Irak’ta başbakan krizi: ABD baskısı sonrası aday değişti

Irak siyasetinde uzun süredir devam eden başbakanlık krizi yeni bir aşamaya girdi. Ülkedeki güçlü Şii siyasi bloklardan oluşan Koordinasyon Çerçevesi, ABD’nin artan baskısı ve bölgesel dengelerdeki değişimlerin ardından sürpriz bir kararla yeni bir isim üzerinde uzlaştı. Eski başbakan Nuri el-Maliki yeniden göreve dönme girişimini sonlandırırken, yerine siyasette aktif rol almamış bir isim olan Ali el-Zaidi aday gösterildi.

ABD ETKİSİ BELİRLEYİCİ OLDU

Washington yönetiminin, özellikle İran ile yakın ilişkileri nedeniyle Maliki’nin dönüşüne karşı net bir duruş sergilediği biliniyordu. ABD Başkanı Donald Trump’ın doğrudan açıklamaları ve diplomatik baskısı, Irak’taki siyasi denklemi önemli ölçüde değiştirdi. ABD’nin hedefi, İran’ın Bağdat üzerindeki etkisini sınırlamak ve daha Batı ile uyumlu bir hükümet yapısının oluşmasını sağlamak olarak öne çıkıyor.

Trump daha önce yaptığı açıklamalarda, Maliki’nin yeniden başbakan olması durumunda Irak’ın ciddi ekonomik ve siyasi sorunlarla karşılaşabileceğini savunmuştu. Hatta Washington’un Bağdat’a verdiği desteği çekebileceği mesajını da açıkça dile getirmişti.

SÜRPRİZ İSİM: ALİ EL-ZAİDİ

Yeni aday olarak öne çıkan Ali el-Zaidi, daha önce bankacılık ve iş dünyasında faaliyet göstermiş bir isim olarak dikkat çekiyor. Siyasi geçmişinin olmaması, bazı çevrelerce risk olarak görülse de, farklı kesimler tarafından “uzlaşı adayı” olarak değerlendiriliyor. Ali el-Zaidi’nin, Irak parlamentosuna hükümet listesini sunmak için bir aylık süresi bulunuyor.

Mevcut Başbakan Mohammed Shia al-Sudani’nin yeniden aday olmama kararı da sürecin seyrini değiştiren önemli faktörlerden biri oldu. Sudani’nin Washington ile dengeli ilişkiler yürütmesi, ABD’nin Irak politikasında önemli bir referans noktasıydı.

İRAN-ABD GERİLİMİ IRAK SİYASETİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR

Irak, uzun süredir İran ile ABD arasında denge kurmaya çalışan bir ülke konumunda. Ancak son dönemde bölgede artan gerilimler, bu dengeyi daha kırılgan hale getirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları sonrası Washington’un Irak üzerindeki politik baskısı daha da arttı.

ABD’nin temel hedefi, İran’ın bölgedeki milis gruplar üzerindeki etkisini azaltmak ve Irak’ta Batı ile daha uyumlu bir yönetim oluşturmak olarak öne çıkıyor. Bu durum, Irak iç siyasetinde aday belirleme süreçlerine doğrudan etki eden bir faktör haline gelmiş durumda.

SEÇİM SONRASI SİYASİ ÇIKMAZ DEVAM EDİYOR

Kasım ayında gerçekleştirilen seçimlerin ardından Irak’ta hükümet kurma süreci bir türlü tamamlanamadı. Sudani liderliğindeki ittifak en fazla oyu almasına rağmen tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Bu nedenle farklı siyasi gruplar arasında uzun süredir yoğun pazarlıklar yürütülüyor.

Irak’taki güç paylaşımı sistemine göre başbakanlık görevi Şii gruplara verilirken, cumhurbaşkanlığı Kürtlere, meclis başkanlığı ise Sünnilere bırakılıyor. Bu yapı, hükümet kurma süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor.