TCMB ve BDDK’dan limit müdahalesi: Kredi kartı limitlerine gelir ayarı geldi
Gece yarısı gelen finansal düzenlemeler, kredi piyasalarından kart limitlerine kadar geniş bir alanı etkilerken, ekonomi çevrelerinde “kontrollü soğutma” tartışmasını alevlendirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından duyurulan adımlar; tüketim eğilimleri, borç yönetimi ve bankacılık riskleri açısından yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor.
KREDİ PİYASASINDA “RİSK AYARI” DÖNEMİ
Finans otoritelerinin son hamleleri, kredi büyümesini hız kesmeye zorlayan ama tamamen kilitlemeyen bir çerçeve sunuyor. Döviz cinsi kredilere getirilen büyüme sınırlamaları ve kredili mevduat hesaplarındaki (KMH) artış kısıtları, sistemdeki kaldıraç seviyesini kontrol altında tutmayı hedefliyor.
Bu adımların temel amacı, kredi hacmini daraltmaktan çok, geri ödenebilir borç yapısını korumak olarak öne çıkıyor.
TCMB CEPHESİNDE SIKI PARA POLİTİKASINA DESTEK ADIMLARI
Eski Merkez Bankası Başekonomisti Ali Hakan Kara, alınan kararların para politikasıyla uyumlu bir çerçeve sunduğunu belirtiyor. Yüksek enflasyon ortamında politika faizinde hızlı gevşeme alanı olmadığını vurgulayan Kara’ya göre, yan etkileri sınırlamak için makro ihtiyati araçlar devrede tutuluyor.
Dr. Burcu Aydın ise tabloyu daha net bir ifadeyle özetliyor: Kredi kanalları kontrollü biçimde daraltılıyor. Döviz kredilerde büyüme hızının düşürülmesi ve tüketici KMH’lerine getirilen tavanlar, bireysel borçlanmanın ivmesini azaltmayı hedefliyor.
BDDK’DAN BORÇ YÖNETİMİNE ODAKLI MESAJ
Bankacılık tarafındaki düzenlemeler daha çok borç kalitesine odaklanıyor. Şenol Babuşcu, yapılan değişikliklerin “sert fren” değil, “ince ayar” olduğunu ifade ediyor. Yapılandırma imkânlarının genişletilmesi geçmiş borçları yönetmeyi kolaylaştırırken, yeni borçlanmaya daha temkinli bir çerçeve getiriliyor.
Mesaj açık: Borç uzatılabilir ama sınırsız kredi dönemi kapanıyor.
Konut kredilerinde birinci–ikinci el ayrımının kaldırılması ise piyasada farklı yorumlandı. İlk konuta erişimi kolaylaştıran ama yatırım amaçlı konut alımlarında temkinli duran bir yaklaşımın öne çıktığı belirtiliyor.
KREDİ KARTI LİMİTLERİ TARTIŞMA YARATTI
Kart limitlerinin gelirle daha sıkı ilişkilendirilmesi ve yüksek limitlerin aşağı çekilebilmesi, ekonomistler arasında görüş ayrılığı doğurdu. Finans analisti Emrah Gürelli, limitini aktif kullanmayan kesimin de düzenlemeden etkilenmesini sorguluyor. Ona göre kısa vadede bazı tüketiciler limit düşüşü olmadan önce harcamayı artırma eğilimine girebilir.
Haydar Acun ise kullanılmayan limitlerin tamamen risk olarak görülmesini eleştiriyor. Beklenmedik harcamalar için kart limitlerinin bir güvence işlevi gördüğünü savunuyor.
Benzer bir noktaya değinen Orkun Gödek, düzenli ödeme yapanlarla sorunlu borçluların ayrıştırılması gerektiğini ifade ediyor. Harcama türlerine göre veri analizi yapılabileceğini belirterek daha hedefli bir uygulama çağrısında bulunuyor.
EĞİTİM HARCAMALARI VE KMH ENDİŞESİ
Finans uzmanı Evren Kirikoğlu, özellikle özel okul ödemelerinde kart taksit uygulamalarının sekteye uğrayabileceğini belirtiyor. Limitlerin düşmesiyle ailelerin KMH’ye yönelme ihtimali gündeme geliyor.
Bu durum, faizsiz kart taksitlerinin yerini daha maliyetli borçlanma araçlarının alabileceği riskini beraberinde getiriyor.
GENEL DEĞERLENDİRME: TÜKETİM DENGESİ YENİDEN KURULUYOR
Yeni düzenlemeler; enflasyonla mücadele, finansal istikrar ve borç sürdürülebilirliği arasında denge kurma çabasının ürünü olarak görülüyor. Tüketim harcamalarının kredi yerine gelirle uyumlu seyretmesi hedeflenirken, bankacılık sisteminde batık riskinin artmasının önüne geçilmek isteniyor.
