ABD’nin İran savaşı maliyeti büyüyor: Pentagon mühimmat sıkıntısıyla karşı karşıya

ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü uzun soluklu askeri operasyonların maliyeti yalnızca sahadaki çatışmalarla sınırlı kalmadı. Pentagon kaynaklarından gelen son açıklamalar, Washington yönetiminin mühimmat stoklarında ciddi aşınma yaşadığını ve bunun doğrudan Çin-Tayvan denklemine kadar uzanan stratejik sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu. Özellikle Tayvan’a yönelik bazı silah sevkiyatlarının askıya alınması, ABD ordusunun mevcut savaş kapasitesi konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

ABD Donanma Bakan Vekili Hung Cao’nun Kongre’de yaptığı açıklama, İran savaşı nedeniyle Amerikan savunma planlamasında kritik değişiklikler yaşandığını gösterdi. Cao, “Epic Fury” adı verilen Orta Doğu operasyonu kapsamında ABD’nin elindeki mühimmat rezervlerini koruyabilmek için Tayvan’a yönelik bazı silah satışlarının geçici olarak durdurulduğunu söyledi. Bu açıklama, Washington’un aynı anda birden fazla büyük askeri krizi yönetme kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

İRAN SAVAŞI ABD CEPHANELİĞİNİ ZORLAMAYA BAŞLADI

Yaklaşık üç aya yaklaşan çatışma sürecinde ABD ordusunun binlerce füze, bomba ve hava savunma mühimmatı kullandığı belirtiliyor. Pentagon verilerine göre mayıs ortasına kadar en az 13 bin 629 mühimmat sahada tüketildi. Operasyonlar sırasında onlarca insansız hava aracı ile savaş uçağının kaybedildiği, ayrıca radar sistemleri ve bölgesel üslerde de ciddi hasarlar oluştuğu ifade edildi.

Uzmanlara göre bu tablo, ABD’nin yalnızca İran gibi bölgesel bir güç karşısında bile ne kadar yüksek bir mühimmat tüketimiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Özellikle Çin gibi çok daha büyük ve organize bir askeri güçle yaşanabilecek olası bir çatışmanın maliyetinin çok daha ağır olabileceği değerlendiriliyor.

Bloomberg Economics savunma analisti Becca Wasser, mevcut operasyon temposunun sürdürülebilir olmadığını belirterek, ABD’nin bugünkü savaş yükü nedeniyle gelecekteki hazırlık kapasitesinden ödün verdiğini söyledi. Wasser’a göre bu durum Washington’un Çin gibi rakiplere karşı uzun süreli mücadele yürütme kabiliyetini zayıflatabilir.

TAYVAN KARARI ÇİN GERİLİMİNİ YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI

ABD’nin Tayvan’a yönelik silah satışlarını yavaşlatması, Pekin-Washington hattındaki tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kısa süre önce ABD Başkanı Donald Trump’a yaptığı uyarıda, Tayvan konusunda yaşanacak yanlış hesaplamaların iki ülke arasında doğrudan çatışmaya yol açabileceğini söylediği aktarıldı.

Buna rağmen uzmanlar, Çin’in kısa vadede Tayvan’a doğrudan askeri müdahaleye hazırlandığına dair net bir işaret bulunmadığını düşünüyor. Pekin yönetiminin şu aşamada ekonomik baskı, diplomatik izolasyon ve askeri gösterilerle Tayvan üzerindeki etkisini artırmayı tercih ettiği belirtiliyor.

ABD DONANMASI UZAYAN GÖREVLER NEDENİYLE BASKI ALTINDA

İran çevresindeki operasyonlarda şu ana kadar en az 24 Amerikan savaş gemisinin görev aldığı bildirildi. ABD Donanması’nın İran limanlarına yönelik kapsamlı abluka faaliyetleri yürüttüğü belirtilirken, uzun süreli görevlerin bakım ve lojistik sistemleri üzerinde baskı oluşturduğu ifade ediliyor.

Normal şartlarda Amerikan savaş gemileri üç yıllık rotasyon planı çerçevesinde görev yapıyor. Ancak İran savaşı nedeniyle birçok geminin görev süresinin uzatıldığı kaydedildi. Bu durumun önümüzdeki yıllarda bakım süreçlerinde gecikmelere ve yeni operasyon kapasitesinde düşüşe yol açabileceği belirtiliyor.

13,2 milyar dolarlık USS Gerald R. Ford uçak gemisinin de çatışma sürecinde yoğun şekilde kullanıldığı öğrenildi. Geminin uzun görev süresi sırasında ciddi teknik sorunlar yaşadığı, Yunanistan’daki bir limanda bakım görmek zorunda kaldığı aktarıldı.

Eski ABD denizaltı kaptanı Tom Shugart, savaş dönemlerinde bakım planlarının ikinci plana itildiğini ancak bunun ilerleyen süreçte ağır bir maliyet çıkaracağını ifade etti.

FÜZE STOKLARINDAKİ ERİME ENDİŞE YARATTI

ABD’nin özellikle uzun menzilli saldırı kapasitesinde ciddi mühimmat tüketimi yaşadığı belirtiliyor. Savunma kaynaklarına göre operasyonlarda yaklaşık 1.100 adet Lockheed Martin üretimi JASSM-ER seyir füzesi ile yaklaşık 900 adet RTX Corporation üretimi Tomahawk füzesi kullanıldı.

Sorunun en kritik kısmı ise bu mühimmatların üretim hızında ortaya çıkıyor. Yıllık üretim kapasitesinin birkaç yüz adetle sınırlı olması nedeniyle stokların eski seviyesine dönmesinin yıllar sürebileceği belirtiliyor.

Özellikle İran’ın insansız hava araçlarına karşı kullanılan Patriot PAC-3 hava savunma füzelerinde de ciddi stok baskısı oluştuğu ifade ediliyor. Pentagon’un yılda 700’den az Patriot PAC-3 üretebildiği, buna karşın savaş sürecinde binlerce füzenin kullanıldığı kaydedildi.

PENTAGON “STOKLAR YETERLİ” MESAJI VERİYOR

Savunma Bakanı Pete Hegseth ise mühimmat krizine ilişkin tartışmaların abartıldığını savundu. Hegseth, ABD ordusunun elindeki stokları yakından takip ettiğini ve ihtiyaç duyulan tüm kapasiteye sahip olduklarını söyledi.

Buna rağmen Pentagon tedarik verileri, savaş öncesi seviyelere dönüşün en az 8 milyar dolarlık ek maliyet oluşturacağını gösteriyor. Sadece MQ-9 Reaper tipi insansız hava araçlarındaki kaybın bile yaklaşık 1 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor.

UZMANLAR: ABD UZUN SÜRELİ SAVAŞA ESKİSİ KADAR HAZIR DEĞİL

Eski donanma subayı Greg Malandrino’ya göre mevcut tablo, ABD ordusunun Çin’e karşı uzun süreli yüksek yoğunluklu savaş yürütme kapasitesinin sorgulanmasına neden oluyor. Malandrino, Washington’un Çin’in Tayvan hamlesini zorlaştırabilecek güce hâlâ sahip olduğunu ancak bunun uzun süre sürdürülebilir olmayabileceğini söyledi.

Avustralyalı eski hava kuvvetleri subayı Peter Layton da İran savaşının ABD’nin uzun süreli çatışmalara hazırlık kapasitesini zayıflattığını belirtti. Layton’a göre Washington’un aynı anda hem Orta Doğu’daki baskıyla hem de Çin’in Tayvan üzerindeki artan baskısıyla mücadele etmek zorunda kalması, ABD açısından oldukça riskli bir tablo oluşturuyor.