Fed faiz kararını açıkladı: Politika faizi sabit kaldı
Trump’ın faiz oranlarını düşürme yönündeki ısrarlı baskısına rağmen, Federal Reserve faiz oranlarını değiştirmeden bıraktı.
ABD Merkez Bankası, para politikasında frene basmaya devam etti. FOMC toplantısı sonrası yapılan açıklamada, federal fonlama faizinin yüzde 3,50 – 3,75 aralığında bırakıldığı bildirildi. Banka, uzun vadeli hedefleri olan maksimum istihdam ve yüzde 2 enflasyon amacından sapmadığını yineledi.
ABD Merkez Bankası (Fed), son politika değerlendirmesinde ekonomiye dair daha güçlü bir tablo çizdi. Banka, iş gücü piyasasında dengelenme sinyallerinin belirginleştiğini vurgularken, ekonomik büyümenin de beklentilerin üzerinde bir performans sergilediğini ifade etti. Böylece Fed, geçen ay kullandığı “ılımlı” büyüme tanımını geride bırakarak daha iyimser bir değerlendirmeye geçmiş oldu.
BÜYÜME GÜÇLÜ, İSTİHDAM DENGELİ
Fed’in açıklamasında ekonomik faaliyetlerin dirençli seyrini koruduğu ve iş gücü piyasasında ciddi bir zayıflama emaresi görülmediği belirtildi. İşe alımların daha kontrollü bir tempoya indiği, ancak istihdam tarafında sert bir bozulma yaşanmadığı kaydedildi.
Merkez bankası, ekonominin sağlıklı bir hızda büyüdüğünü ve iş gücü piyasasında istikrarın güçlendiğini açıkça ortaya koydu. Bu tablo, politika yapıcıların para politikasında aceleci bir gevşeme adımı atmasını gereksiz kılıyor.
FAİZ İNDİRİMİNE TEMKİNLİ YAKLAŞIM
Fed yetkilileri, faiz indirimi konusunda temkinli bir çizgide ilerliyor. Çoğu üye, yıl içinde borçlanma maliyetlerinde ilave düşüşler olabileceğini öngörse de, enflasyonun kalıcı biçimde gerilediğine dair daha net sinyaller görmek istiyor.
Yetkililer, enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyrettiğini ve %2 hedefine yaklaşıldığına dair güçlü kanıtlar oluşmadan yeni indirimlerin sınırlı kalabileceğini belirtiyor. Fed’in tercih ettiği fiyat göstergesine göre yıllık enflasyon oranı kasım ayında %2,8 seviyesinde ölçüldü. Bu oran, geçen yıla kıyasla hafif bir yükselişe işaret ediyor.
KARARA MUHALEFET GELDİ
Faiz oranlarını sabit tutma kararına Komite içinde tam destek gelmedi. Valiler Stephen Miran ve Christopher Waller, para politikasında daha hızlı gevşeme gerektiğini savunarak çeyrek puanlık ek bir indirimden yana tavır aldı.
Bu görüş ayrılığı, Fed içinde faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin farklı bakış açıları bulunduğunu gözler önüne serdi. Miran’ın kısa süre önce göreve getirilmiş olması ve Waller’ın Fed başkanlığı için potansiyel adaylar arasında anılması, bu muhalefeti daha da dikkat çekici hale getirdi.

TRUMP–POWELL GERİLİMİ YENİDEN GÜNDEMDE
Fed’in faizleri sabit bırakması, eski Başkan Donald Trump’ın uzun süredir sürdürdüğü eleştirileri yeniden alevlendirebilir. Trump, Powell’ı kısa vadeli faizleri daha hızlı düşürmemekle suçluyor.
Fed’in politika faizini aşağı çekmesi; konut kredileri, taşıt finansmanı ve ticari krediler başta olmak üzere birçok alanda borçlanma maliyetlerini aşağı yönlü etkileyebiliyor. Ancak piyasa dinamikleri de bu oranlar üzerinde belirleyici rol oynadığı için merkez bankası adımlarının etkisi her zaman bire bir yansımıyor.
Fed, faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek para politikasında “bekle-gör” yaklaşımını sürdürdüğünü net biçimde ortaya koydu. Komite, ilerleyen dönemde atılacak adımların ise tamamen veri akışına bağlı olacağını duyurdu. Açıklamada, ekonomik veriler, risk dengesi ve küresel gelişmelerin karar sürecinde belirleyici olmaya devam edeceği ifade edildi.
ENFLASYON HÂLÂ YÜKSEK SEVİYEDE
Fed’in değerlendirmesine göre ABD ekonomisi büyümesini korurken, fiyat baskıları tam anlamıyla kontrol altına alınmış değil. Ekonomik faaliyetin dirençli seyrini sürdürdüğü, iş gücü piyasasında ise daha ılımlı bir tablo oluştuğu aktarıldı. İstihdam artış hızında yavaşlama görülse de işsizlik oranında belirgin bir bozulma yaşanmadığı kaydedildi.
Komite, enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam ettiğini vurgulayarak para politikasında gevşeme için henüz erken olduğu mesajını verdi. Bu çerçevede, para politikası duruşunun gerektiği süre boyunca sıkı kalabileceğinin altı çizildi.
GELECEK ADIMLAR VERİLERE BAĞLI
Fed, bundan sonraki süreçte faiz patikasına ilişkin aceleci davranmayacak. Komite, iş gücü piyasası göstergeleri, enflasyon eğilimleri, beklentiler ve finansal koşullardaki gelişmeleri yakından izleyecek. Küresel ekonomik riskler de karar mekanizmasında önemli rol oynayacak.
Yetkililer, hedeflere ulaşmayı zorlaştırabilecek yeni riskler oluşması halinde para politikası araçlarının yeniden ayarlanabileceğini açıkça belirtti.
KARARDA GÖRÜŞ AYRILIĞI
Bu toplantı, Fed içinde fikir ayrılıklarının daha görünür hale geldiği bir süreç olarak kayda geçti. Başkan Jerome Powell ve çoğunluğu oluşturan üyeler faiz oranının korunması yönünde oy verdi. Ancak iki üye, ekonomideki koşulların sınırlı bir faiz indirimi için uygun olduğunu savundu.
Stephen I. Miran ile Christopher J. Waller, politika faizinde 25 baz puanlık indirim yapılması gerektiğini belirterek çoğunluğa katılmadı. Bu ayrışma, Fed içinde faiz indirimlerinin zamanlamasına dair farklı bakış açıları bulunduğunu gösterdi.
YENİ AÇIKLAMADA NE DEĞİŞTİ?
Yeni açıklamada ilk kez yer alan metin kırmızı renkte ve altı çizili olarak belirtilmiştir.
Her iki açıklamada da siyah metin yer almaktadır.

