BBVA Research: Makroihtiyati sıkılaşma bankacılık sektöründe belirleyici olmaya devam ediyor

BBVA Research, temmuz ayı Bankacılık Sektörü Görünümü raporunda, mayıs-haziran döneminde finansal koşullarda ilave bir gevşeme yaşanmadığını, makroihtiyati sıkılaştırmanın ise kredi büyüme limitlerinin daha da kısıtlanmasıyla sektör üzerindeki temel belirleyici olmayı sürdürdüğünü bildirdi.

Raporda, kredi büyümesinin ivme kaybettiği ancak genel eğilimin son iki yılın ortalamasının üzerinde seyrettiği belirtilirken, makroihtiyati tedbirlerin en belirgin etkisinin yabancı para (YP) kredilerde görüldüğü ifade edildi. Mayıs ayında getirilen ek kısıtlamaların ardından YP kredi büyümesi yavaşlamayı sürdürürken, TL kredi büyümesi görece dirençli kaldı.

BBVA, bireysel kredilerin mayıs ortasından itibaren yeniden hızlandığını, özellikle ihtiyaç kredileri ve kredili mevduat hesaplarında ivmenin arttığını, son düzenlemelerin etkisinin ise henüz tam olarak görülmediğini belirtti.

Raporda, TL mevduata girişlerin benzer hızda devam ettiği, dolarizasyon oranının yüzde 40’ın altında kaldığı ve TL cinsi yatırım fonlarına yönelik talebin genel dedolarizasyon eğilimini desteklediği kaydedildi.

Öte yandan, bankacılık sektöründe kârlılığın 2026’nın ikinci çeyreğinde belirgin şekilde zayıfladığına dikkat çekildi. Mevduat bankalarının özkaynak kârlılığının (ROE) mayısta yüzde 24,5’e gerileyerek 2025’in ilk yarısındaki seviyelere yaklaştığı belirtilirken, BBVA yıl genelinde ROE’nin yaklaşık yüzde 25 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini, risklerin ise hafif aşağı yönlü olduğunu ifade etti.

Rapora göre, çekirdek sermaye yeterlilik oranı (CET1) gerilemesini sürdürürken, sermaye yeterlilik oranı (CAR) özel bankalarda yüzde 17, kamu bankalarında ise yüzde 15,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu görünümün, sermaye tamponlarında daha hızlı bir erimeye işaret ettiği vurgulandı