ABD tahvil piyasasında gözler istihdam verisinde: Fed faiz artırımına yaklaşıyor mu?

ABD tahvil piyasalarında yatırımcıların odağı, bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Piyasalar, Amerikan ekonomisinin yüksek faizlere rağmen dayanıklılığını koruyup korumadığını görmek isterken, açıklanacak rakamların ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecek dönemdeki para politikası açısından belirleyici olması bekleniyor.

Son dönemde yükselen enerji fiyatları, yeniden hızlanan enflasyon ve güçlü kalan ekonomik göstergeler, yatırımcıların faiz indirimi beklentilerini önemli ölçüde değiştirdi. Özellikle İran savaşı sonrası petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, Fed’in önümüzdeki dönemde faiz indirimine gitmek yerine faiz artırımı seçeneğini yeniden gündemine alabileceği görüşünü güçlendirdi.

İSTİHDAM RAPORU FED BEKLENTİLERİNİ ŞEKİLLENDİRECEK

Piyasaların yakından takip ettiği mayıs ayı istihdam raporunun, ABD iş gücü piyasasının dirençli görünümünü koruduğunu göstermesi bekleniyor. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin tahminlerine göre ABD ekonomisi mayıs ayında yaklaşık 90 bin yeni istihdam oluştururken işsizlik oranının yüzde 4,3 seviyesinde sabit kalması öngörülüyor.

Güçlü gelecek bir istihdam verisi, Fed’in faiz indirimlerine yönelik güvercin söylemlerden uzaklaşmasına ve daha sıkı bir politika duruşu benimsemesine zemin hazırlayabilir.

Haziran ayında gerçekleştirilecek Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı ise yeni Fed Başkanı Kevin Warsh döneminin ilk toplantısı olması nedeniyle ayrıca önem taşıyor.

İRAN SAVAŞI SONRASI FAİZ BEKLENTİLERİ DEĞİŞTİ

Yılın ilk aylarında piyasalarda faiz indirimi beklentileri öne çıkarken, Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler tabloyu tersine çevirdi. Enerji maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerindeki baskıyı artırması, yatırımcıların Fed’in bir sonraki hamlesinin faiz artırımı olabileceğini fiyatlamasına neden oldu.

Vadeli piyasalarda yatırımcılar, Fed’in 2027 yılı ortasına kadar en az bir faiz artırımına gidebileceği ihtimalini giderek daha güçlü şekilde fiyatlıyor.

Bloomberg Economics hesaplamalarına göre savaşın başlamasından bu yana tahvil faizlerindeki yükseliş, finansal koşullarda yaklaşık 75 baz puanlık ilave Fed sıkılaşmasına eşdeğer bir etki yarattı.

TAHVİL FAİZLERİNDEKİ YÜKSELİŞ EKONOMİYİ YAVAŞLATABİLİR

DWS Americas Sabit Getirili Menkul Kıymetler Bölümü Başkanı George Catrambone, tahvil getirilerindeki yükselişin ekonomiyi baskılayan önemli bir unsur haline geldiğini belirtiyor.

Uzmanlara göre iki yıllık ve on yıllık tahvil faizlerinde yaşanan yükseliş, konut kredilerinden şirket finansman maliyetlerine kadar birçok alanda ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturuyor.

Artan enflasyon nedeniyle reel ücretlerde yaşanan kayıpların da tüketici harcamalarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Bu durumun önümüzdeki aylarda ekonomik büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturabileceği ifade ediliyor.

10 YILLIK TAHVİLDE YÜZDE 5 SENARYOSU GÜNDEMDE

ABD’nin gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil faizi son haftalarda yüzde 4,44 seviyelerine gerilemiş olsa da, şubat sonuna kıyasla hâlâ yaklaşık yarım puan daha yüksek seyrediyor.

Piyasalarda dikkat çeken bazı opsiyon işlemleri ise 10 yıllık tahvil faizinin önümüzdeki aylarda yeniden yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkabileceğine işaret ediyor. Böyle bir seviye en son 2023 yılında görülmüştü.

Tahvil faizlerinin yükselmesi, mortgage kredileri ve şirketlerin borçlanma maliyetleri açısından da kritik önem taşıyor.

ENFLASYON FED’İN ELİNİ ZORLUYOR

Geçen hafta açıklanan veriler, Fed’in en çok takip ettiği enflasyon göstergelerinden biri olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 3,8 arttığını ortaya koydu.

Bu oran, Fed’in uzun vadeli yüzde 2 enflasyon hedefinin oldukça üzerinde bulunuyor.

Enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi ve istihdam piyasasının güçlü kalması durumunda piyasalarda daha agresif faiz artışı beklentilerinin oluşabileceği değerlendiriliyor.

AmeriVet Securities ABD Faiz Stratejisi Başkanı Gregory Faranello, mevcut ekonomik koşullar altında tek bir faiz artışının bile yeterli olmayabileceği görüşünü dile getiriyor.

KISA VADELİ TAHVİLLERE İLGİ ARTIYOR

Faiz artışı beklentilerinin güçlenmesiyle birlikte kısa vadeli ABD tahvilleri yatırımcıların yeniden radarına girdi.

Fed’in mevcut yüzde 3,5 – 3,75 politika faiz aralığının üzerinde işlem gören iki yıllık tahviller, piyasalardaki sıkılaşma beklentilerini yansıtıyor.

Wellington Management portföy yöneticilerinden Loren Moran, yapay zekâ yatırımlarının desteklediği ekonomik büyüme ve enflasyon riskleri nedeniyle uzun süre devlet tahvillerine karşı temkinli yaklaştıklarını belirtti.

Ancak son dönemde faizlerde yaşanan yükselişin ardından kısa vadeli tahvillerin yatırımcılar açısından daha cazip ve savunmacı bir alternatif haline geldiğini ifade etti.

PİYASALAR FED’İN YENİ MESAJINI BEKLİYOR

Fed yetkililerinin giderek artan bölümü, merkez bankasının bir sonraki hamlesinin faiz artırımı da olabileceği mesajının daha açık verilmesi gerektiğini savunuyor.

Bu nedenle cuma günü açıklanacak istihdam verileri yalnızca iş gücü piyasasının durumunu değil, aynı zamanda Fed’in önümüzdeki aylarda izleyeceği politika rotasını da şekillendirecek kritik göstergeler arasında yer alıyor.