Reel kesim güveni ekimde azaldı
TCMB verilerine göre mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi, ekimde 1,4 puan azalarak 101,1’e geriledi. Arındırılmamış endeks ise 2,2 puan düşüşle 99,8 oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim 2026 Reel Kesim Güven Endeksi sonuçlarını açıkladı.
Endeksi oluşturan unsurlardan genel gidişat, gelecek üç aydaki üretim hacmi, son üç aydaki toplam siparişler ve mevcut toplam siparişlere ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.
Mevcut mamul mal stokları, sabit sermaye yatırım harcamaları, gelecek üç aydaki istihdam ve ihracat siparişlerine ilişkin değerlendirmeler ise endeksi destekledi.
İç piyasa siparişlerinde görünüm zayıfladı
Son üç aya ilişkin değerlendirmelerde, iç piyasa siparişlerinde artış bildirenlerin ağırlıkta olduğu görünüm, azalış bildirenler lehine döndü. Üretim hacminde artış bildirenler lehine olan seyir de zayıfladı.
Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmeler güçlendi. Mamul mal stoklarında ise mevsim normallerinin üzerinde stok bildirenler lehine olan görünüm, normallerin altında stok bildirenler lehine değişti.
İhracat, istihdam ve yatırım beklentileri güçlendi
Gelecek üç ayda üretim hacmi ve iç piyasa siparişlerinde artış bekleyenler lehine olan seyir zayıflarken, ihracat siparişlerinde artış beklentisi güçlendi.
Gelecek üç aydaki istihdama ve gelecek 12 aydaki sabit sermaye yatırım harcamalarına ilişkin artış yönlü beklentiler de önceki aya göre güç kazandı.
Yıllık ÜFE beklentisi yüzde 30,4’e indi
Gelecek üç ayda ortalama birim maliyetlerin artmasını bekleyenler lehine olan seyir bir miktar güçlendi. Buna karşılık aynı dönemde satış fiyatlarına ilişkin artış beklentileri zayıfladı.
Gelecek 12 aylık dönem sonuna ilişkin yıllık üretici enflasyonu beklentisi 0,6 puan azalarak yüzde 30,4’e geriledi.
İşyerlerinin yüzde 12,8’i talep yetersizliğine işaret etti
Ankete katılan işyerlerinin yüzde 55,6’sı üretimlerini kısıtlayan bir faktör bulunmadığını bildirdi. İşyerlerinin yüzde 12,8’i ise üretimi kısıtlayan en önemli faktör olarak talep yetersizliğini gösterdi.
Talep yetersizliğini sırasıyla mali imkânsızlıklar, hammadde ve ekipman yetersizliği, işgücü yetersizliği ve diğer faktörler izledi.
