ING: Fed daha şahin bir duruş sergilese de uzun süreli faiz arası bekliyoruz
ING, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) haziran toplantısında daha şahin bir duruş sergilediğini ancak kurumun temel beklentisinin faizlerin uzun süre sabit tutulması yönünde olduğunu belirtti.
Kurumun değerlendirmesine göre Fed, Kevin Warsh’ın başkanlığındaki ilk toplantıda politika faizini değiştirmezken, karar metninde fiyat istikrarına verilen vurgu artırıldı ve güncellenen projeksiyonlar daha sıkı bir para politikası görünümüne işaret etti.
Fed projeksiyonlarında şahinleşme
ING, güncellenen nokta grafiğinde (dot plot) 18 Fed üyesinin 9’unun bu yıl faiz artışı öngördüğünü, mart ayında ise hiçbir üyenin faiz artışı tahmininde bulunmadığını belirtti.
Raporda, bir üyenin önümüzdeki altı ayda üç faiz artışı beklediği, beş üyenin iki faiz artışı, üç üyenin ise bir faiz artışı öngördüğü ifade edildi. Sekiz üye faizlerde değişiklik beklemezken, bir üye faiz indirimi tahmininde bulundu.
Kurum, medyan beklentinin bu yıl bir faiz artışına işaret ettiğini, ardından 2027 ve 2028 yıllarında faiz indirimlerinin öngörüldüğünü kaydetti.
ING beklentisini değiştirmedi
Buna karşın ING, Fed’e ilişkin temel görüşünü koruduğunu belirtti.
Raporda, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını öngören anlaşmaya yönelik gelişmeler sonrasında enerji fiyatlarında görülen düşüşün enflasyon görünümünü destekleyebileceği ifade edildi.
ING ayrıca tüketici güveninin düşük seviyelerde bulunması, reel hanehalkı gelirlerindeki zayıf görünüm, konut kiralarındaki yavaşlama, ücret artışlarının zayıflaması ve gümrük tarifelerinin etkisinin azalmasının zamanla Fed’in enflasyona ilişkin endişelerini hafifletebileceğini değerlendirdi.
Bu çerçevede kurum, Fed’in yaklaşık 12 ay boyunca faizlerde değişikliğe gitmemesinin en olası senaryo olmaya devam ettiğini belirtti.
Dolar güç kazandı
ING, Fed’in fiyat istikrarına yönelik vurgusunun ardından doların güçlendiğini ifade etti.
Kurum, daha şahin Fed görünümünün yaz aylarında EUR/USD paritesini 1,15 seviyesine doğru baskılayabileceğini, ABD tahvil getirilerinin ise yüksek seviyelerde kalabileceğini değerlendirdi.
