Hürmüz’de kriz sürüyor: Körfez’de 20 bin denizci mahsur kaldı
ABD ile İran arasında diplomatik temasların yeniden hız kazanmasına ve ateşkes sürecine ilişkin olumlu mesajlara rağmen, küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nda kriz etkisi devam ediyor. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Basra Körfezi ve çevresinde yaklaşık bin 500 ticari geminin hareket edemediğini, gemilerde görev yapan yaklaşık 20 bin denizcinin ise haftalardır bölgede mahsur kaldığını açıkladı.
Uluslararası deniz taşımacılığında yaşanan bu sıkışıklık, enerji piyasalarının yanı sıra küresel tedarik zincirlerinde de yeni risklerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatlarının önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, navlun maliyetlerinden sigorta ücretlerine kadar birçok kalemde baskıyı artırıyor.
IMO: 20 BİN DENİZCİ BELİRSİZLİĞİN ORTASINDA KALDI
Panama’da düzenlenen uluslararası denizcilik etkinliğinde konuşan IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, bölgede görev yapan mürettebatın ciddi insani sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Dominguez, denizcilerin siyasi ve askeri gerilimlerin tarafı olmadığını belirterek, “Bu insanlar yalnızca görevlerini yapan siviller. Kontrolleri dışında gelişen olaylar nedeniyle haftalardır gemilerde beklemek zorunda kalıyorlar” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık bin 500 geminin geçiş yapamaması, küresel enerji taşımacılığında yeni bir darboğaz endişesini gündeme taşıdı.
Sektör kaynakları, bazı tankerlerde yiyecek ve içme suyu stoklarının kritik seviyelere gerilediğini belirtirken, mürettebatın planlanan görev sürelerini aşan koşullarda çalışmasının psikolojik baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. Özellikle uzun süredir limana yanaşamayan gemilerde erzak kullanımına sınırlama getirildiği belirtiliyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ENERJİ İÇİN KRİTİK NOKTA
İran’ın, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırılarına karşılık olarak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri durdurmasının ardından, dünya enerji piyasalarında sert dalgalanmalar yaşanmıştı. Küresel petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik boğazdaki aksama, enerji arz güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Savaş öncesinde yoğun tanker trafiğinin yaşandığı bölgede, son aylarda geçişlerin son derece sınırlı kaldığı görülüyor. Denizcilik veri şirketi Kpler’in verilerine göre, son iki haftada Hürmüz’den yalnızca beş LNG gemisi geçiş yaptı. Bu rakam, 1 Mart ile 21 Nisan arasında kaydedilen tek geçişe göre artış gösterse de, kriz öncesi seviyelerin hâlâ oldukça uzağında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla Brent petrol fiyatı kısa sürede 120 dolara kadar yükselmişti.
Enerji piyasalarında yaşanan sert yükseliş, başta Avrupa ve Asya olmak üzere enerji ithalatçısı ülkelerde maliyet baskısını artırırken, küresel enflasyon görünümünü de olumsuz etkiledi.
TRUMP’IN OPERASYON ÇIKIŞI PİYASALARI HAREKETLENDİRDİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın boğazın yeniden açılması için askeri operasyon seçeneğini gündeme getirmesi, bölgede tansiyonu daha da yükseltmişti. Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada yeni bir operasyon hazırlığı sinyali verirken, bir gün sonra daha temkinli mesajlar verdi.
Tahran yönetimi ise olası bir askeri müdahaleyi ateşkesin ihlali olarak değerlendireceklerini açıkladı. İran’dan gelen sert mesajlar sonrası piyasalarda yeniden güvenli liman hareketleri hız kazanırken, petrol fiyatlarında oynaklık dikkat çekti.
Son 48 saatte Washington yönetiminden gelen “müzakerelerde ilerleme kaydedildiği” yönündeki açıklamalar ise piyasalardaki tansiyonu kısmen düşürdü. Brent petrolün varil fiyatı, kriz döneminde gördüğü 120 dolar seviyesinden bugün 98 dolar bandına kadar geriledi.
Ancak uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda tam normalleşme sağlanmadan enerji piyasalarındaki risklerin sona ermeyeceği görüşünde birleşiyor.
