Wall Street rekor kırıyor ama riskler artıyor: Uzmanlar hangi noktaya dikkat çekti?
ABD borsalarında son haftalarda görülen sert yükseliş yatırımcıların dikkatini çekerken, piyasadaki bu güçlü hareketin ne kadar sağlıklı olduğu tartışma konusu haline geldi. Özellikle S&P 500 ve Nasdaq endekslerinin tarihi seviyelere yaklaşması, ilk bakışta güçlü bir görünüm sunsa da uzmanlar yükselişin arka planında kırılgan işaretler bulunduğunu belirtiyor.
Nisan ayında yaklaşık yüzde 9 değer kazanan S&P 500 endeksi, geçtiğimiz hafta tarihinde ilk kez 7.000 puanın üzerine çıkarak önemli bir eşiği aştı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 ise 2013 yılından bu yana en uzun yükseliş serisini yakalayarak 13 işlem günü boyunca art arda prim yaptı.
ANCAK UZMANLARA GÖRE REKORLAR, PİYASANIN GERÇEK GÜCÜNÜ TAM OLARAK YANSITMIYOR.
YÜKSELİŞ DAR BİR HİSSE GRUBUNA DAYANIYOR
Wall Street stratejistlerinin dikkat çektiği ilk unsur, yükselişin çok sınırlı sayıda şirket hissesi tarafından taşınması oldu. S&P 500 endeksi rekor seviyeye ulaşırken, endeksteki şirketlerin yalnızca yaklaşık yarısının 50 günlük hareketli ortalamasının üzerinde işlem görmesi piyasadaki dengesiz tabloyu ortaya koydu.
Bu durum, yükselişin genele yayılmadığını ve yatırımcı ilgisinin belirli sektörlerde toplandığını gösteriyor. Özellikle yapay zeka ve büyük teknoloji şirketleri ön planda kalırken, birçok sektör aynı performansı sergileyemedi.
PİYASADAKİ RALLİYİ GENİŞ BİR TABAN DEĞİL, SINIRLI SAYIDA DEV ŞİRKET SIRTLIYOR.
DOW JONES HALA ZİRVEYE ULAŞAMADI
Pazartesi günü S&P 500 yüzde 0,2 gerilerken, eşit ağırlıklı S&P 500 endeksi yüzde 0,3 yükseldi. Buna rağmen bu endeks hala Şubat ayında gördüğü zirvenin yüzde 0,4 altında bulunuyor.
Sanayi devlerini temsil eden Dow Jones endeksi ise tarihi zirvesinin yaklaşık yüzde 1,5 gerisinde işlem görüyor. Bu tablo, piyasanın tamamında aynı coşkunun yaşanmadığını ortaya koyuyor.
İŞLEM HACMİ DÜŞÜK KALDI
Bloomberg verilerine göre Nisan ayında S&P 500’de gerçekleşen işlem hacmi, son altı aylık ortalamanın yüzde 11 altında kaldı. Mart ayında ise hacim ortalamanın yüzde 9,6 üzerinde gerçekleşmişti.
Düşük işlem hacmi, yatırımcıların yükselişe tam olarak ikna olmadığını ve piyasaya temkinli yaklaştığını gösteren önemli sinyaller arasında değerlendiriliyor.
HACMİN ZAYIF KALMASI, RALLİNİN GÜCÜNE DAİR SORU İŞARETLERİNİ ARTIRIYOR.
YATIRIMCI GÜVENİ BEKLENEN ÖLÇÜDE TOPARLANMADI
Barclays tarafından hazırlanan yatırımcı güven endeksi, S&P 500 tarihi seviyelere çıkmasına rağmen gerileme gösterdi. Banka uzmanları, hızlı yükseliş dönemlerinde güven endeksinin düşmesinin son 20 yılda yalnızca birkaç kez görüldüğünü belirtti.
Analistlere göre yatırımcıların önemli bölümü piyasaya yeniden girmiş olsa da halen tam anlamıyla risk alma iştahı oluşmuş değil. Özellikle kurumsal yatırımcıların temkinli pozisyonlarını koruduğu ifade ediliyor.
GÖZLER HÜRMÜZ BOĞAZI VE PETROL FİYATLARINDA
Küresel yatırımcıların takip ettiği en kritik başlıklardan biri Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler olmaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı’ndan petrol sevkiyatının sorunsuz devam edip etmeyeceği, enerji fiyatları ve küresel enflasyon açısından belirleyici görülüyor.
Petrol fiyatlarında olası yeni yükselişlerin tüketici harcamaları ve şirket kârları üzerinde baskı yaratabileceği değerlendiriliyor.
BÜYÜK TEKNOLOJİ BİLANÇOLARI BELİRLEYİCİ OLACAK
Nisan rallisinin lokomotifi olan teknoloji devlerinin bilanço sezonuna henüz tam olarak girmemesi de dikkat çekiyor. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak finansal sonuçların, mevcut yükselişin devam edip etmeyeceği konusunda kritik rol oynaması bekleniyor.
Beklentilerin üzerinde gelecek kâr rakamları yeni rekorların önünü açabilirken, zayıf bilançolar sert düzeltmeleri beraberinde getirebilir.
WALL STREET’TEN YIL SONU TAHMİNLERİ
Bloomberg tarafından izlenen stratejistlerin ortalama beklentisine göre S&P 500 endeksi yıl sonunda 7.400 seviyesine ulaşabilir. Bu rakam mevcut seviyelere göre yaklaşık yüzde 5 ek yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
Citigroup ise yapay zekâ yatırımlarının desteğiyle hedefini 7.700 puan olarak korudu. Bu senaryo gerçekleşirse piyasada yaklaşık yüzde 8’lik yeni prim alanı oluşabilir.
Buna karşın uzmanlar, İran kaynaklı jeopolitik riskler, enerji fiyatları ve ekonomik büyümedeki olası yavaşlamanın piyasalar için halen ciddi tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
