ABD’de yeni konut satışları beklentileri aştı

ABD konut piyasasına ilişkin mart ayı verileri, talep tarafında güçlü bir tablo ortaya koyarken fiyatlarda dikkat çeken bir geri çekilmeye işaret etti. Açıklanan rakamlar, yüksek faiz ortamına rağmen konut satışlarının dirençli kaldığını, buna karşın fiyatların aşağı yönlü düzeltme sürecine girdiğini gösterdi.

ABD’DE YENİ KONUT SATIŞLARI BEKLENTİLERİ GERİDE BIRAKTI

ABD’de yeni tek aile konut satışları mart ayında yıllıklandırılmış bazda 682 bin seviyesine çıkarak 660 binlik piyasa beklentisini aştı. ABD Sayım Bürosu ile Konut ve Kentsel Kalkınma Bakanlığı’nın ortak verilerine göre, satışlar bir önceki aya kıyasla yüzde 7,4 artarken yıllık bazda yüzde 3,3 yükseldi.

Bu performans, mortgage faizlerinin yüksek seyrettiği bir dönemde dahi konut talebinin tamamen zayıflamadığını ortaya koydu. Uzmanlar, arz koşullarındaki iyileşmenin ve fiyatlardaki geri çekilmenin talebi desteklediğine dikkat çekiyor.

KONUT ARZI ARTIYOR, PİYASA DENGELENİYOR

Mart ayı sonunda satışa hazır yeni konut stoğu 481 bin olarak açıklanırken arz süresi 9,1 aydan 8,5 aya geriledi. Bu seviyenin geçen yılın aynı dönemindeki 9,2 ayın da altına inmesi, piyasada arz-talep dengesinin kademeli olarak iyileştiğine işaret etti.

Stoklardaki artış ve arz süresindeki düşüş, piyasada sıkışıklığın azaldığını ve alıcılar için daha geniş seçeneklerin oluştuğunu gösteriyor. Analistler, bu gelişmenin fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünde.

KONUT FİYATLARINDA DİKKAT ÇEKEN GERİLEME

Yeni satılan konutların medyan fiyatı mart ayında 387 bin 400 dolara gerileyerek hem aylık hem yıllık bazda düşüş kaydetti. Şubat ayında 409 bin dolar olan medyan fiyat, aylık yüzde 5,3 gerilerken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,2 düşüş gösterdi.

Ortalama satış fiyatı da benzer şekilde aşağı yönlü bir seyir izledi. Mart ayında 503 bin 100 dolar olarak açıklanan ortalama fiyat, bir önceki ayki 521 bin dolar seviyesinin altında kaldı.

Fiyatlardaki bu geri çekilme, özellikle alım gücünün baskı altında olduğu bir dönemde talebi yeniden canlandırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.