Goldman Sachs: Jeopolitik riskler küresel ekonomide yeni dönemi şekillendiriyor
Goldman Sachs, 2026 üçüncü çeyrek “Market Know-How” raporunda küresel ekonominin yeni bir “Geo Paradigma” dönemine girdiğini belirterek, jeopolitik gelişmelerin artık geçici şoklar olmaktan çıkıp yatırım kararlarını belirleyen kalıcı faktörlere dönüştüğünü değerlendirdi.
Raporda, ekonomik güvenlik, stratejik özerklik ve tedarik zinciri dayanıklılığının uzun vadeli büyüme ve yatırım performansının temel belirleyicileri haline geldiği vurgulandı. Esnek ekonomik yapıya sahip ülkelerin bu süreçte avantaj sağlayacağı, dış tedarik zincirlerine yüksek bağımlılığı bulunan ekonomilerin ise daha fazla riskle karşı karşıya kalabileceği ifade edildi.
Goldman Sachs, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarında arz baskısı yarattığını ancak Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteye yaklaşması halinde ekonomik etkilerin yönetilebilir seviyede kalabileceğini öngördü. Raporda, stratejik petrol rezervleri, Orta Doğu dışındaki üretim artışı ve Çin’deki talep düşüşünün küresel arz şokunu sınırladığı kaydedildi.
Rapora göre, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz indirimi yapma olasılığı önemli ölçüde azalırken, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yıl içinde bir faiz artışı daha yapabileceği, Japonya Merkez Bankası’nın ise faiz normalleşmesini kademeli sürdürebileceği tahmin edildi.
Goldman Sachs’ın hazırladığı “Ekonomik Güvenlik Skoru”nda ABD yüzde 74 ile en dirençli ekonomi olarak ilk sırada yer alırken, Çin yüzde 63 ile ikinci oldu. Euro Bölgesi yüzde 52, Japonya ise yüzde 50 seviyesinde yer aldı. Skorlamada ulusal güvenlik, enerji ve gıda güvenliği ile tedarik zinciri dayanıklılığı gibi kriterler dikkate alındı.
Raporda, temel yatırım senaryosu olarak yapay zeka yatırımları ve dirençli büyümenin desteklediği “reflasyon” öne çıkarılırken, Orta Doğu’daki gerilimin tırmanması halinde “yapışkan enflasyon”, gerilimin azalması halinde ise “hızlı dezenflasyon” senaryolarının gündeme gelebileceği belirtildi.
Haziran 2025-Haziran 2026 döneminde en yüksek getiriyi yüzde 44 ile gelişmekte olan ülke hisselerinin sağladığı belirtilen raporda, emtiaların ve küresel küçük ölçekli hisselerin yüzde 30, Japonya hisselerinin yüzde 29 ve ABD büyük ölçekli hisselerinin yüzde 22 getiri sunduğu aktarıldı. Küresel devlet tahvilleri ise yüzde 2 getiriyle en zayıf performans gösteren varlık grubu oldu.
Goldman Sachs, yatırımcıların iklim dönüşümü, yüksek borç seviyeleri, yaşlanan nüfus, jeopolitik parçalanma, enerji güvenliği ve yapay zeka yatırımlarının şekillendireceği yeni volatilite dönemine hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
