JPMorgan ve dev bankalardan Fed’e sermaye baskısı

Wall Street’in dev bankaları, ABD’de yaklaşan seçim süreci öncesinde sermaye kurallarının gevşetilmesi için yeniden Washington’a baskı yapmaya hazırlanıyor. JPMorgan Chase, Wells Fargo, Citigroup ve Bank of America başta olmak üzere sektörün en büyük oyuncuları, özellikle kredi kartı limitleri ve küresel sistemik öneme sahip bankalara yönelik sermaye yükümlülüklerinin azaltılmasını talep ediyor. Sektöre yakın kaynaklara göre bankalar, mevcut düzenlemelerin kredi büyümesini baskıladığını ve ekonomide finansmana erişimi zorlaştırdığını savunuyor.

SERMAYE KURALLARI İÇİN YENİ LOBİ HAMLESİ

ABD Merkez Bankası (Fed), mart ayında büyük bankaların olası zararlar için ayırması gereken sermayeyi yaklaşık yüzde 4,8 azaltabilecek yeni bir düzenleme taslağı yayımlamıştı. Düzenleyiciler, mevcut çerçevenin ekonomik faaliyet üzerinde gereğinden fazla yük oluşturduğunu belirtirken, Wall Street cephesi bu adımı önemli ancak yetersiz bir geri çekilme olarak değerlendiriyor.

2023 yılında gündeme gelen ilk Basel planında büyük bankaların sermaye gereksinimlerinin yaklaşık yüzde 20 artırılması öngörülüyordu. Yeni taslak ise bu artışı ciddi ölçüde yumuşatmış durumda. Buna rağmen sektör temsilcileri, yükümlülüklerin bankalar arasında eşit dağılmadığını ve bazı dev kurumların rakiplerine kıyasla dezavantajlı hale geldiğini dile getiriyor.

JPMORGAN: RAKİPLERİN SERMAYESİ DÜŞERKEN BİZİM ARTABİLİR

ABD’nin en büyük bankası JPMorgan Chase, son yatırımcı toplantısında dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Banka yönetimi, yeni düzenleme taslağı kapsamında rakip bankaların sermaye yükümlülükleri düşerken kendi gereksinimlerinin artabileceğini açıkladı. Bu durumun sektörde rekabet dengesini bozabileceği ifade edildi.

Fed’in düzenleme taslağı için geri bildirim süreci gelecek ay sona erecek. Bu tarihe kadar büyük bankalar ve sektör birlikleri, nihai düzenlemede değişiklik yapılması amacıyla kapsamlı taleplerini Washington yönetimine sunmaya hazırlanıyor.

EN BÜYÜK TARTIŞMA KREDİ KARTI LİMİTLERİ ÜZERİNDE

Bankaların en fazla itiraz ettiği başlıklardan biri ise “koşulsuz iptal edilebilir taahhütler” olarak adlandırılan kullanılmayan kredi limitleri oldu. Düzenleme kapsamında bankaların, müşterilerin henüz kullanmadığı kredi kartı limitlerinin yüzde 10’u kadar ek sermaye ayırması gerekebilecek.

Mevcut sistemde bankalar bu limitleri istedikleri anda iptal edebildiği için herhangi bir sermaye yükümlülüğü oluşmuyor. Ancak düzenleyiciler, ekonomik stres dönemlerinde müşteri ilişkilerini koruma kaygısıyla bankaların bu limitleri pratikte iptal etmekten kaçınabileceğini savunuyor.

BANKALAR KREDİ LİMİTLERİNİ DARALTABİLİR

Sektör temsilcileri, yeni yükümlülüklerin yürürlüğe girmesi halinde bankaların kullanılmayan kredi limitlerini düşürmeye başlayabileceğini belirtiyor. Özellikle yüksek limitli kredi kartlarında daralma yaşanabileceği ve bazı kullanılmayan limitlerin tamamen kapatılabileceği ifade ediliyor.

Mayer Brown ortağı Matthew Bisanz, bankaların doğal refleksinin kredi limitlerini müşterilerin gerçek kullanım seviyesine çekmek olacağını söyledi. Bisanz, sistemde atıl durumda bulunan kullanılmamış kredi hacminin “son derece büyük” seviyelerde bulunduğunu vurguladı.

Öte yandan bölgesel ve küçük ölçekli bankaların, önerilen daha sade sermaye rejimine tabi olmaları nedeniyle söz konusu düzenlemeden büyük ölçüde etkilenmeyecekleri belirtiliyor. Wall Street devleri ise seçim öncesi dönemde düzenlemelerin daha fazla gevşetilmesi için baskıyı artırmayı hedefliyor.