Avrupa tahvil piyasasında sert satış: Getiriler yeniden yükselişte

ABD ile İran arasında hafta sonu gerçekleştirilen temasların sonuçsuz kalması ve petrol fiyatlarının yeniden 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması, euro bölgesi tahvil piyasalarında satış baskısını yeniden gündeme taşıdı. Küresel risk algısının artmasıyla birlikte yatırımcılar daha temkinli pozisyon almaya yönelirken, tahvil getirilerinde yukarı yönlü hareket dikkat çekiyor.

ENERJİ FİYATLARI VE JEOPOLİTİK GERİLİM BELİRLEYİCİ OLDU

ABD-İran hattında diplomatik ilerleme sağlanamaması ve enerji maliyetlerindeki sert yükseliş, Avrupa tahvillerinde satış baskısını tetikleyen temel unsur oldu. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini yukarı çekmesi, özellikle Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikasına yönelik beklentilerin yeniden şekillenmesine yol açtı.

Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre yatırımcılar, yıl sonuna kadar ECB’den en az iki faiz artırımı beklerken, üçüncü bir artış ihtimali de güçlü şekilde gündemde kalmaya devam ediyor. Bu beklentiler tahvil getirilerinin yükselmesinde belirleyici rol oynuyor.

ALMANYA VE İTALYA TAHVİLLERİNDE YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

Almanya’nın 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 3,06 seviyesine çıkarak son dönemin yüksek seviyelerine yaklaşırken, mart sonunda görülen yüzde 3,13 seviyesi son 15 yılın zirvesi olarak öne çıkıyor. Kısa vadeli tahvillerde de hareketlilik sürerken, iki yıllık Alman tahvil getirisi 4 baz puan artışla yüzde 2,62 seviyesine yükseldi.

İtalya tarafında ise daha belirgin bir yükseliş gözleniyor. 10 yıllık İtalyan tahvil getirisi yüzde 3,86’ya ulaşırken, Almanya ile arasındaki fark (Bund-BTP spreadi) 79 baz puan seviyesinde seyrediyor. Fransa tahvillerinde de benzer bir görünüm söz konusu; OAT-Bund farkı 64,5 baz puana çıktı.

UZMANLAR NE DİYOR? PİYASALARDA BEKLENTİLER NASIL ŞEKİLLENİYOR

UniCredit stratejisti Tobias Keller, kısa süreli ateşkesin piyasalarda geçici rahatlama sağladığını ancak son gelişmelerin enerji fiyatlarındaki belirsizliğin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti. Keller’e göre, enerji piyasasındaki kırılganlık tahvil getirilerinde oynaklığı artırmaya devam edecek.

BofA ekonomisti Antonio Gabriel ise daha temkinli bir değerlendirme yaparak, mevcut durumun 1970’li yıllardaki petrol krizine benzer bir tablo oluşturmadığını, küresel ekonominin artık enerjiye bağımlılığının daha sınırlı olduğunu vurguladı.

İtalya tahvillerine yönelik değerlendirmelerde bulunan Commerzbank stratejisti Hauke Siemssen, enerji fiyatlarındaki hareketlerin bu ülke tahvilleri üzerinde daha belirgin etkiler yarattığını belirterek kısa vadede zayıf performans riskine dikkat çekti. Ancak Siemssen, uzun vadede Avrupa tahvilleri arasındaki farkların yeniden daralabileceğini öngörüyor.