TCMB’nin petrol revizyonuna Fatih Birol yorumu: Hürmüz kapalı kaldıkça enflasyon artacak

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, İran savaşı sonrası küresel enerji piyasalarında oluşan sert dalgalanmanın enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın petrol fiyatı beklentisini 60 dolardan 89 dolara yükseltmesini değerlendiren Birol, enerji maliyetlerindeki yükselişin yalnızca akaryakıtla sınırlı kalmayacağını, gıda ve üretim maliyetlerini de doğrudan etkileyeceğini ifade etti.

CNBC-e’ye yaptığı değerlendirmede konuşan Birol, savaş öncesine göre petrol fiyatlarının yaklaşık iki katına çıktığını belirterek küresel ekonomide yeni bir maliyet baskısı dönemine girildiğini kaydetti. Petrol fiyatlarının kısa süre içinde 110 dolar seviyesine yaklaşmasının piyasalar açısından önemli bir kırılma yarattığını söyleyen Birol, enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon riskinin daha belirgin hale geldiğini dile getirdi.

“PETROLDEKİ YÜKSELİŞ TÜM DÜNYADA ENFLASYONU TETİKLİYOR”

Küresel enerji piyasasında yaşanan gelişmelerin merkez bankalarının enflasyon tahminlerini hızla yukarı çekmesine neden olduğunu belirten Birol, enerji fiyatlarındaki yükselişin ulaştırmadan sanayiye kadar birçok sektörü etkilediğini söyledi. Özellikle petrol ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın tüketici fiyatlarına gecikmeli olarak yansıdığını ifade eden Birol, önümüzdeki dönemde enerji kaynaklı maliyet baskısının sürebileceği uyarısında bulundu.

“HÜRMÜZ BOĞAZI KAPALI KALDIKÇA ENERJİ VE GIDA FİYATLARINDAKİ BASKI ARTACAK”

Dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki krizin küresel piyasaları doğrudan etkilediğini vurgulayan Birol, boğazın kapalı kalmasının yalnızca petrol arzını değil, tarım ve lojistik zincirlerini de baskı altına aldığını söyledi. Gübre fiyatlarında yaşanan yükselişin ilerleyen süreçte tarım maliyetlerini artırabileceğine dikkat çeken Birol, bunun da küresel gıda fiyatlarında yeni zam dalgalarını beraberinde getirebileceğini ifade etti.

Enerji piyasalarında yaşanan mevcut tablonun 1970’li yıllardaki petrol krizlerini hatırlattığını belirten Birol, o dönemde birçok ülkede üç haneli enflasyon rakamlarının görüldüğünü anımsattı. Küresel ekonominin benzer bir riskle karşı karşıya kalmaması için enerji koridorlarının yeniden işler hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Birol, diplomatik çözüm çağrısında bulundu.

“DÜNYANIN PETROL VE DOĞAL GAZ ARZININ ŞAH DAMARI KESİLDİ”

Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji ticaretindeki kritik rolüne dikkat çeken Birol, bölgedeki gerilimin dünya enerji güvenliği açısından tarihi bir kırılma yarattığını söyledi. ABD, Kanada, Norveç ve Nijerya gibi alternatif üretici ülkelerin devreye girmesinin kısa vadede piyasaları rahatlatabileceğini belirten Birol, ancak bunun kalıcı çözüm olmayacağını ifade etti.

Küresel enerji piyasasında artık eski dengelerin bozulduğunu söyleyen Birol, savaş sonrası dönemde arz güvenliğinin ülkeler açısından daha stratejik bir başlık haline geleceğini kaydetti. Enerji piyasasında yaşanan kırılmanın kolay kolay onarılamayacağını belirten Birol, kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gerektiğini vurguladı.

“ENERJİ PİYASASINDA VAZO KIRILDI, ESKİ DENGEYE DÖNÜŞ KOLAY OLMAYACAK”

Uzmanlar, petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin yalnızca enerji sektörünü değil; ulaştırma, üretim, sanayi ve tarım başta olmak üzere geniş bir ekonomik alanı etkileyebileceğini değerlendiriyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yüksek enerji maliyetlerinin enflasyonla mücadeleyi daha zor hale getirebileceği belirtiliyor.