ABD’de iş bulma umudu yılın en düşük seviyesine geriledi
ABD’de iş gücü piyasasına yönelik algı mayıs ayında belirgin şekilde zayıfladı. New York Fed tarafından yayımlanan son tüketici beklenti anketine göre, iş arayanların yeni bir iş bulma konusundaki iyimserliği yılın en düşük seviyesine gerilerken, çalışanların işlerini kaybetme korkusu da arttı. Araştırma, ne oldu, kimleri etkiliyor, neden önem taşıyor ve ekonomiye nasıl yansıyabilir sorularına dikkat çekici yanıtlar veriyor.
Anket sonuçları, güçlü gelen mayıs ayı istihdam verilerine rağmen Amerikalıların iş gücü piyasasına ilişkin daha temkinli bir görünüm benimsediğini ortaya koydu. Aynı zamanda enflasyon beklentilerinde önemli bir değişim görülmedi.
İş bulma beklentisi geriledi
New York Fed’in araştırmasına göre önümüzdeki 12 ay içinde yeni bir iş bulabileceğine inananların oranı mayıs ayında 2,3 puan düşerek yüzde 43,7’ye indi. Bu seviye, Aralık ayından bu yana kaydedilen en düşük oran olarak öne çıktı.
Öte yandan işini kaybetme olasılığına ilişkin algı da yükseldi. Katılımcıların önümüzdeki bir yıl içinde işsiz kalabileceğine yönelik beklentisi yüzde 15,1’e çıktı.
İş bulma ihtimaline yönelik beklenti yüzde 43,7’ye gerileyerek yılın en düşük seviyesine inerken, iş kaybetme endişesi yüzde 15,1’e yükseldi.
Bu tablo, iş gücü piyasasında görünümün güçlü istihdam rakamlarına rağmen tüketiciler tarafından daha kırılgan algılandığını gösteriyor.
Enflasyon beklentileri yüksek kalmaya devam ediyor
Araştırma, tüketicilerin fiyat artışlarına yönelik beklentilerinin ise büyük ölçüde değişmediğini ortaya koydu. Önümüzdeki 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 3,6’dan yüzde 3,5’e geriledi.
Üç yıllık ve beş yıllık enflasyon beklentileri ise sırasıyla yüzde 3,1 ve yüzde 3 seviyelerinde sabit kaldı.
Tüketiciler önümüzdeki bir yılda enflasyonun yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörürken, uzun vadeli beklentilerde kayda değer bir değişim yaşanmadı.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve uygulanan gümrük tarifeleri, enflasyon endişelerini canlı tutan başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Tüketici güveni zayıflıyor
Anket sonuçları, son dönemde açıklanan diğer ekonomik göstergelerle paralel olarak tüketici güvenindeki bozulmaya işaret etti.
Katılımcılar arasında mali durumunun geçen yıla göre daha kötü olduğunu düşünenlerin oranı, Ocak 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Ayrıca daha fazla tüketici, önümüzdeki 12 ay içinde finansal koşullarının kötüleşeceğini düşünüyor.
Bu durum, yüksek enerji maliyetleri ve yaşam giderlerindeki artışın hane halkı bütçeleri üzerindeki baskısını yansıtıyor.
Borç ödeme riski yükseliyor
Araştırmada dikkat çeken bir diğer gelişme ise borç ödeme kapasitesine ilişkin beklentiler oldu. Katılımcıların önümüzdeki üç ay içinde asgari borç ödemelerini kaçırma ihtimali yükseldi.
Özellikle lise ve altı eğitim seviyesine sahip bireyler ile yıllık geliri 100 bin doların altında olan tüketicilerde ödeme güçlüğü beklentisinin daha belirgin olduğu görüldü.
Borç ödemelerini aksatma ihtimalinin yükselmesi, düşük ve orta gelirli hanelerde finansal baskının arttığına işaret ediyor.
Fed faiz kararı öncesi karışık sinyaller
Araştırma, Fed’in faiz kararı öncesinde ekonomiden gelen karışık sinyalleri de ortaya koydu. Güçlü istihdam verileri iş gücü piyasasının dirençli kaldığını gösterirken, tüketicilerin beklentileri daha temkinli bir tablo çiziyor.
Piyasalar, 16-17 Haziran tarihlerindeki toplantıda Fed’in faiz oranlarını sabit bırakmasını bekliyor. Ancak yüksek enerji fiyatları ve yüzde 3,8 seviyesine ulaşan enflasyon göstergeleri, politika yapıcıların temkinli duruşunu korumasına neden olabilir.
İş bulma beklentisi yüzde 43,7’ye gerilerken iş kaybetme ihtimali yüzde 15,1’e yükseldi. Tüketicilerin bir yıllık enflasyon beklentisi ise yüzde 3,5 olarak ölçüldü.
ABD’de istihdam verileri güçlü görünse de tüketicilerin iş gücü piyasasına ve kişisel finansal durumlarına ilişkin güveni zayıflıyor.
Zayıflayan tüketici güveni ve artan ekonomik belirsizlik, Fed’in faiz politikasına yönelik beklentileri etkileyebilir. Aynı zamanda tüketim harcamaları, kredi talebi ve finans sektöründeki risk algısı üzerinde baskı oluşturabilir.
