ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü CIA baskını iddialarını yalanladı

ABD’de istihbarat kurumları etrafında ortaya atılan yeni bir iddia, Washington kulislerini hareketlendirdi. ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (ODNI), Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) kurum ofislerine baskın düzenlediği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Sosyal medyada kısa sürede yayılan iddia, özellikle eski Başkan John F. Kennedy suikastı ve MK-ULTRA belgeleri üzerinden yeniden tartışma konusu oldu.

ODNI Sözcüsü Olivia Coleman, “CIA’nın DNI ofisine baskın düzenlediği yönündeki iddialar doğru değildir” açıklamasıyla tartışmalara doğrudan yanıt verdi.

ODNI’DEN RESMİ AÇIKLAMA GELDİ

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın Sözcüsü Olivia Coleman, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda kamuoyunda dolaşıma giren “CIA baskını” haberlerini yalanladı. Coleman, konuya ilişkin yayılan bağlantıyı paylaşarak iddiaların gerçek dışı olduğunu belirtti.

Söz konusu içeriklerin, Fox News sunucusu Jesse Watters’ın sosyal medya paylaşımından yayıldığı ifade edilirken, Watters’ın daha sonra paylaşımını kaldırdığı görüldü. İddiaların kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaşması, ABD’de istihbarat kurumlarının şeffaflığına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

JFK DOSYALARI VE MK-ULTRA İDDİASI YENİDEN GÜNDEMDE

The Hill gazetesinin haberine göre tartışmanın merkezinde, Temsilciler Meclisi Üyesi Anna Paulina Luna’nın açıklamaları yer aldı. Luna, John F. Kennedy suikastına ilişkin bazı belgelerin ve CIA’nın tartışmalı MK-ULTRA programına ait dosyaların Ulusal Keşif Ofisi’nde (NRO) bulunduğunu öne sürdü.

Cumhuriyetçi vekil Luna, eski Başkan Donald Trump döneminde JFK belgelerinin gizliliğinin kaldırılması yönünde başkanlık emri verildiğini ancak bazı belgelerin halen kamuoyuna açıklanmadığını savundu.

Luna, CIA’nın geçmişte bazı belgelerin yayımlandığını, bazı kayıtların ise imha edildiğini söylediğine dikkat çekerek, “Hiç var olmadığı düşünülen dosyalar yeniden ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.

MK-ULTRA PROGRAMI YENİDEN TARTIŞILIYOR

ABD kamuoyunda yıllardır komplo teorileriyle birlikte anılan MK-ULTRA programı da yeniden gündeme taşındı. Louisville Üniversitesi arşivlerinde yer alan bilgilere göre MK-ULTRA, CIA tarafından 1953 yılında davranış değişikliği ve zihin kontrolü araştırmaları amacıyla başlatılan gizli bir proje olarak kayıtlara geçti.

Program kapsamında insanların psikolojik manipülasyon yöntemleriyle kontrol edilmesine yönelik deneylerin yapıldığı iddiaları uzun yıllardır tartışılıyor. Özellikle Soğuk Savaş döneminde yürütülen gizli operasyonlarla ilişkilendirilen proje, ABD’de istihbarat faaliyetlerinin sınırları konusunda en tartışmalı başlıklardan biri olarak gösteriliyor.

KONGREDE DURUŞMA HAZIRLIĞI

Temsilciler Meclisi Federal Sırların Gizlilikten Çıkarılması Denetleme Görev Gücü Başkanı olan Anna Paulina Luna, geçen ay yaptığı açıklamada MK-ULTRA dosyalarıyla ilgili resmi bir duruşma düzenleneceğini duyurmuştu.

Görev gücünün, geçmişte kamuoyundan saklandığı iddia edilen belgeleri yeniden incelemeye hazırlandığı belirtilirken, özellikle JFK suikastı dosyalarıyla bağlantılı olabilecek kayıtların araştırılacağı ifade ediliyor.

ABD’de yıllardır tartışma konusu olan JFK suikastı belgeleri ve CIA’nın gizli operasyonlarına ilişkin iddialar, son gelişmelerle birlikte yeniden siyasi gündemin merkezine taşındı.

SOSYAL MEDYADA BÜYÜYEN TARTIŞMA

Daily Mail’in geçen yıl CIA’nın “okuma odasına” zihin kontrolü araştırmalarına ilişkin yeni belgeler eklendiğini öne süren haberi sonrası MK-ULTRA yeniden geniş çaplı tartışmalara konu olmuştu. Son “CIA baskını” iddialarıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları, eski gizli belgeler ve devlet kayıtları üzerine yeni tartışmalar başlattı.

ABD’de istihbarat kurumlarına yönelik güven tartışmaları sürerken, resmi makamlar kamuoyunda yayılan iddiaların doğrulanmamış içeriklerden oluştuğunu vurgulamaya devam ediyor.