ECB faiz artışına hazırlanıyor: Küresel piyasalar bekleyişte
Küresel ekonomi, merkez bankalarının faiz politikaları, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve yapay zekâ kaynaklı yatırım patlamasının etkisiyle yeni bir denge arayışına girdi. Avrupa’dan Asya’ya, ABD’den gelişmekte olan ülkelere kadar geniş bir coğrafyada ekonomik görünüm farklı yönlere evrilirken, piyasalar merkez bankalarının atacağı adımlara kilitlendi.
ECB FAİZ ARTIŞINA HAZIRLANIYOR
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), enerji fiyatlarında belirgin bir gerileme yaşanmaması ve İran kaynaklı jeopolitik risklerin hafiflememesi halinde faiz artırımı yönünde adım atabileceği değerlendiriliyor. ECB Başkanı Christine Lagarde’ın daha önce verdiği sinyaller, haziran ayında borçlanma maliyetlerinin yukarı çekilebileceğine işaret ediyor.
ECB’nin haziran ayında faiz artırma ihtimalinin güçlenmesi, Avrupa ekonomisinde sıkılaşma sürecinin yeniden hız kazanabileceğini gösteriyor. Özellikle artan enerji maliyetleri ve şirketlerin fiyatlama davranışları, enflasyon üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.
KÜRESEL MERKEZ BANKALARI TEMKİNLİ DURUŞTA
İngiltere, Japonya ve ABD başta olmak üzere birçok büyük ekonomi, faiz oranlarını sabit tutmayı tercih etti. Ancak bu kararlar, gelecekte yeni artışların gündeme gelebileceği mesajını da beraberinde getirdi. Japonya Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda, ekonomik görünümde belirsizliklerin arttığını belirtirken, gerektiğinde faiz artırımı seçeneğinin masada olduğunu vurguladı.
ABD Merkez Bankası (Fed) ise politika faizini değiştirmese de, karar metinlerinde görüş ayrılıklarının belirginleştiği dikkat çekti. Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı belirsizlik, para politikası görünümünü daha karmaşık hale getiriyor.
Küresel merkez bankalarının büyük bölümü faizleri sabit tutsa da, artış ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığı mesajı öne çıkıyor.
ABD EKONOMİSİ YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARIYLA BÜYÜYOR
ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) yıllıklandırılmış bazda yüzde 2 artarken, özellikle iş yatırımlarındaki güçlü artış dikkat çekti. Ekipman ve yapı yatırımları yüzde 10,4 yükselerek son üç yılın en hızlı büyümesini kaydetti. Bu artışta yapay zekâ odaklı yatırımların belirleyici olduğu görülüyor.
İş gücü piyasasında da güçlü görünüm korunuyor. İşsizlik maaşı başvurularının son 50 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, istihdam piyasasının dayanıklılığını ortaya koyuyor.
ABD’de yapay zekâ yatırımlarının hız kazanması, ekonomik büyümenin ana itici gücü haline geldi.
AVRUPA’DA BÜYÜME ZAYIFLIYOR
Euro Bölgesi ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde beklentilerin aksine yavaşladı. GSYH, bir önceki çeyreğe göre yalnızca yüzde 0,1 artış gösterdi. İran savaşıyla yükselen enerji maliyetleri, bölge ekonomisinde stagflasyon riskini yeniden gündeme taşıdı.
Şirketlerin fiyat beklentileri de yukarı yönlü. ECB’nin anketine göre firmalar önümüzdeki 12 ayda satış fiyatlarını ortalama yüzde 3,5 artırmayı planlıyor. Bu oran, önceki döneme göre belirgin bir artış anlamına geliyor.
ASYA’DA TEKNOLOJİ RÜZGARI ESİYOR
Asya ekonomileri, küresel belirsizliklere rağmen teknoloji ve yapay zekâ talebi sayesinde güçlü performans sergiliyor. Tayvan ekonomisi 1987’den bu yana en hızlı büyümesini kaydederken, Çin’de sanayi şirketlerinin kârları artış ivmesi yakaladı.
Hong Kong’da ihracat, küresel yapay zekâ talebinin etkisiyle son yılların en güçlü artışlarından birini gösterdi. Ancak ithalatın daha hızlı yükselmesi, dış ticaret açığının rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu.
Çin yönetimi ise Orta Doğu’dan enerji bağımlılığının yarattığı risklere dikkat çekerek enerji güvenliğini artırma yönünde adımlar atacağını duyurdu.
GELİŞEN PİYASALARDA AYRIŞMA DERİNLEŞİYOR
Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik performanslar farklı yönlerde ilerliyor. Meksika ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,8 daralarak beklentilerin altında kaldı. Buna karşın Brezilya Merkez Bankası faiz indirimlerine devam ederken, enflasyon riskleri nedeniyle temkinli bir duruş sergiliyor.
Öte yandan yatırımcıların risk iştahı yeniden artmaya başladı. Sınır piyasalara yönelik ilgi yükselirken, MSCI Frontier Markets Endeksi nisan ayında dolar bazında yaklaşık yüzde 10 değer kazanarak 2009’dan bu yana en güçlü performansını gösterdi.
Küresel ekonomideki bu çok katmanlı görünüm, önümüzdeki dönemde merkez bankalarının kararlarının ve enerji fiyatlarının belirleyici olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.
