ABD hisselerinde satış uyarısı: BofA’dan yatırımcılara kâr realizasyonu çağrısı

ABD hisseleri için kritik uyarı geldi. Bank of America (BofA), 5 Haziran tarihli değerlendirmesinde, ABD borsalarında yükselişin son evresine yaklaşıldığına işaret eden çok sayıda göstergenin devreye girdiğini belirterek yatırımcılara kâr realizasyonu yapmaları tavsiyesinde bulundu. Analize göre, özellikle S&P 500 endeksindeki değerlemeler tarihi ortalamaların üzerine çıkarken, piyasalardaki risk iştahı da dikkat çekici seviyelere ulaştı.

Ayı piyasası sinyalleri güçleniyor

BofA stratejistleri Savita Subramanian liderliğinde hazırlanan raporda, geçmiş piyasa zirvelerinde görülen ayı piyasası göstergelerinin yaklaşık yüzde 70’inin yeniden tetiklendiği belirtildi. Bu oran, önceki büyük piyasa dönüşleri öncesindeki ortalamalarla büyük ölçüde örtüşüyor.

Rapora göre S&P 500 endeksi 20 farklı değerleme göstergesinin 17’sinde istatistiksel olarak pahalı seviyelerde işlem görüyor. Ayrıca endeksin, teknoloji balonu dönemindeki değerlemelerle kıyaslandığında 8 ayrı ölçütte daha yüksek çarpanlara ulaştığı vurgulandı.

Analizde tüketici güveni, ekonomik büyüme beklentileri, birleşme ve satın alma faaliyetleri, kredi piyasalarındaki stres göstergeleri ve finansal koşullardaki sıkılaşma gibi birçok verinin risk işaretleri verdiği ifade edildi.

S&P 500’de değerleme baskısı artıyor

BofA’nın dikkat çektiği önemli göstergelerden biri de ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Kıdemli Kredi Yetkilileri Anketi (SLOOS) oldu. Mayıs ayında açıklanan veriler, tüketici talebindeki yavaşlamanın sürdüğünü ortaya koydu.

Öte yandan yüksek fiyat/kazanç oranına sahip hisselerin düşük çarpanlı hisselere kıyasla belirgin şekilde daha iyi performans göstermesi, stratejistlere göre piyasada aşırı spekülasyon eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.

Yüksek çarpanlı hisselerin öne çıkması piyasalardaki risk alma iştahının sağlıksız seviyelere ulaştığını gösteriyor.

Teknoloji hisselerinde dikkat çeken ayrışma

Teknoloji sektöründe de dikkat çekici sinyaller oluşmaya başladı. BofA verilerine göre sektör içerisindeki en iyi ve en kötü performans gösteren hisseler arasındaki fark, Şubat 2000’deki teknoloji balonundan bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

S&P 500’deki genel yükselişin endeks içindeki kırılganlıkları gizlediğine dikkat çeken Subramanian, son üç aylık dönemde en iyi performans gösteren yüzde 10’luk dilim ile en kötü performans gösteren yüzde 10’luk dilim arasındaki getiri farkının pandemi sonrası dönemin zirvesine çıktığını belirtti.

Bu durumun endeks genelinde sağlıklı ve dengeli bir yükselişten ziyade sınırlı sayıdaki hisselerin piyasayı taşıdığına işaret ettiği değerlendiriliyor.

Teknoloji şirketlerinde temel göstergeler bozuluyor

Raporda teknoloji sektörünün bazı temel göstergelerinde hâlâ olumlu görünüm korunsa da son aylarda belirgin bir zayıflama yaşandığı ifade edildi. Borçluluk oranları, değerleme seviyeleri ve sermaye yoğunluğu gibi bazı kalemler güçlü kalmayı sürdürürken, nakit akışı dönüşüm oranlarında duraksama dikkat çekiyor.

Bunun yanında yatırım yapılabilir kredi arzı ile hisse arzının artması, şirketlerin piyasa değerlerine oranla gerçekleştirdiği geri alımların yavaşlaması ve büyük teknoloji şirketlerinin sermaye harcamalarının hızla yükselmesi risk unsurları arasında sıralandı.

BofA verilerine göre hiper ölçekli teknoloji şirketlerinde sermaye harcamalarının faaliyetlerden elde edilen nakit akışına oranı 2023’teki yüzde 40 seviyesinden 2026 yıl sonuna doğru yüzde 100’e yaklaşabilir.

BofA, aşırı fiyat hareketlerinin piyasalarda kırılganlığın arttığına işaret edebileceği uyarısında bulundu.

BofA fırsatların tamamen ortadan kalktığını düşünmüyor

Tüm risk sinyallerine rağmen Bank of America, hisse bazlı fırsatların devam ettiğini belirtiyor. Stratejistler, piyasa genelinde temkinli olunması gerektiğini ancak seçici hisse tercihleriyle yatırımcıların ek getiri elde edebileceğini ifade ediyor.

BofA’nın 2026 yıl sonu için S&P 500 hedefi 7.100 puan seviyesinde bulunurken, endeks pazartesi günü işlemlerde yaklaşık 7.450 puandan işlem gördü. Bu görünüm, banka tarafından mevcut seviyelerde yukarı yönlü potansiyelin sınırlı olduğuna ve yatırımcıların risk yönetimine daha fazla önem vermesi gerektiğine işaret eden önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.