Türkiye ile Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti anlaşması
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ilişkiler açısından önemli bir adım daha atıldı. İki ülke, diplomatik ve hususi pasaport sahiplerini kapsayan karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasına imza attı.
Yeni anlaşmayla birlikte belirlenen süreler kapsamında diplomatik ve hususi pasaport taşıyan Türk ve Suudi vatandaşları, iki ülke arasında vizesiz seyahat edebilecek.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre anlaşma, Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı sonrasında resmiyet kazandı.
TÜRKİYE VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA VİZE MUAFİYETİ ANLAŞMASI İMZALANDI
Anlaşmaya, Hakan Fidan ile Faysal bin Ferhan imza attı. İki ülkenin dışişleri bakanları tarafından imzalanan mutabakat, diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli adım olarak değerlendiriliyor.
İmzalanan anlaşmanın resmi adı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Diplomatik ve Hususi Pasaport Hamillerinin Vize Yükümlülüğünden Karşılıklı Olarak Muaf Tutulmasına İlişkin Anlaşma” olarak açıklandı.
Yetkililer, anlaşmanın özellikle diplomatik temaslar, resmi ziyaretler ve devletler arası koordinasyon süreçlerini kolaylaştıracağını belirtiyor.
DİPLOMATİK VE HUSUSİ PASAPORT SAHİPLERİ İKİ ÜLKE ARASINDA VİZESİZ SEYAHAT EDEBİLECEK.
Son yıllarda Ankara ile Riyad arasında hızlanan diplomatik temasların, ekonomi, ticaret, savunma ve turizm başlıklarında iş birliğini artırdığına dikkat çekiliyor.
Uzmanlar, vize muafiyeti kararının iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinin yeni halkalarından biri olduğunu değerlendiriyor. Özellikle karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ve resmi temasların daha hızlı gerçekleştirilebilmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.
TÜRK-SUUDİ İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEMİN KAPILARINI AÇAN ANLAŞMA, DİPLOMATİK TEMASLARI HIZLANDIRACAK.
Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde bölgesel gelişmeler, ekonomik iş birlikleri ve stratejik ortaklık başlıklarının da ele alındığı belirtildi.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte diplomatik ve hususi pasaport sahiplerinin belirlenen süreler dahilinde daha kolay seyahat edebileceği kaydedildi.
Diplomatik çevreler, atılan adımın ilerleyen süreçte iki ülke arasındaki farklı alanlardaki iş birliklerine de olumlu yansımasının beklendiğini ifade ediyor.
