Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’mizin gücünü dünyaya gösterdik

Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde düzenlenen “Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye’min Gücüne Bak” temalı anma programı ve toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, devlet ile milletin sergilediği dayanışmanın dünyaya güçlü bir mesaj verdiğini vurguladı.

Osmaniye’de gerçekleştirilen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem sonrası yürütülen yeniden inşa sürecinin sadece bir imar hamlesi değil, aynı zamanda bir milli diriliş iradesi olduğunu ifade etti.

“ACILAR PAYLAŞILDI, YARALAR BİRLİKTE SARILDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına depremde hayatını kaybeden vatandaşları anarak başladı. 6 Şubat 2023’te yaşanan felaketin milletin hafızasında derin izler bıraktığını belirten Erdoğan, 53 bini aşkın can kaybının her zaman yüreklerde taşınacağını söyledi.

“Bu felaket karşısında milletimiz sabırla, metanetle ve kardeşlik ruhuyla kenetlendi.”
“Devletimiz tüm imkânlarını seferber ederek vatandaşını yalnız bırakmadı.”
“Türkiye, bu büyük imtihandan daha güçlü çıkarak dünyaya örnek oldu.”

TARİHİN EN BÜYÜK YENİDEN İNŞA SÜRECİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, depremlerden 11 ilde yaklaşık 14 milyon kişi doğrudan etkilendi. Afetin yol açtığı doğrudan ekonomik kayıp 104 milyar dolar, dolaylı maliyet ise 150 milyar dolara ulaştı. Bu tablo, Türkiye tarihindeki en ağır doğal afet bilançosu olarak kayıtlara geçti.

Devletin ilk andan itibaren sahaya indiğini belirten Erdoğan, 650 bin personelin arama-kurtarma, yardım ve iyileştirme çalışmalarında görev aldığını hatırlattı.

455 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM TAMAMLANDI

Afet sonrası yürütülen konut seferberliğinin rakamlarla da ortada olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar:

433 bin 667 konut

21 bin 690 iş yeri

olmak üzere toplam 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlandığını açıkladı. Hatay’da 455 bininci konutun anahtarlarının hak sahiplerine teslim edildiğini belirten Erdoğan, sürecin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini söyledi.

EĞİTİM, SAĞLIK VE SOSYAL ALTYAPI YENİDEN AYAĞA KALDIRILDI

Deprem bölgesinde eğitim altyapısının güçlendirilmesine öncelik verildiğini belirten Erdoğan, kullanılamaz hâle gelen dersliklerin yerine 14 bini aşkın yeni dersliğin inşa edildiğini, binlercesinin ise güçlendirildiğini ifade etti.

Sağlık alanında ise 123 milyar liralık yatırımla 36 yeni devlet hastanesinin tamamlandığını, toplamda 5 bin 864 yatak kapasitesinin hizmete alındığını kaydetti.

GÜVENLİK, ADALET VE ULAŞIMDA KESİNTİSİZ HİZMET

Depremden etkilenen illerde adalet ve güvenlik hizmetlerinin aksamaması için yeni yatırımlar yapıldığını söyleyen Erdoğan; adalet binaları, emniyet tesisleri ve ceza infaz kurumlarının hızla tamamlandığını belirtti.

Ulaşım alanında ise 80 milyar liralık yatırımla yeni yollar, bağlantı hatları ve altyapı projelerinin hayata geçirildiğini açıkladı.

OSMANİYE’YE ÖZEL YATIRIM VURGUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmaniye’de tamamlanan 12 bin 557 konut, köy evi ve iş yerinin açılışının yapıldığını, ayrıca Millet Bahçesi dâhil olmak üzere toplam 116 yatırımın hizmete alındığını söyledi. Bu yatırımların toplam bedelinin yaklaşık 75 milyar lira olduğunu ifade etti.

Ayrıca “Ev Sahibi Türkiye” sosyal konut projesi kapsamında Osmaniye’ye 2 bin 990 konut tahsis edildiği müjdesini paylaştı.

“BU BAŞARI MİLLETİN BAŞARISIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda deprem sürecinde emeği geçen tüm kurumlara ve vatandaşlara teşekkür ederek, birlik ve dayanışma ruhunun korunmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’nin geleceğini bu ruhla inşa etmeye devam edeceklerini söyledi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden satırbaşları…

“Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin değerli genel başkanları, kıymetli genç kardeşlerim, saygıdeğer hanımefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Kadirli’den Düziçi’ne, Hasanbeyli’den Toprakkale’ye, Sumbas’tan Bahçe’ye, Osmaniye’mizin dört bir yanındaki tüm kardeşlerime sizlerin vasıtasıyla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.

Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum.

Cebelibereket Sancağı’nın merkezinde, Kuvayımilliye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde, Çukurova’nın bu bereketli ikliminde sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Millet olarak yüreklerimize kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin birinci seneidevriyesinde sizlerle bir aradayız.

Konuşmamın hemen başında asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 537 vatandaşımızın her birine Cenab-ı Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum.

Sizleri şehitlerimiz için buyurun birer Fatiha okumaya davet ediyorum.

Rabbim deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimiz’in Liva-ül Hamd ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin.

Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin.

Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle rahmet-i rahmana kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız.

Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabr-ı cemil diliyorum.

Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun diyorum.

Sevgili Osmaniyeliler, sevgili kardeşlerim; burada şu gerçeği tüm kalbimle bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bakın bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemeyiz, zamanı durduramayız, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz.

Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez.

6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını, kimi kardeşini, kimi canından çok sevdiği evladını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi.

Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan, hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz.

Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye’yi görüyorum.

Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensuplarıyız. Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla. Yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz.

Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak bunlara sahip çıkacağız.

İşte bugün sizlere baktığımda hamdolsun tüm bunları başarabilmiş, en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş, el ele, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi görüyorum.

Ve hamdolsun sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye’mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik.”