Merkez bankalarına kritik uyarı: Resesyon riski büyüyor
Küresel ekonomide artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, para politikası tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Uzmanlara göre merkez bankalarının bu sürece vereceği tepki, dünya ekonomisinin yönünü belirleyebilecek kritik bir eşikte bulunuyor.
MERKEZ BANKALARINA “POLİTİKA HATASI” UYARISI
GAM Investments Baş Çoklu Varlık Yatırım Stratejisti Julian Howard, enerji fiyatlarını kontrol altına almak için faiz artırımlarına başvurulmasının küresel resesyon riskini artırabileceğini söyledi. Howard, CNBC’ye yaptığı değerlendirmede, mevcut enerji krizinin talep değil arz kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, bu tür bir şoka para politikasıyla müdahale etmenin sınırlı etkisi olacağını belirtti.
Howard’a göre, enerji fiyatlarındaki yükselişi frenlemek için gerekli olacak faiz seviyeleri ekonomik aktiviteyi ciddi biçimde baskılayabilir. Bu durumun tüketim ve yatırım üzerinde sert bir daralma yaratabileceği ifade ediliyor.
“ENERJİ KRİZİ FAİZLE ÇÖZÜLEMEZ”
Howard, enerji fiyatlarını düşürmek için faiz oranlarının aşırı seviyelere çıkarılması gerektiğini ve bunun doğrudan ekonomik daralmayı tetikleyeceğini vurguladı. “İnsanları yakıt tüketmekten ya da seyahat etmekten vazgeçirecek faiz oranları son derece yüksek olurdu ve bu da resesyona yol açardı” değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca merkez bankalarının arz yönlü sorunlara müdahale kapasitesinin sınırlı olduğuna işaret eden Howard, “Merkez bankaları petrol üretemez” diyerek para politikası araçlarının sınırlarına dikkat çekti. Bu açıklama, para otoritelerinin yanlış politika tercihi yapma riskine karşı güçlü bir uyarı olarak yorumlandı.
İKİNCİL ENFLASYON ETKİLERİNE KARŞI SINIRLI ETKİ
Faiz artışlarının ücret talepleri gibi ikincil enflasyon baskılarını kontrol etmede kısmen etkili olabileceğini belirten Howard, ancak enerji maliyetlerini doğrudan baskılamada yetersiz kalacağını ifade etti.
Enerji fiyatlarındaki artışın tüketici davranışlarını da değiştirdiğine dikkat çeken Howard, özellikle Ukrayna savaşı sonrası hanehalklarının bütçelerinde enerji harcamalarına daha fazla pay ayırdığını, bunun da diğer tüketim kalemlerinde daralmaya yol açtığını dile getirdi. Bu gelişmenin, hizmet enflasyonunun daha sınırlı kalmasına katkı sağladığına vurgu yaptı.
STAGFLASYON RİSKİ MASADA
Macquarie Capital Küresel Masa Stratejisi Başkanı Viktor Shvets ise daha temkinli bir tablo çizdi. Shvets, ABD’de enflasyonun yüzde 4 seviyesine kadar yükselebileceğini ve ekonominin “hafif stagflasyon” sürecine girebileceğini öngördü.
Yılın ilerleyen dönemlerinde ve 2027’ye uzanan süreçte parasal sıkılaşmanın devam edebileceğini belirten Shvets, merkez bankalarının enflasyonla mücadelede sıkı duruşunu koruyabileceğini ifade etti.
