ABD’den Küba’ya yeni yaptırım dalgası: Küresel şirketler hedefte

ABD’nin Donald Trump yönetimi, Küba’ya yönelik yaptırım politikasını genişleterek ada ekonomisinin kalan kritik bağlantılarını da hedef alan yeni bir adım attı. Açıklanan önlemler, yalnızca Amerikan şirketlerini değil, Küba ile iş yapan üçüncü ülke firmalarını da kapsayacak şekilde tasarlandı ve küresel iş dünyasında ciddi bir tedirginlik yarattı.

KÜBA EKONOMİSİNE GENİŞ KAPSAMLI DARBE
Yeni yaptırımlar, savunma, madencilik, finans ve güvenlik sektörlerinde faaliyet gösteren neredeyse tüm yabancı şirketleri hedef alabilecek genişlikte hazırlandı. Washington’un yayımladığı düzenleme, Küba ile ticari bağ kuran ABD dışındaki kişi ve kurumların da yaptırım kapsamına alınabileceğini ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle ada ekonomisine dış kaynak sağlayan şirketler açısından büyük bir belirsizlik anlamına geliyor.

Küba’da enerji üretimi sağlayan Türkiye merkezli Karpowership ve nikel-kobalt madenciliği yapan Kanada merkezli Sherritt International gibi firmalar, potansiyel olarak bu yeni yaptırımların doğrudan etkisi altında kalabilecek şirketler arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre bu adım, yabancı yatırımcıların adadan çekilmesini hızlandırabilir.

FİNANS SİSTEMİNE ERİŞİM TEHDİT ALTINDA
ABD yönetimi, Küba ile bağlantılı işlemler gerçekleştiren finans kuruluşlarını Amerikan bankacılık sisteminden dışlama tehdidinde bulunarak baskıyı artırdı. Bu hamle, küresel finans ağlarında domino etkisi yaratabilecek nitelikte görülüyor. Özellikle uluslararası bankalar için Küba ile çalışmanın maliyeti ciddi şekilde artabilir.

ABD’li akademisyenler ve Latin Amerika uzmanları, yaptırımların kapsamının “son derece geniş” olduğuna dikkat çekiyor. Bu durumun, doğrudan hedef alınmasa bile birçok şirketi riskten kaçınmak adına Küba pazarından çekilmeye zorlayabileceği ifade ediliyor.

ASKERİ GERİLİM SÖYLEMLERİ ENDİŞE YARATIYOR
Trump’ın olası bir askeri müdahaleye dair yaptığı açıklamalar, ekonomik baskının ötesinde jeopolitik tansiyonu da yükseltti. Florida’da yaptığı konuşmada ABD’nin Küba’ya yönelik sert bir adım atabileceğini ima eden Trump, ada yönetimine karşı güç kullanma seçeneğini tamamen dışlamadı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ise bu açıklamaları “tehlikeli ve eşi benzeri görülmemiş” olarak nitelendirerek uluslararası topluma çağrıda bulundu. Díaz-Canel, ülkesinin egemenliğinden taviz vermeyeceğini vurgularken, hiçbir dış gücün Küba’yı teslim olmaya zorlayamayacağını ifade etti.

ABD’nin Ocak ayından bu yana uyguladığı yakıt ambargosu ile birlikte düşünüldüğünde, yeni yaptırımlar Küba ekonomisini çok yönlü bir baskı altına alıyor. Uzmanlara göre bu strateji, doğrudan rejim değişikliğini hedefleyen daha geniş bir politikanın parçası olarak değerlendiriliyor.