DIHK’den karamsar tablo: Alman şirketlerinde güven kaybı derinleşti

Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK), Almanya ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme beklentisini dikkat çeken bir revizyonla aşağı çekti. Kurum, ülkede derinleşen yapısal sorunlar, yüksek enerji maliyetleri ve Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin ekonomik etkilerini gerekçe göstererek büyüme tahminini yüzde 1’den yüzde 0,3 seviyesine indirdi.

DIHK’nin yayımladığı güncel projeksiyon, Alman ekonomisine yönelik kötümser beklentilerin güçlendiğini ortaya koyarken, kurumun federal hükümetten bile daha karamsar bir tablo çizmesi dikkat çekti. Alman hükümeti kısa süre önce büyüme beklentisini yüzde 0,5’e düşürmüştü.

ALMAN ŞİRKETLERİNDE GÜVEN KAYBI DERİNLEŞİYOR

DIHK tarafından 23 bin şirketin katılımıyla gerçekleştirilen erken yaz dönemi iş dünyası anketi, Alman şirketlerinin ekonomik görünüme ilişkin ciddi endişeler taşıdığını gösterdi. Şirketlerin mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerinin, Kovid-19 dönemindeki olumsuz seviyelere geri döndüğü belirtildi.

Anket sonuçlarına göre şirketlerin yüzde 26’sı mevcut ekonomik durumunu “kötü” olarak tanımlarken, sadece yüzde 23’ü mevcut koşulları “iyi” olarak değerlendirdi. Ayrıca firmaların yüzde 33’ü önümüzdeki 12 aylık dönemde işlerin daha da kötüleşmesini bekliyor.

DIHK’nin büyüme tahminini yüzde 0,3’e düşürmesi, Almanya ekonomisindeki kırılganlığın giderek derinleştiğine işaret etti.

Özellikle enerji ve ham madde maliyetleri Alman şirketlerinin en büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Ankete katılan firmaların yüzde 70’i enerji ve ham madde fiyatlarını en büyük ticari risk olarak gösterdi.

ENERJİ KRİZİ VE İHRACAT SORUNLARI EKONOMİYİ ZORLUYOR

Tedarik zincirlerinde devam eden aksamalar ve küresel ekonomideki yavaşlama da Alman sanayisi üzerindeki baskıyı artırıyor. Sanayi sektörünün ihracat beklenti endeksi sıfır seviyesinden eksi 10 puana gerileyerek dış talepteki zayıflamanın belirginleştiğini ortaya koydu.

Sanayi sektöründeki ihracat beklenti endeksinin eksi 10 puana gerilemesi, dış ticaret odaklı Alman modeli için kritik bir uyarı olarak değerlendirildi.

Uzmanlar, Çin’den gelen yoğun rekabet, yüksek enerji maliyetleri ve küresel ticaretteki yavaşlamanın Almanya’nın uzun yıllardır sürdürdüğü ihracat temelli ekonomik modeli ciddi şekilde zorladığını ifade ediyor.

“ÇİFTE KRİZ” VURGUSU GELDİ

DIHK Genel Müdürü Helena Melnikov, Alman ekonomisinin yalnızca yapısal sorunlarla değil aynı zamanda Orta Doğu’daki savaşın yarattığı yeni enerji şokuyla mücadele ettiğini belirterek mevcut tabloyu “çifte kriz” olarak tanımladı.

Melnikov, üç yıllık durgunluk sürecinin ardından şirketlerin dayanma sınırına geldiğini vurgulayarak birçok firmanın artık krizlere karşı kullanabileceği mali rezervinin kalmadığını söyledi.

“Almanya’da artık kelimenin tam anlamıyla sermayemizden yiyoruz” diyen Melnikov, yüksek iş gücü maliyetleri, ağır vergi yükü ve bürokratik baskıların şirketleri ciddi şekilde zorladığını ifade etti.

Orta Doğu’daki çatışmalarla birlikte petrol, doğal gaz, akaryakıt, plastik ve inşaat malzemesi fiyatlarında yaşanan yükselişin ekonomik baskıyı daha da ağırlaştırdığına dikkat çekildi.

ALMAN EKONOMİSİNDE TOPARLANMA UMUDU ZAYIFLIYOR

Melnikov, ekonomik toparlanmaya yönelik sınırlı umutların da jeopolitik krizlerle gölgelendiğini belirterek sürdürülebilir büyümenin giderek daha uzak bir ihtimal haline geldiğini söyledi.

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ile Alman Merkez Bankası Bundesbank da ikinci çeyrekte büyümenin yavaşlayacağına yönelik uyarılarda bulunuyor. Bundesbank, özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomik etkilerinin önümüzdeki dönemde daha geniş alanda hissedileceğini vurguladı.

Avrupa Komisyonu da yüksek enerji maliyetlerini gerekçe göstererek Almanya’nın 2026 yılı büyüme tahminini yarı yarıya düşürerek yüzde 0,6 seviyesine çekmişti.

Alman ekonomisi geçen yılı yalnızca yüzde 0,2 büyümeyle tamamlamış ve üst üste üçüncü kez durgunluk yaşama riskinden son anda kurtulmuştu.