ABD ve İran anlaşmaya vardı: İmzalar 19 Haziran’da İsviçre’de atılacak

ABD ile İran arasında yaklaşık üç aydır sürdürülen müzakerelerde kritik aşamaya gelindi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, tarafların uzlaşmaya vardığını ve nihai anlaşmanın 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanacağını açıkladı. Açıklamanın ardından ABD Başkanı Donald Trump da anlaşmanın tamamlandığını doğruladı.

Şerif, yaptığı açıklamada tüm tarafların Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı biçimde durdurma konusunda mutabık kaldığını bildirdi.

Trump: Anlaşma artık tamamlandı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in duyurusunun ardından konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik sürecin sonuçlandığını belirterek, “İran ile yapılan anlaşma artık tamamlandı.” ifadelerini kullandı.

Trump, mutabakatın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticari geçişlere yeniden açılacağını ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılacağını açıkladı. ABD Başkanı, yaptırımların tamamen kaldırılmasına ilişkin değerlendirmelerin de sürece bağlı olarak ele alınacağını ifade etti.

Trump, İran’a doğrudan nakit ödeme yapılmayacağını ancak mevcut yaptırımların potansiyel olarak kaldırılabileceğini söyledi.

İsrail’in saldırıları süreci etkiledi

Trump, daha önce yaptığı açıklamada anlaşmanın imzalanma aşamasına geldiğini ancak İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının süreci birkaç saat geciktirdiğini belirtmişti.

Fox News’e telefon bağlantısıyla katılan Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü aktararak, Lübnan’a yönelik saldırılar nedeniyle rahatsızlığını dile getirdiğini söyledi. Trump, bölgede yeni askeri adımların diplomatik süreci sekteye uğratmaması gerektiğini vurguladı.

ABD Başkanı, anlaşmanın elektronik ortamda kısa süre içinde onaylanabileceğini, yüz yüze imza sürecinin ise gelecek hafta Avrupa’da gerçekleştirileceğini ifade etti.

İran’dan İsrail’e sert mesajlar geldi

İsrail’in Beyrut’un güneyine düzenlediği saldırıların ardından İranlı yetkililerden peş peşe açıklamalar geldi. İran ordusu, olası bir karşılık için hazırlıklı olduklarını duyururken, ülkenin üst düzey siyasi ve askeri isimleri misilleme mesajları verdi.

İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komitesi yetkilileri, İsrail’in saldırılarına güçlü bir yanıt verileceğini belirtirken, İran lideri Mücteba Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti de “füze rampalarının hazır olduğunu” ifade etti.

ABD-İran anlaşmasının öne çıkan maddeleri

Yaklaşık 3 aydır devam eden görüşmeler sonucunda şekillenen mutabakat zaptının tüm detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Ancak Reuters’a konuşan İranlı bir yetkili, taslağın içeriğine ilişkin önemli bilgiler verdi.

Buna göre İran, nükleer silah üretmeyeceğini ve edinmeyeceğini taahhüt edecek. Nihai anlaşma sağlanıncaya kadar uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde ve nükleer tesislerin kapasitesinde mevcut durum korunacak.

ABD yönetiminin ise yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının İran içinde seyreltilmesine onay verdiği belirtildi. Ayrıca Washington yönetiminin, nihai anlaşma imzalanana kadar Tahran’a yeni yaptırım uygulamama konusunda mutabakata vardığı ifade edildi.

İran’a petrol yaptırımlarında esneklik sağlanacak

İranlı yetkilinin verdiği bilgilere göre, ABD yönetimi İran’a uyguladığı petrol yaptırımlarını belirli bir süreliğine askıya alacak. Bu kapsamda Tahran yönetiminin uluslararası piyasalara yeniden petrol satabilmesinin önü açılacak.

Söz konusu adımın, küresel enerji ticareti açısından önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçmesi bekleniyor.

İran’ın 25 milyar dolarlık varlığı serbest bırakılacak

Mutabakat kapsamında Trump yönetiminin, İran’a ait dondurulmuş varlıkların bir bölümünü serbest bırakmayı kabul ettiği öne sürüldü. Buna göre toplam 25 milyar dolarlık kaynağın doğrudan finansal transferler, bölgesel iş birlikleri ve kredi mekanizmaları aracılığıyla erişime açılması planlanıyor.

Ayrıca, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açılacağı ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasının kaldırılacağı ifade edildi.

Böylece ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden diplomatik temasların ardından, bölgesel güvenlik ve enerji piyasalarını yakından ilgilendiren yeni bir sürece girilmiş oldu.