ECB’den Trump uyarısı: Fed baskısı dolardan kaçışı hızlandırdı
Avrupa Merkez Bankası (European Central Bank) Yönetim Konseyi Üyesi Joachim Nagel, ABD Başkanı Donald Trump’ın Federal Reserve’e yönelik sert çıkışlarının beklenmedik sonuçlar doğurduğunu söyledi. Nagel’e göre, Fed üzerindeki siyasi baskı girişimleri yatırımcı güvenini zayıflatırken, güvenli liman varlıklarına yönelişi hızlandırdı.
ABD VARLIKLARINDAN ÇIKIŞ SİNYALİ
Nagel, eski ECB ve Bundesbank başekonomisti Otmar Issing’in 90. yaş günü kapsamında düzenlenen etkinlikte konuştu. Bundesbank araştırmalarına atıf yapan Nagel, 2025 başından bu yana Trump’ın Fed üzerindeki baskılarının piyasada dikkat çekici fiyatlamalara yol açtığını belirtti.
Araştırmaya göre Trump’ın Fed’e yüklenmesi enflasyon beklentilerini artırmadı; buna karşılık ABD tahvil faizleri geriledi, borsalarda satış görüldü, altın yükseldi ve dolar değer kaybetti.
Bu tablo, yatırımcıların klasik para politikası gevşemesi beklentisinden çok daha derin riskleri fiyatladığını ortaya koydu.
YATIRIMCILAR GÜVENLİ LİMANA KOŞTU
Nagel, sürecin iki aşamalı bir güvenli liman hareketi yarattığını vurguladı. İlk aşamada yatırımcıların hisse senetlerinden çıkıp ABD tahvillerine yöneldiğini belirten ECB yetkilisi, ikinci aşamada ise doların zayıflaması ve altındaki yükselişle birlikte küresel fonların ABD dışındaki varlıklara kaydığını ifade etti.
Nagel, “Yatırımcılar yalnızca faiz indirimi beklemiyor; ABD kurumlarının bağımsızlığı konusunda endişe duyuyor” mesajı verdi.
Piyasalarda özellikle merkez bankası bağımsızlığının sorgulanmasının uzun vadeli fiyatlamaları bozabileceği değerlendiriliyor.
POWELL TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Trump’ın son aylarda özellikle Fed Başkanı Jerome Powell’ı hedef alan açıklamaları küresel piyasaların yakın takibinde bulunuyor. Faizlerin hızlı şekilde düşürülmesini isteyen Trump, para politikasına doğrudan müdahale ettiği yönündeki eleştirilerle karşı karşıya kaldı.
Powell’ın yerine aday gösterilen Kevin Warsh ise bu hafta verdiği ifadede kurum bağımsızlığına bağlı kalacağını söyledi. Ancak faiz politikası konusunda net mesaj vermemesi dikkat çekti.
Nagel son olarak, “Merkez bankası bağımsızlığına yönelik saldırılar ters teper” diyerek siyasi müdahalenin piyasaya maliyetinin ağır olabileceğini savundu.
