine de değinen Alkin, kısa vadeli yabancı sermaye girişlerinin üretim ekonomisine zarar verdiğini ifade etti. KKM’den çıkış hedeflenirken daha sorunlu bir yapının oluştuğunu savunan Alkin, sanayi ve ticarette daralma yaşandığını söyledi.
Konkordato başvurularındaki artışa dikkat çeken Alkin, kabul edilen ve edilmeyen dosyalarla birlikte toplam sayının çok yüksek seviyelere ulaştığını belirtti. Reel sektörün finansmana erişimde ciddi sorunlar yaşadığını kaydetti.
CARİ AÇIK VE BÜTÇEDE RİSK BÜYÜYOR
Alkin, yılın ilk iki ayında cari açığın belirgin şekilde yükseldiğini ifade ederek bunun henüz jeopolitik riskler artmadan önce gerçekleştiğini vurguladı. Petrol ve emtia fiyatlarındaki yükselişin mart ve nisan verilerine daha güçlü yansıyabileceğini söyledi.
Bütçe tarafında da performansın zayıf olduğunu dile getiren Alkin, milyarlarca liralık tahakkuka rağmen tahsilat oranlarının düşük kaldığını belirtti. Vergi aflarına yönelik beklentinin ödeme disiplinini bozduğunu savundu.
ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELİYOR
Merkez Bankası’nın sektörel enflasyon beklentileri anketine değinen Alkin, piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası için beklentisinin yüzde 23,4 olduğunu hatırlattı. Reel sektörün beklentisi yüzde 33,7 olurken, hanehalkı beklentisinin yüzde 51,6 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.
Bu tabloyu yorumlayan Alkin, toplumun enflasyonu resmi verilerin çok üzerinde hissettiğini savundu. Özellikle mutfak harcamalarında yaşanan artışın vatandaş üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
“HANEHALKI ENFLASYONU YAŞAYARAK HİSSEDİYOR VE BEKLENTİLERİNİ ONA GÖRE OLUŞTURUYOR.”
REÇETE DEĞİŞMEYECEKSE İSİMLER DEĞİŞİR MESAJI
Konuşmasının sonunda mevcut ekonomi programında ısrar edildiğini söyleyen Alkin, politika değişikliği beklemediğini ifade etti. Program değişmeyecekse isim değişikliklerinin gündeme gelebileceğini belirten Alkin, sürecin zamanlamasının belirsiz olduğunu söyledi.
Ekonomide yeni dönemin nasıl şekilleneceğinin önümüzdeki aylarda netleşeceği değerlendirmesi yapıldı.
