Köşe Yazısı

İkinci el, birinci tercih

Mustafa Sinan DemirEKOTÜRK Dijital Yayınlar Program ŞefiKöşe YazarıYazarın diğer yazıları
İkinci el, birinci tercih

İkinci el ürün, hele ki kıyafet kullanımı bir zamanlar yoksullukla ilişkilendiriliyordu. Şimdilerde ise ekonomiye bambaşka bakan bir neslin ‘eşya’ ile kurduğu bağ olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yeni tüketim davranışını anlamak, “ikinci el pazarı” işte deyip geçeceğimiz kadar basit değil.

Ancak soru basit: İkinci el neden birinci tercih oldu?

Uzun yıllar boyunca tüketim kültürünün temel mesajı oldukça açıktı: yeni olan daha değerlidir. Yeni bir telefon, yeni bir otomobil, yeni bir çanta… Reklamlar ve endüstri bu anlayışı besledi. Tüketiciye yalnızca ürün değil, yenilik ve statü de sunuldu.

Bugün bu anlayışın karşısında duran, giderek büyüyen bir tüketici kitlesi, farklı bir davranış sergiliyor. İnsanlar bir ürünü satın alırken yalnızca fiyatını ve markasını değil, ne kadar süre kullanılabileceğini ve gerektiğinde yeniden satılıp satılamayacağını da hesaplıyor. Bazı tüketiciler ise ikinci eli, lüks ürünlere daha uygun fiyatlarla ulaşmak için tercih ediyor.

Motivasyonlar farklı olsa da daha erişilebilir fiyatlar, ikinci el pazarının büyümesindeki en önemli itici güçlerden biri. Ancak bu pazarı yalnızca ucuzlukla açıklamak da mümkün değil.

2030'da 393 milyar dolarlık pazar

ThredUp ve GlobalData'nın 2026 Resale Report başlıklı raporuna göre ikinci el giyim pazarının 2030 yılına kadar 393 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2026 için öngörülen yıllık büyüme ise yüzde 12. Giyim dışındaki kategoriler de hesaba katıldığında, ikinci el ekonomisinin kapsamı çok daha genişliyor.

Konu sadece ekonomi değil

İkinci el alışverişe yönelenleri yalnızca ekonomik zorunluluk veya çevre duyarlılığı üzerinden okumak da çok doğru olmaz. Bunun arkasında daha geniş bir düşünce değişimi: statü, sahiplik, özgünlük ve tüketim kavramlarının yeniden tanımlanması var.

Diğer Köşe Yazıları