BBVA’dan Türkiye ekonomisine ilişkin yeni borç raporu

BBVA Research, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde Türkiye ekonomisinde borç sürdürülebilirliği göstergelerinin genel olarak güçlü kaldığını, ancak bireysel kredilerde risk sinyallerinin belirginleşmeye başladığını bildirdi.

Perakende kredilerde risk göstergeleri arttı

Rapora göre, tüketici kredileri ve kredi kartlarında takipteki alacak hacminde yeniden yükseliş görüldü. İhtiyaç kredilerindeki takipteki alacak oranı tarihsel zirvelerine yakın seviyelere ulaşırken, bireysel kredi segmentinde stres işaretleri öne çıktı.

Hanehalkı borçluluğunun milli gelire oranının ise makroihtiyati önlemlerin etkisiyle gelişmekte olan ülkeler arasında en düşük seviyelerde kalmayı sürdürdüğü belirtildi.

Ticari kredilerde görünüm güçlü kaldı

Şirketlere yönelik kredilerde takipteki alacak oranlarının tarihsel olarak düşük seviyelerde seyrettiği kaydedildi. Ancak ihracat alacaklarındaki zayıflamanın, 2026’nın ilk çeyreğinde reel sektörün net döviz pozisyonunda bozulmaya yol açan temel unsurlar arasında yer aldığı ifade edildi.

Net döviz pozisyonunda zayıflama dikkat çekti

BBVA Research, Türkiye’nin toplam net döviz pozisyonunun yılın ilk çeyreğinde gerilediğine işaret etti. Kamu kesimindeki bozulmanın önemli ölçüde TCMB rezervlerindeki düşüşten kaynaklandığı belirtilirken, döviz pozisyonundaki zayıflamanın kamu tarafında yoğunlaştığı vurgulandı.

Raporda ayrıca Türk lirası cinsinden kamu borcu geri ödemelerinin temmuz-ağustos döneminde yılın en yüksek seviyesine ulaşmasının beklendiği, yüksek finansman maliyetlerinin ise üçüncü çeyrekten itibaren faiz giderleri üzerinde daha belirgin etkiler oluşturabileceği kaydedildi.