Cevdet Yılmaz’dan enflasyon mesajı: Düşüş süreci devam edecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’da düzenlenen MÜSİAD iftar programında yaptığı kapsamlı değerlendirmede, ekonomi politikalarının ana ekseninin fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme olduğunu vurguladı. Küresel dalgalanmaların gölgesinde ilerleyen Türkiye ekonomisinin yeni dönemde daha dengeli ve öngörülebilir bir yapıya kavuşacağını belirten Yılmaz, enflasyondaki düşüş sürecinin devam edeceğini ifade etti.

ENFLASYONDA DÜŞÜŞ TRENDİ SÜRECEK

Yılmaz, son iki yılda uygulanan para ve maliye politikalarının sonuç vermeye başladığını söyledi. Küresel salgın sonrası dünya ekonomisinin sınırlı büyüme gösterdiğini, Türkiye’nin ise aynı dönemde daha güçlü bir performans ortaya koyduğunu dile getirdi.

Mayıs 2024’te zirve seviyelere ulaşan enflasyonun önemli ölçüde gerilediğini anımsatan Yılmaz, bu sürecin kalıcı bir dezenflasyon programı çerçevesinde yürütüldüğünü kaydetti.

“Önümüzdeki süreçte enflasyonda genel yön aşağı olmaya devam edecek.”

Aylık bazda geçici artışların görülebileceğini ancak ana eğilimin belirleyici olduğunu vurgulayan Yılmaz, finansal istikrarın güçlendirilmesinin temel öncelik olduğunu söyledi.

2026’DA FİNANSA ERİŞİM DAHA RAHAT OLACAK

Özel sektörün krediye erişim imkanlarına da değinen Yılmaz, 2026 yılının finansman koşulları bakımından daha olumlu bir tablo sunacağını ifade etti. Enflasyon ve faizlerdeki gerilemenin yatırım ortamını destekleyeceğini belirten Yılmaz, seçici kredi politikalarıyla üretim ve ihracat odaklı sektörlerin desteklenmeye devam edileceğini kaydetti.

“Makro istikrar güçlendikçe reel sektörün üzerindeki finansman baskısı da azalacak.”

Türkiye ekonomisinin nominal büyüklük açısından tarihi bir eşiğe yaklaştığını dile getiren Yılmaz, ülkenin küresel sıralamadaki yerini daha da sağlamlaştıracağını söyledi.

TÜRKİYE EKONOMİSİ TARİHİ EŞİĞE YAKLAŞIYOR

Ekonomik büyüklüğün ilk kez 1,5 trilyon doların üzerine çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, kişi başına gelirin de önemli bir seviyeye ulaşacağını dile getirdi. Türkiye’nin hem nominal dolar bazında hem de satın alma gücü paritesine göre küresel ligde üst sıralarda yer alacağını vurguladı.

“Türkiye, üretim gücü ve stratejik konumuyla küresel ekonomide daha güçlü bir aktör olmaya devam edecek.”

ARZ YÖNLÜ POLİTİKALARDA 5 STRATEJİK ALAN

Yılmaz, enflasyonla mücadelede yalnızca para politikası değil, üretim ve arz kapasitesini artıran yapısal adımların da devreye alındığını söyledi. Bu kapsamda beş öncelikli başlık öne çıktı:

GIDA ÜRETİMİ

Tarım yatırımlarının hızlandırıldığını belirten Yılmaz, özellikle sulama projelerine ayrılan kaynakların artırıldığını ifade etti. Gıda arzının güçlendirilmesinin fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu vurguladı.

KONUT ARZI

Konut piyasasında arz eksikliğinin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Yılmaz, sosyal konut projeleriyle dengeli ve erişilebilir bir model hedeflediklerini söyledi. Enerji verimliliği yüksek, deprem dayanımı güçlü konutların yaygınlaştırılacağını kaydetti.

ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI

Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandığını belirten Yılmaz, dışa bağımlılığı azaltacak projelerin cari dengeye katkı sağlayacağını ifade etti. Bürokratik süreçlerin kısaltılmasıyla yatırımların daha hızlı devreye alınacağını söyledi.

LOJİSTİK VE DEMİRYOLU

Sanayi üretimini limanlara ve pazarlara bağlayan demiryolu hatlarının yaygınlaştırılmasının öncelikli hedef olduğunu dile getirdi.

İNSAN KAYNAĞI

Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumun artırılacağını belirten Yılmaz, yeni nesil meslek alanlarına yönelik reform çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

“ASLOLAN KARARLILIKLA UYGULANAN PROGRAMDIR”

Ekonomi yönetiminin disiplinli ve koordineli bir şekilde yoluna devam ettiğini belirten Yılmaz, kısa vadeli dalgalanmaların programın ana hedefini değiştirmeyeceğini söyledi. Küresel risklerin etkisinin sınırlı kalacağını ifade eden Yılmaz, kamu, özel sektör ve sivil toplumun iş birliğiyle Türkiye’nin uzun vadeli hedeflerine ulaşacağını vurguladı.