Bakan Fatih Kacır: Jeopolitik risklere karşı sanayicinin rekabet gücünü koruyoruz
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin küresel belirsizliklerin arttığı “fırtınalı” bir dönemden geçtiğini belirterek, İran merkezli çatışmaların ekonomiye etkilerini sınırlamak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi.
YASED 45. Genel Kurulu’nda konuşan Kacır, özellikle ihracat pazarlarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurgulayarak, “Sanayicimizin rekabet gücünü korumak için çalışıyoruz. Made in EU düzenlemesinin sektörlerimiz üzerinde olumsuz etki oluşturmaması adına yoğun bir çalışma yürütüyoruz” dedi.
Kacır, Türkiye’nin üretim gücü, stratejik konumu ve teşvik mekanizmalarıyla uluslararası yatırımcılar için cazip bir merkez olmaya devam ettiğini belirtti. 115 ülke ile imzalanan yatırım koruma anlaşmaları sayesinde yatırımcılara güçlü bir hukuki zemin sunduklarını ifade etti.
Küresel ekonomide korumacılığın arttığına dikkat çeken Kacır, jeopolitik krizler ve tedarik zinciri kırılganlıklarının üretim haritasını yeniden şekillendirdiğini söyledi. Türkiye’nin bu süreçte üretim ve teknoloji kapasitesini önemli ölçüde geliştirdiğini vurgulayan Kacır, birçok sektörde Avrupa’da lider veya önde gelen üreticiler arasında yer alındığını dile getirdi.
Son 23 yılda Türkiye’nin ihracatının 36 milyar dolardan 273 milyar dolara, milli gelirinin ise 239 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara yükseldiğini belirten Kacır, uluslararası doğrudan yatırımlarda da önemli bir artış yaşandığını kaydetti. Bu dönemde yaklaşık 290 milyar dolarlık yatırım çekildiğini ve Türkiye’nin küresel yatırımlardan aldığı payın yüzde 1’in üzerine çıktığını söyledi.
Yeni teşvik programlarıyla yüksek teknoloji yatırımlarını hızlandırdıklarını ifade eden Kacır, HIT-30 programı kapsamında mobilite, güneş enerjisi ve sağlık teknolojileri alanlarında önemli adımlar atıldığını, veri merkezi, yapay zekâ ve kuantum altyapısı gibi alanlarda da yeni çağrıların başlatıldığını açıkladı.
Sanayide dijital ve yeşil dönüşümün öncelikli başlıklar arasında yer aldığını vurgulayan Kacır, Dünya Bankası iş birliğiyle yürütülen projeler kapsamında 1 milyar doların üzerinde finansmanın sanayicilere sunulduğunu belirtti.
Türkiye’nin Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde geniş bir pazara erişim imkânı sunduğunu ifade eden Kacır, ülkenin üç kıtanın kesişim noktasındaki konumunun üretim ve lojistik açısından önemli avantaj sağladığını dile getirdi.
Kacır, yatırım ortamının iyileştirilmesi için kamu ve özel sektör iş birliğinin sürdüğünü belirterek, “Türkiye Yüzyılı’nı yatırım yüzyılına dönüştürmek için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi.
