Bundesbank’tan kritik uyarı: Alman ihracatı Çin karşısında güç kaybediyor

Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel’in yaptığı son değerlendirmeler, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin artık yalnızca geçici bir yavaşlama değil, doğrudan yapısal bir güç kaybı yaşadığına işaret etti. Özellikle Çin’in sanayi üretimi ve teknoloji alanındaki hızlı yükselişi, yıllardır küresel ihracatın lider ülkeleri arasında yer alan Almanya’nın geleneksel üstünlüğünü ciddi şekilde zorluyor. Bundesbank’ın verdiği mesajlar, Alman ekonomisi açısından yeni dönemin çok daha sert rekabet koşullarıyla şekilleneceğini ortaya koydu.

ALMAN SANAYİSİNDE ÇİN ALARMI BÜYÜYOR

Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Hessen eyaletinin Darmstadt kentinde düzenlenen 79. Para Politikası Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, Alman ekonomisinin uzun yıllardır dayandığı ihracat gücünün ciddi baskı altında olduğunu söyledi. Nagel, özellikle Çin merkezli rekabetin Alman üreticileri küresel pazarda zorlamaya başladığını belirtti.

Nagel, Alman ekonomisinin lokomotif sektörlerinde yaşanan pazar kayıplarını “ciddi bir uyarı sinyali” olarak tanımladı.

Son yıllarda Çin’in üretim kapasitesini hızla artırmasının yalnızca düşük maliyet avantajı yaratmadığını belirten Nagel, aynı zamanda teknoloji ve mühendislik alanlarında da Çin şirketlerinin önemli ilerleme kaydettiğini ifade etti. Bu durumun Almanya’nın geleneksel üstünlüğünü zayıflattığını söyledi.

ELEKTRİKLİ ARAÇ VE MAKİNE SANAYİSİNDE GÜÇ DENGESİ DEĞİŞİYOR

Bundesbank Başkanı’na göre Çin’in rekabet gücünü en sert şekilde artırdığı alanlar arasında elektrik endüstrisi, otomotiv ve makine mühendisliği sektörleri bulunuyor. Bu sektörler uzun yıllardır Alman ekonomisinin büyüme motoru olarak görülüyordu.

Nagel, özellikle otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün Almanya açısından kritik sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Elektrikli araç teknolojilerinde Çinli üreticilerin küresel ölçekte agresif büyümesi, Alman markalarının pazar payı kaybetmesine neden oldu.

“Almanya’nın dünya lideri olduğu alanlarda artık Çin lehine değişen bir tablo görüyoruz” ifadeleri dikkat çekti.

Çin’in yalnızca üretim hacmiyle değil, batarya teknolojileri, tedarik zinciri kontrolü ve düşük maliyetli yüksek teknoloji üretimiyle de öne çıktığına dikkat çekildi.

ÇİN’E İHRACATTA DRAMATİK DÜŞÜŞ

Bundesbank verilerine göre Almanya’nın Çin’e yaptığı ihracat 2021-2025 döneminde yaklaşık yüzde 20 geriledi. En sert düşüş ise otomotiv sektöründe yaşandı.

Nagel, Alman araç ihracatının son yıllarda neredeyse yarı yarıya düştüğünü belirterek, toplam ihracat kaybının büyük kısmının otomotiv sektöründen kaynaklandığını söyledi. Alman otomobil üreticilerinin Çin pazarında eskisi kadar güçlü konumda olmadığını vurgulayan Nagel, rekabetin artık çok daha sert hale geldiğini ifade etti.

Özellikle Çin’in kendi yerli otomobil markalarını hızla büyütmesi ve elektrikli araç üretiminde küresel liderliğe oynaması, Alman otomotiv devlerini baskı altına aldı.

ALMAN EKONOMİSİNDE BÜYÜME HIZI TARİHİ DÜŞÜK SEVİYEDE

Nagel’in dikkat çektiği bir diğer başlık ise Almanya’nın zayıflayan büyüme performansı oldu. Bundesbank Başkanı, ülkenin potansiyel büyüme oranının yıllık yüzde 0,4 seviyesine kadar gerilediğini açıkladı.

Bu seviyenin Almanya gibi sanayi odaklı bir ekonomi için oldukça düşük olduğuna dikkat çeken Nagel, mevcut tabloyu “alarm verici” olarak değerlendirdi. Enerji maliyetleri, yüksek iş gücü giderleri, azalan verimlilik ve küresel rekabet baskısının Alman ekonomisini zorladığını belirtti.

Uzmanlara göre özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yükselen enerji maliyetleri de Alman sanayisinin rekabet gücünü önemli ölçüde zayıflattı.

İŞ GÜCÜ KRİZİ DERİNLEŞİYOR

Bundesbank Başkanı, Almanya’nın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin de yaşlanan nüfus ve iş gücü açığı olduğunu söyledi. Avrupa’nın en hızlı yaşlanan ülkeleri arasında bulunan Almanya’da üretim kapasitesinin korunabilmesi için daha fazla çalışanın sisteme dahil edilmesi gerektiği belirtildi.

Nagel, özellikle kadınların ve yarı zamanlı çalışanların iş gücüne daha fazla katılımını sağlayacak reformların hızlandırılmasını istedi. Vergi sistemi ve sosyal güvenlik düzenlemelerindeki mali yüklerin azaltılması gerektiğini vurguladı.

Ek çalışma saatlerini teşvik edecek yeni modellerin devreye alınmasını öneren Nagel, erken emeklilik uygulamalarının da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

ERKEN EMEKLİLİK SİSTEMİ TARTIŞMA YARATTI

Nagel, 45 yıl prim ödeyen çalışanlara sunulan kesintisiz erken emeklilik hakkının sürdürülebilir olmadığını savundu. Bu uygulamanın deneyimli ve nitelikli iş gücünün sistemden erken ayrılmasına yol açtığını ifade etti.

Emeklilik yaşının ortalama yaşam süresiyle bağlantılı hale getirilmesini öneren Nagel, aksi durumda emeklilik sisteminin finansmanının ciddi risk altına girebileceğini söyledi.

Bundesbank Başkanı ayrıca Almanya’nın daha fazla nitelikli göçe ihtiyaç duyduğunu belirterek, reformdan geçirilen Nitelikli İş Gücü Göçü Yasası’nın aktif şekilde uygulanması gerektiğini ifade etti.

Nagel, iş gücü açığının kapatılamaması halinde Alman ekonomisinin üretim kapasitesinin kalıcı biçimde daralabileceği konusunda hükümete uyarıda bulundu.